Geride bıraktığımız son 3-4 haftadır bende bu eziyeti yaşayanlar arasına katıldım. Mesela geçen hafta sonu Kırıkkale'den arabaya binip hareket ettikten tam 2 saat 50 dakika sonra Ankara'ya ulaşabildim. Şayet otobüsle gitmeye kalksam acaba kaç saat sonra ulaşabilirdim bilmiyorum. Irmak kasabası mevkiinde yolun tek şeride düşmesi ve araçlardan oluşan kilometrelerce kuyruğun insana verdiği gerilimi tarif etmek mümkün değil fakat işin daha acı tarafı ise o bölgede en ufak bir polis ya da jandarma ekibinin bu düzensizliğe karşı çözümleyici bir rol üslenmemesidir.
Millet araçlarla birbirinin tepesine çıkarken oradaki o karmaşa ve keşmekeşi önleyecek bir kuvvet neden bulunmuyor? Çok mu zordur o düzensizliği koordine edecek bir trafik ekibini oraya yerleştirmek? Kırıkkale Emniyet müdürü tam bir rezalete dönüşen bu trafiğe el koymalı ve hem Kırıkkale'liyi hemde o yoldan gelip geçen yüzbinlerce insanı ferahlatmalıdır.
Kilometrelerce uzunluğa erişen ve yaz sıcağında sinir katsayılarının inanılmaz arttığı bu düzensizliğe kısa zamanda çare bulunmalı.Yoksa önümüzdeki seneye biteceği bile meçhul görünen bu çalışmalar sırasında seyahat eden tüm vatandaşlar tam bir eziyete, işkenceye mahkum edilmiş olacaklardır.Zaten Kırıkkale otobüslerinin Ankara merkeze girmeden çevre yoluna saparak 1 saatlik yolun 2 saate çıkması herkesin canına tak etmişken , yetkililer bir zulmü daha millete reva görmesinler.
SİNİR KRİZİ
Kriz: (sözlük anlamı) “Bunalım, buhran. Bir toplumun, bir kuruluşun veya bir kimsenin yaşaminda görülen güç dönem”
Kelime manası sözlükte böyle aktarılıyor. Doğru, ülkemizin gündemine bakıldığında güç bir dönemde olduğu kesin ama “krizler” biraz maksadını aşmış durumda. Hemen hemen hergün Türkiye yeni bir krizle güne başlıyor. Eskiden insanları korkutan adı bile telafuz edilince ürken toplum ziyadesiyle bu sözcüğe alıştı artık.
Artık heryerde kriz...Eğitimde kriz, siyasette kriz, hukukta kriz, yargıda kriz, ekonomide kriz, anayasada kriz, fındıkta kriz, çarşıda kriz, pazarda kriz, kriz kriz kriz...Lütfen bakın çevrenize sizde onlarca hatta yüzlerce kriz görebilirsiniz. İşinizde kriz, evinizde kriz, sokağınızda kriz, çocuklarınızla kriz, komşularınızla kriz...
Allah muhafaza bu kadar çok kriz insana kalp krizi geçirtir. Ancak işin en acı noktası, kriz diye diye bu milletin keriz yerine koyulmasıdır. Kriz sözcüğü ile milleti oyalayanlar, panik yaratanlar, sanki ortada olay varmış gibi davrananlar...Milleti endişeye sevk etmek yerine son günlerin moda deyimiyle “krizi fırsata çevirinde” şu millet biraz nefes alsın.
Eğer bu halk bir sinir krizi geçirirse...