Parti içerisindeki aktif insanları pasifize ederek kendi yolunu açtığını zannederken, partiyi de içten içe yok ettiğini bilmiyordu. Osman Durmuş’un yaklaşık 4 dönemdir her seçimde başka bir ekiple çalışması, işi bittikten sonra da o ekibi yok etmesi parti içinde de kendi sonunu hazırladı. Şu anda Durmuş’a yakın isimler, parti içi muhalefet tarafından çok eleştiriliyor. Şöyle ki; partinin ilçe kongreleri sırasında tek adayla gitmesi ve kendi kontrolündeki başkan adaylarını desteklemesi ve de delegeleri kendi kontrolündeki insanlardan seçmesi partililer tarafından eleştiri konusu olurken, partiye küskünlükler de had safhaya ulaştı.
Şu günlerde partinin başı bir de mahkemelerle dertte. Şu anki yönetim atandıktan 45 gün sonra kongresini yapması gerekirken bunu yapmayınca münfesih duruma düştü. Bunun üzerine Keskin eski Belediye Başkanı Bülent Şükrü Altınışık tarafından mahkemeye verilerek seçimlerin iptalinin istenmesi, partide büyük sıkıntı yarattı.
Şu anki yönetim de partiyi gençleştiriyoruz adı altında, partiye emeği geçenleri yok sayarak, partiden dışlayarak ve bu durumu “bu insanlar partiden nemalanıyorlar, ondan partiden uzaklaştırdık” demeleri kamuoyu tarafından tepkiyle karşılanıyor. Şöyle ki; partiyi gençleştiriyoruz derken sadece Osman Durmuş’a yakın olduğu için parti sekreterliğini 73 yaşındaki Ferruz Ulusoy’a vermeleri de söylemleriyle çelişkiye yol açıyor. Ülkemizde 60 yaşından sonra sağlık raporu istenmesi söz konusuyken, 73 yaşındaki insanın sadece Osman Durmuş’a yakın olması sebebiyle atanması bizleri hayrete düşürüyor. Buna karşın partiden nemalandıkları gerekçesiyle dışlanan insanlar ise emekliler parkında akşama kadar oturup, aldıkları emekli maaşıyla vatandaşlara çay ısmarlayıp parti siyaseti yapıyorlar. Kimin kimden ne kadar nemalandığı ortadadır.
Bakalım zaman içerisinde sayın Osman Durmuş, Kırıkkale’den elini ayağını çekip jübilesini yapacak mı, yoksa Kırıkkale’den kovulana kadar zorlayacak mı bu durumu? Hep birlikte göreceğiz.