Fikret Güven, Uğur İnan, Şahabettin Harput, Behiç Çelik ile birlikte Demirer Kırıkkale'nin beşinci valisi olarak ayrıldı.
Her ayrılışta olduğu gibi Demirer'de, Kırıkkale'deki görevi süresince yakınlaştığı kimseler ziyaret edip, devalaşarak şehirdeki görevini bıraktı.
Bugün yarın Kırıkkale'nin yeni valisi, yani altıncı valisi Hakan Yusuf Güner gelecek.
Gidene yaptığı güzel hizmetlerden dolayı teşekkür, gelene ise yeni görev süresi için ancak başarı dilemek düşüyor bize.
Yeni Vali Güner'in ne zaman gelip, görevine başlayacağınının merakı içindeyken dünkü gazetelere göz attığımda şöyle bir başlık dikkatimi çekti.
"Devletin zirvesinden valilere uyarı: "Halkı şefkatle kucaklayın"
Anlaşıldı ki, yeni görevine başlayacağını beklediğimiz Vali Güner ile atanan tüm valilelere köşkte bir yemek verilmiş.
Cumhurbaşkanı ile İçişleri Bakanı olduğu halde verilen o resepsiyonda, Cumhurbaşkanının valilere uyarıda bulunduğu yazıyordu gazeteler.
Ve... demişki cumhurbaşkanı, "halkı şefkatle kucaklayın. Türk milletinin şöyle bir özelliği vardır. Ona bir adım gidersen, on adım gelir. Birazcık iltifat edersen, o artık sizi baş tacı eder."
Başbakan'da benzeri mesajlar vermiş yemekte.
O da demiş ki, "ıÜüvaliler milletin hizmetkarları olarak görüyoruz. Valilerin soğuk, somurtkan ve katı bir devletin şehirlerdeki yansıması değil; tam tersine, devletin şefkatini, kucaklayıcı ve kuşatıcı tavrını millete yansıtan gönül erleridir.Ben, her birinizin bu anlayış doğrultusunda hareket edeceğinize, milletimizin gönlünü kazanmak için yoğun gayret göstereceğinize inanıyorum. Milleti, vatandaşı, halkı kendisine rakip gibi, hasım gibi gören; sadece ve sadece otorite olarak varlık gösteren; sürekli alan, sürekli toplayan bir devlet anlayışı artık çağın gerisinde kalmıştır. Günümüzün devlet anlayışı sosyal devlet ilkesini hayata geçiren, insanlarımıza imkan oluşturan, refahı ve adaleti tesis etmek için çaba gösteren, yeni fırsatlar sağlayan devlet anlayışı olmalıdır. Valilerimizi, milletten kopuk, millete tepeden bakan, tebessümü, şefkati, merhameti milletimizden esirgeyen devlet görevlileri olarak algılayan zihniyet, çağın gereklerine uyum sağlayan vali profilini yeterince hazzedemedi. İdare ettiği şehirde ihtiyaç sahiplerini tespit eden, yoksullarla dayanışan, kamyonun önüne geçerek soğuk kış gecelerinde ailelere kömür dağıtan vali portresini kimileri kabullenmek istemedi. Valilerimizi tahkir eden, şevklerini kırmayı amaçlayan bu siyasî anlayış karşısında bugüne kadar sarsılmadan durduk, bundan sonra da valilerimizi özellikle savunmaya devam edeceğiz."
Başbakan ile Cumhurbaşkanının konuşmalarından anlaşıldığına göre hem tavsiyeye hemde üstü kapalı olarak eleştiri dikkat çekiyor.
Dikkatlerimizi çeken bir diğer husus ise görevden alınan valilelerin neden görevden alındıkları konusu.
Kelimelerin başından sonuna kadar her birini teker teker ele aldığımızda şöyle bir sonuç çıkıyor.
Görevden alınan valiler,
-Soğuktular, Somurtkandılar, şevkatsiz ve otorite düşkünüydüler,
-Devletin şevkatini ve kucaklayıcı tavrını millete yansıtmadılar.
-Halkı kendisine hasım gibi gördüler.
-Yeni fırsatlar sağlamadılar.
Yani bir anlamda Cumhurbaşkanı ile Başbakan, eskilerin işte bu yüzden görevden alındıklarını ima ediyor.
Bunun mukayeyesini eminim herkes kendi içinde yapıyordur.
Kırıkkale'ye hizmeti olanı da olmayanı da herkes biliyor.
Ancak burdan şuraya gelmek istiyorum.
Ümit ederim yeni Kırıkkale valisi, ayağının tozu ile farkını hissettirir.
Köşkte verilen yemekte cumhurbaşkanı ile Başbakan'ın işaret ettiği gibi, halk ile kendi arasında duvar örmez.
Halkı hasım görüp, sosyal dengeleri gözeten uygulamalara imza atar.