Öncelikle gelen tüm bu yorumları bana katılan bir değer olarak görüyor hepinize teşekkür ediyorum. Ancak bu yorumları yazan arkadaşların gözünden kaçan bazı şeyler var, gözüme çarpan birkaç tanesini sizle paylaşmak istiyorum.
Öncelikle örf, adet ve ananelerimizi unutarak nasıl böyle bir yazı yazdığımı söyleyenler var. Dikkat ederseniz yazıda örf ve adetleri çiğneyecek bir vurgu yapılmamıştır. Yazıda üzerine eğildiğim konu sayın vekilin İngiltere'yi neden tercih ettiği konusudur.
Bir diğer yorumda ise, yazının içerisinde vekili neden tebrik etmediğim soruluyor. Yorumu yapan arkadaş üçüncü paragrafın ikinci cümlesine bakarsa sayın Özbayrak'ı eşini ve tüm ailesini tebrik ettiğimi gayet net bir biçimde görebilir. Emin olunuz kendilerini kutlamayacak kadar saygısız değilim.
Bazıları ise bu yazıyı basit bir mesele olarak görmüş, dilimi ve yazış stilimi eleştirmiş.Hepsinin kendi taktiridir, sağolsunlar. Değerli okuyucular bir parlamenter bu ya da buna benzer konularla gündeme geliyorsa emin olun bu hem yazmaya hemde konuşmaya değer bir konudur. Konu dikkat çekici olduğu için ulusal medya bile haber bültenlerinde bundan bahsetmiş ve Başbakan Erdoğan'ın en az üç çocuk söylemiyle bu olayı kıyaslamış ve haber yapmışlardır. Bende konuyu gündemime alarak yazıda bazı sorular sordum ve bunlara cevap istedim.
Ancak yorumlarda vekilin özel hayatının gizliliğini sorgularmış gibi bir izlenim uyandırılmaya çalışılıyor. Bakınız, yazıda asla özel hayata bir müdahale ve sorgulama yoktur. Hele hakaret asla yoktur. Sadece sayın vekile çeşitli sorular sorulmuştur ve bunlara cevap verip vermemek kendi takdiridir.Unutmayın ki gazetecilik olaylara tüm insanların baktığı gözden değil farklı bir açıdan bakma sanatıdır. Elbette bu insanların Kırıkkale'ye yaptıkları ya da yapmadıkları hizmetleri, doğrularını ve yanlışlarını yazacağız ama zaman zaman ülke gündemine geldikleri meseleleride tartışacağız. Bu bağlamda yapılan tüm yorumlara içtenlikle teşekkür ederim.
UYGUR TÜRKLERİ KATLEDİLİYOR
Sevgili okuyucular tabii Türkiye kendi iç meseleri ile uğraşırken hemen yanıbaşımızda ki İran'ın ardından Çin'de de aniden patlak veren olaylar ürkütücü boyuta ulaştı. Soydaşımız olarak yüzyıllardır o bölgede yaşayan Uygur Türkleri son üç-dört gündür Çinli zorbaların saldırılarına uğramaya başladılar. Çin resmi kaynaklarının 156 olarak açıkladığı ölü sayısının aslında çok daha fazla olduğu gelen bilgiler arasında. Önceki gün Doğu Türkistanlılar Kültür ve Yardımlaşma Derneği'nin başkanı olan sayın Seyit TÜMTÜRK ile yaptığım görüşmede bölgede yaşayan akrabalarından aldıkları bilgilere göre, sokaklarda ve çeşitli kamu binalarında onlarca cesetin olduğunu kendisine ilettiklerini anlattı. Tümtürk'ün anlattıkları inanın ürkütücü boyutta.
Kısa zamanda büyüyen bu olaylar inşallah bir etnik temizlik boyutuna varmaz. Hemen yanıbaşımızda ki Türkmen katliamları gün gün devam ederken, o bölgede yaşanan bu olaylarda bizleri derinden üzmüştür.Uygur Türklerinin bir an önce bu zulümden kurtulması için hem Hükümetin hem de tüm Dünya ülkelerinin Çin'e karşı ortak bir tepki koymaları gerekmektedir.