İlk haber onların deyimi ile “asrın davası Ergene kon”…
Önce bu türeyiş destanını böylesi çakalların davasına isim olarak veren her kim ise onun Allah belasını versin, demeyi bir borç sayıyorum.
Ve bu milletin tek derdi birkaç sapusiliğin –suçsuz olanlar var ise istisnadır- kendince çevirdikleri dümenler midir?
Yahu yakalamışsınız, devlet gırtlağından tutmuş ve sizin adil dediğiniz savcılarınızın elinde.
İşiniz yok mu Allah aşkına.
Bu kadar gizlilikle yürütüldüğü iddia edilen sanıkla –affedin- yellense bazı yandaş medyanın haberi oluyor, hem de flaş haber.
Sonra başlıyorlar: aldığımız duyulara göre, yaptığımız tahminlere göre, bana göre…
Ne kadar dünkü mason, Marksist, satılmış locaların ve vakıfların beslemeleri varsa hepsi konuşuyor.
Bu su götürür…
Ama Müslümanların zan üzerine konuşmalarına aklım ermiyor.
Yapmayın beyler, kemikleştirilen öfkeleri ve ayrıştırdığınız insanları bir gün radikalce karşınızda bulursunuz.
Dün ötekilerinin bu tip hareketleri Tayip beyi Hikmetyar’ın dizinin dibine oturttuysa, bu günküleri de kullananlar olur.
Müslüman olarak dünyadaki gayri Müslimlerle diyalog ararken, kendi vatanınızda vatandaşlarınız karşınıza almayın, askere bühtanla yaklaşmayın, hukuka ve demokrasiye güveniyorsanız sizin tek derdiniz bu değil.
Bu gün sizi sallayıp sırtına alan AB ve ABD yarın onları sırtlayacak ve onları size karşı kullanacaktır.
Eğer Müslüman iseniz, gündeminize vesika almak için müracaat eden on binlerce kadını, son yıllarda sektörleştirilen fuhşiyatı alın.
Siz langır lungur asılsız belge ve zannî bilgilerle uğraşırken, Benim vatanımın bir köşesinde resmi devlet töreninde, devleti temsil eden kaymakam ve bürokratların bulunduğu tören alanında teröristler için saygı duruşunda bulunuluyor, Türk bayrağının taşınması engellenmeye çalışılıyor.
Anayasansın açık ve sarih hükmüne rağmen birkaç çakal çıkarak TBMM de bir başka dilde konuşma yapıyor ve bu ülkenin başbakanı aynı şekilde davranıyor.
Ben Gürcüyüm, karım Arap diyen milleti bir ırki unsur kabul edip, ayrıştırma yolunu açan bir başvekil, AB kapısında yüzünü eskitirken, Türk milletinin bütünlüğünü bozacak her ne varsa demokrasi adına talep ediliyor.
Cumhurbaşkanın katıldığı fuarda Güneydoğu’yu bir başka devlet olarak gösteren harita asılıyor.
Abd karargahlarında aynı harita deşifre ediliyor ve siz bu dış mihrakların niyetine kör bakıyorsunuz.
Son bir yılda ülke yüzde 14 küçülmüş, işsizlik rakamları almış başını gidiyor, önceden devletten yardım almaya utanan halk, şimdi fakrü zaruretten, bir tek ekmek için izdiham yaşıyor ve izdihamdan ölenler oluyor.
Devlet kurumu olan belediyelerin yüzde doksan yedisi personeline maaş veremez hale getirilmiş.
İhanetlerin tescilli ajanları ne kadar namussuzluk var ise yapıyor ve himaye görüyor.
Saymakla bitmeyecek kadar imanı ve insanı tahrip eden olaylar gelişirken siz körleşiyorsunuz.
Utanmıyorsunuz, sıkılmıyorsunuz.
Tamam, belgeyi konuşun, askeriye üzerinde oyunları kendinize yakıştırıyorsanız devam edin, ama bu olanlara kör bakacak kadar kendinizi küçültmeyin, alçaltmayın.
Her gün baş sayfalarınızda bir sapık örgütle yatıp kalkarken namus ve şeref denen çok şeyi alaşağı ediyorsunuz.
Üstadın bir beyiti geldi aklıma…
Irzlarımızdır çiğnenen, evlatlarımızdır doğranan
Ağlamayı bilmezsin, bari gülmekten utan.