Bir facia haline getirilen belediye personelinin durumuna kör bakan iktidara bu gün bir tepki vardı.
Artık bağırıp çağırmaktan, yılan Hizmet-İş Sendikasına bağlı belediye işçileri açlık grevine başladılar.
Sendika başkanı Adem Cevizoğlu kısa, ama iç dünyalarındaki ızdırabın sızılarını ifade eden beyanları ile çileli arkadaşlarına seslenirken yüzündeki ifadeleri okumak mümkündü.
Seçildiği andan itibaren yönetimin ezip mağdur ettiği arkadaşlarının haklarının kaybına mahcupvari bir yaklaşımla mücadelesini özetledi.
Yani son çare bu, der gibiydi.
Bir gazeteci soruyor…
“belediye yönetimiyle görüştünüz mü?”
Görüşme taleplerinin reddedildiğini söylüyor çaresiz başkan…
Devam ediyo…
“Sayın başkan personelini toplasın, ne yapacaksa anlatsın” dedim.
Ama “başkan ne diyecek, olmaz” diye geri çevirdiler, diyor.
O zaman siz bize söyleyin biz de arkadaşlarımıza ulaştıralım, dedik; kabul görmedi.
Bir başka gazeteci, “belediye yönetimi size bir yapılandırma teklifi getirmedi mi?” diyor.
Yutkunarak öfkesini içine attıktan sonra okuduğu basın bülteninde her şeyi anlatmadığını, ama her türlü yaklaşımda bulunmaya çalıştığını söylüyor.
“Yok, adam bizi karşısına bile almıyor” diye ekliyor.
Efendiler…
Bunlar sabahtan akşama kadar belediye bünyesinde canhıraş çalışan insanlar.
Sadaka istemiyorlar, sizden fazladan bir şey istemiyorlar, haklarını istiyorlar.
Sayın başkan, akıllı olmakta yarar var.
Bu gün ölüm orucuna gidecek kadar riske giren, bir bunalım anında ölüme gider.
İntihar vakıaları size ve vicdanınıza hiç etki etmedi mi?
Yani yok mu vicdanınız söyleyin Allah aşkına.
Şahsen ben sizin bu konuda siyasi gücünüzü kullandığınıza inanmıyorum.
Kulağımıza gelen haberlere göre, “beni buraya getirenler düşünsün, der gibi hezeyanlarınız varmış ve gidip istemem” diye gururlu esas oğlan rolüne soyunmuşsunuz.
Eğer böyle bir zehaba kapılmışsanız, nefsinizin etki alanına girmişseniz ve çalıştırdığınız kişilerin hakkını verme imkanını böyle basit bir meselede kaybetmeyi göze almışsanız, çok yazık…
Ne yazığı, ayıp…
İman, itikad ve amelinizi ifsat edecek kadar ağır bir vebaldir bu.
Çözmelisiniz sayın başkan, gideceksiniz, bulacaksınız ve hakkını vereceksiniz personelin.
Siz beş yıl belediyeyi yönetirken attığınız yanlış adımlar, yanlış kararlar, yanlış yatırımlar ve sırf zulüm uğruna ödediğiniz tazminatlar, cezalar, peşkeşlerle batırdığınız belediyenin halini görmediniz mi?
Bir beş yıl daha milletin başına bela niyetiyle mi geldiniz, derdin ne sayın başkan?
Allah için bu insanların mağduriyetini gider, Sosyal Konsey’in yardımlarını muhtaç duruma düşürdüğün personeline bari ver.
Üstüne üstlük sürgünleri görüyoruz.
Aç bırakarak cezalandırdığın personele bir de manevi işkence yapacak kadar sadistleştiren nedir sizi?
Siz insani ve vicdani kategorinize bir göz atarsanız ne kadar aciz, bedbin, ebleh ve şaşkın bir zavallı ruh haliyle hareket ettiğinizi görürsünüz.