Çevre ile ilgili kurlar var mı?
Varsa ne işe yarar, görevleri nedir?
Kayseri yoluna paralel inen dereye bir bakın.
Onlarca vilayetin insanının geçtiği ve rezaleti beklide –iğrenerek seyrettiği- yol boyuna bir bakın.
Ve vicdanına sorarak karar verin; bu memlekette Çevre ile ilgili kurum veya herhangi bir şey var mı?
Bana içinizden diyen vardır belki.
Kardeşim, hiç valilik binasına girmedin mi?
Girdiysen kör müsün orada yazılı levhaları…
Ben de ne deyim?
Tamam levhayı gördüm de, acaba onlar, orada görevliler asıl işleri olan çevre temizliği ile ilgili ne yaparlar?
Veya yıllardır hiç geçmediler mi Kayseri girişinden mezarlığa doğru?
Mesele şu efendiler.
Kızılırmak Lisesi’nin, Terminalin ve Bulutlar Sitesinde bulunan üç dev bloğun –affedersiniz- boku püsürü açıktan dereye aşağı akıp gidiyor.
Ne Yahşihan, ne de Kırıkkale Belediyeleri bir tek levha çakıp “buraya çöp dökülmez” diye yazarak onca pisliğin oralara yığılmasına tedbir almadılar, hatta kendi araçları bile oralara çöp dökerler.
Vebali boyunlarına olsun, İstanbul’da ki partidaşları gibi bir şeyler mi var? Diye akıllardan geçiyor.
Aksın, döksün..
Tamam da, o civarda onlarca ev var.
Onlarca evde yüzlerce insan var.
O binalara ruhsat verilirken onlardan kanal katışlım payı alan belediye neden kanal sistemini kurmuyor ve bize pislik koklatıyor.
Çevre Müdürlükleri, neden kör bakıyorlar?
Onlar ne için maaş alıyorlar?
Ben şahsen her gün oradan geçerken rahatsız oluyor ve açık söyleyim, burada yazamayacağım ağır sözleri sarf ediyorum.
Haklıyım gardaşım.
Dört kişi işini yapmayacak ben onun sıkıntısını çekeceğim, olmaz öyle şey.
Bu Sağlık Müdürlüğüne, belediyeler ve çevre örgütlerine…
Onların başı olan sayın valimizin dikkatine…
Acilen tedbir alınmak üzere yazılmış bir açık dilekçedir.
Bakın…
Bok koklayarak yaşamayı bana layık görenlere…
Bedeli ne olursa olsun o kadar pis kelimeler kullanmayı kendime hak görüyorum.
Ayıp…
Utanın, kör değilsiniz…
Kör de olsanız burnunuzda kırık değil ya…