Hatırlayacak olursak AKP belgeye ilişkin suç duyurusunda bulunurken, askeri savcılık ise güç bela belgenin fotokopisini incelemeye almış, inceleme neticesinde belgenin Genelkurmay'da hazırlanmadığını ifade ederek Türkiye gündemini meşgul eden "İrtica ile Mücadele Eylem Planı" tartışmaları sonunda takipsizlik kararı vermişti.
Bu gelişmeler üzerine geçtiğimiz Cuma günü bir basın toplantısı düzenleyen Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker BAŞBUĞ son dönemde Türk Silahlı Kuvvetlerine yönelik medya üzerinden "asimetrik psikolojik harekat" yürütüldüğünü ve bu harekata son verilmesi gerektiğini söyledi. Zaman zaman ses tonu yükselen Başbuğ ortaya atılan belge ile alakalarının olmadığını açık yüreklilikle söylerken sorumluların bulunması için sivil otoriteye çağrıda bulundu. Ancak sivil otorite ne yazıkki iki hafta önce tüm gündemi alt üst eden, fırtınalar koparılan bu belge etrafında bir anda sessizliğe gömüldü. İktidar partisini hedef aldığı görülen belgenin doğruluğu ya da yanlışlığının ispatına en çok mevcut hükümetin ihtiyacı var ama hükümet bu konuda birkaç klişe sözden başka birşey demiyor. Herkesin sorduğu soruyu bizde soruyoruz. Belgenin gerçekliğine ilişkin en doğru netice belgenin aslıyla ortaya çıkacak fakat belgenin aslı ne yayınlayan gazetede ne de başka bir yerde var.Belgenin aslı nerede beyler?Herkes birbirine topu atarken belgenin aslını ortaya çıkaran olmayacak mı?Eğer aslı ortaya çıkmayacaksa o zaman ortada uydurma bir belge var. Peki ortaya atılan belgenin hedefi ve amacı ne? Hemen söyleyelim, hedef:Türk Silahlı Kuvvetleri amaç:TSK'yı olabildiğince yıpratmak.Peki başarı var mı? Bunu söylemek zor Türk halkı askerine her zaman arka çıkar ama bir nebze de olsa çeşitli kafalarda soru işareti bırakmıyor denilemez. İnsanlar acaba? diyorlar ama vatandaşın ordusuna karşı acaba diye düşünmesi bile son derece üzücüdür.Bu zemini hazırlayanlar ya da hazırlatanlar elbet birgün karşılarında büyük Türk milletini bulacaklardır.
SENARYOLAR
Türkiye ile ilgili içte ve dışta onlarca hatta yüzlerce senaryonun yazıldığını herkes bilir. İşte bu gizli gibi görünen ancak basına sızdırılan senaryolardan biriside bize ulaştı.Reuters haber ajansının geçtiği bu senaryonun ayrıntılarını ilerleyen günlerde yazacağım ancak şunu söylemeliyim ki ABD'de hazırlanan ve medyaya sızdırılan bu üç aşamalı planın il aşaması tamamlandı.Önümüzdeki günlerde yaşanacak hadiselere bakarak bu planın ne kadar güçlü olup olmadığını etüt etmeye çalışacağım.Bakalım gelecek günler Türkiye için ne gibi sürprizlere gebe?
RUHBAN OKULU AÇILIYOR MU?
"Obama'nın Türkiye ziyareti" başlığı ile yazdığım yazımda ABD başkanı'nın Türkiye ziyaretinde özellikle Ermeni meselesi ve Ruhban okulu konusunda Türkiye'ye isteklerini sıralayıp gittiğini ifade etmiştim. İşte bugün geldiğimiz noktada Devlet bakanı Egemen BAĞIŞ'ın ağzından ruhban okulunun açılması gerekir ifadelerini ne yazıkki üzülerek dinliyoruz. O yetmezmiş gibi Kültür bakanı Ertuğrul GÜNAY'da edindiği tüm izlenimlerin ruhban okulu'nun açılması yönünde olduğunu pişkin pişkin söylüyor. Anlaşılan o ki AKP Ruhban okulunu açacak, söz verdi bir kere. Geçmiş yazımda yazdığım gibi yine söylüyorum; Türkiye'nin içine ikinci bir Vatikan kurma hareketi başlamıştır.Umarım bu oyun en kısa zamanda bozulur.