Türk dil kurumuna göre,
1- İnsan
2- Erkek kişi, kadın karşıtı:
3- Birinin yanında bulunan işini yapan kimse:
4- Birinin yararlandığı, kullandığı kimse:
5- Nazını çeken kimse:
6- Görevli kimse:
7- İyi huylu, güvenilir kimse:
8- Bir alanı benimseyen kimse:
9- halk arasında eş, koca demek.
Dün öğleden sonra saat iki sularında bir iş için adliye binasına gitmiştim.
Girişte,
Polis arama noktasında konusunu bilmediğim bir şey yüzünden görevli polis memuru ile vatandaşın biri tartışıyordu.
Vatandaş,
Görevli polisin öneri ve yol göstermelerine kulağını tıkamış, (ya da anlamıyor!)
Sabrının sınırını zorluyordu.
İsteği her neyse,
Polis memuru arkadaş inat ve tevekkülle anlatıyor, vatandaş ille de odunumun parası diyordu.
Bu esnada,
Memurların bulunduğu odadan bayan bir polis memuru çıktı ve diğerlerinin yanına gelerek hırsla vatandaşı azarladı.
Saniyesinde,
Azarı yiyen yurdum insanın az evvelki laf anlamaz,
Söz dinlemez tavrı gitti, yerine süt dökmüş kedi misali uysal biri geliverdi.
Daha doğrusu,
Az evvel kabir azabı çektirip canından usandırdığı polis memuru arkadaşın yüzüne mahcup bir şekilde bakarak aniden ve sessizce uzaklaştı.
O uzaklaşırken,
Bayan memur arkadaş demin vatandaşa peygamber sabrı gösteren genç memura dönerek,
“bunlara adam muamelesi yapmayacaksın. Sen konuştukça kendilerini adam sanıp tepene çıkarlar” dedi bilmiş bilmiş.
Lüzumsuzca! Haddim olmadığı,
Konuyu bilmediğim halde bende,
“ sebep her ne olursa olsun vatandaşı yinede adam yerine koyun yav” dedim, hızla asansöre doğru yöneldim.
Düğmeye bastım ve arkama döndüm…
Döndüm ki,
Az evvel celallenen vatandaşın süt dökmüş kedi gibi sessizce uzaklaşmasının kıymeti harbiyesini o an anladım!..
Bayan memur gözlerini kısarak bana öyle bir hırsla bakıyor ki, yemin ederim korku ve ürpertiden içim eridi.
Geri dönsem,
Ağzımı açıp bir şey desem,
Ya da,
Ona yönelik en ufak bir hareket yapsam akıbetim az evvel azarı yiyen vatandaştan kötü olur diye düşündüm bir an.
Tavana baktım,
Asansörün kaçıncı katta olduğunu görmek için kapıya baktım, saatime, elimdeki anahtarlığa, vs. baktım,
Arada bir bakıyor mu diye ona baktım,
Evet bakıyordu… (hepsi korkudan gözlerimi kaçırmak için!)
Hem de hiç kımıldamadan ve aynı sertlikle.
Allahtan,
Asansör imdadıma yetişti ve binip uzaklaştım oradan.
Ülkemiz terörün yoğunluklu yaşandığı bir coğrafyada.
Kaçakçılık, mafyacılık, hırsızlık, kapkaççılık, her türlü adli olay alabildiğine yaşanmaya devam ediyor.
Ama
Kırıkkale ülke genelinde bir istisna.
Başlarında başarılı il müdürümüz Salim Akça olduğu halde emniyet teşkilatımız gecesini gündüzüne katarak kanunsuz hiçbir eyleme geçit vermediği gibi kanunsuz yaşamaya çalışanları da tuttuğu gibi yargının karşısına çıkartıyor.
Benim bildiğim ve edindiğim izlenim neticesinde,
Ona göre,
Suçlu ya da suçsuz Türk Dil Kurumu’nun hazırladığı sözlüğe göre (hem de bir numaralı açıklama) herkes adam.
Yani insan…
Sınıflandırılması sonra gelir.
Müdür böyle iken, bir memur hem de bayan bir memur, vatandaşı neden adam yerine koymaz, koyanı da bir kaşık suda boğacakmış gibi bakar,
Anlamıyorum!..