Konuyla ilgili kendimce bir araştırma yaptım. Araştırmam esnasında şu anki Keskin ilçe başkanını daha önceden MHP camiasına karşı çalıştığı, başka partili olduğu ama şu anda Milliyetçi Hareket Partisi’nde ilçe başkanı olarak görev yaptığı söylendi. Bu arkadaşın göreve atanmasından sonraki ilk icraatı parti binasının yerini değiştirmek olmuş. Ve gerekçe olarak da bina sahibinin yani Keskin eski belediye başkanı Bülent Şükrü Altınışık’ın Koray Aydıncı olduğunu ileri sürmüş. Bunun akabinde de Keskin delegelerini değiştirmiş. Şu anki delegelerden 24 tanesi Keskinli partililerden oluşurken geriye kalan kısmın Köprüköy ve Çelebili oldukları söyleniyor.
Şimdi bu konuları biraz irdeleyelim.
Sayın başkan, Koray’cı diye boşalttığı parti binasını kendisine depo olarak kullanmış. Yani bu demek oluyor ki parti binasına Koray’cı ama kendi şahsına kullandığı zaman ne’ci olursa olsun fark etmiyor. Ayrıca aynı sebeple boşaltılan parti binası seçim zamanında seçim bürosu olarak pekâla kullanılabiliyor. Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu.
Gelelim delege meselesine. Şunu biliyorum ki Keskin’de birçok ülkücü, MHP camiasına hizmet etmiş dava adamı var. Keskin kongreleri, komple muhtarların katılımıyla davullu zurnalı bir şenlik havasında geçerken şu anda pasif, kendi arasında bir dernek seçimi edasıyla yapılmıştır. Bunun da sorumlusu şu anki yönetimdir. Keskin kendi içerisinde 50-60 tane delegeyi dahi yazamayacak duruma geldiyse gerçekten çok acı. Kendi ilçelerini yönetemeyen zihniyetin ilde ve diğer ilçelerde nasıl başarısı sağlamasını beklersiniz ki?
Keskin’de bu zihniyetin devam etmesi durumunda geçtiğimiz seçimde alınan 500 oy da yok olacağa benziyor. Bunun için acil bir önlem alınması gerekiyor. İnşallah birilerine bahaneler uyduran, sorumluluğu başkalarının üzerine atan sayın vekil de silkinip kendine gelir. Hoş Kırıkkale’yle çok ilgisi yok ama…