CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, grup toplantısında gündeme dair açıklamalarda bulunmuş.
Belki bugüne kadar koalisyon dönemlerinde dahi rastlanılmayan bir durum bu.
Baykal diyor ki, "piyasaları hareketlendirmeye yönelik vergi indirimi önermiştik. Geçte olsa adımlar atıldı ve olumlu sonuçlar çıktı. Gerek sanayi ve gerekse ekonomideki tek olumlu işaret CHP'nin önerileriyle ortaya çıkan durumdur. Kredi kartları borçluları ve bankaların alacaklarının kolaylaştırılması konusu bizimde görüşlerimiz doğrultusunda öneriler gerçekleşiyor."
Yani Baykal bu sözleriyle bir noktaya işaret etmek istiyor.
Birincisi, piyasalardaki hareketlenmenin müsebbibi biziz demektedir.
İkincisi, kredi kartları borçlularının hatırlanması ve bazı iyileştirmelerin yapılmasının mübebbibinin de kendi partilerinin olduğunu söylemek istemektedir.
Eğer gerçekten böyle ise, iktidar tüm bunları bilmiyor ve görmezden gelirken, muhalefet olarak yol gösterici bir tavır sergileme adımı atmışsa kutlamak gerekiyor.
Hatta eleştirmekten başka bir şey yapmayan Deniz Başkal'ı, olumlu adım atıp kabuğunu kırması bakımından da tebrik etmeliyiz.
Bu gelişme şunu gösteriyor mu, şu an anlamak mümkün değil.
Demek ki, siyasette bundan böyle karşılıklı sözlü çatışmalar pek görülmeyecek.
İktidarın görmediği veya bilmediği konulara parmak basılıp, Türkiye'nin önünün tıkanmasından ziyade Türkiye'nin önünü açacak öneriler konuşulacak.
Tabi sergilenen tavrın kamuoyuna iyi anlatılması gerekiyor.
Ayrıca muhalefeti küstüren ve pasifize eden ayak oyunlarının da terk edilmesi lazım.
Parti içinde dahi kendi tabanı tarafından sürekli eleştiri alan bir lider olarak, Deniz Baykal sergilediği tavrı sadece kendi değil aynı zamanda tüm teşkilatlar aracılığı ilede kamuoyuna deklare etmelidir.
Henüz tam olarak anlaşılmamış olsa dahi Türkiye'nin ciddi anlamda ekonomik sıkıntı içinde olduğunu, piyasalardaki durum en iyi bir şekilde gözler önüne serdiğine göre, sadece eleştirmekle sorunun çözülemeyeceği anlaşılmıştır.
Dolayasıyla Baykal, siyasette bir açılım yapmış ve örnek bir tavır sergilemiştir.
Fakat bir hususa dikkat çekmek lazım.
CHP'nin önerileri, atılan adımlarla sağlanan rahatlamanın tüm avantajlarını iktidar kendi başarısıymış gibi kamuoyuna deklare etmemeli.
Zira böylesi bir tavrın iktidar muhalefet gerginliğini yeniden körükleyeceği bilinmelidir.
Doğru öneriler ve doğru adımlarda başarı cambazlığı etmek, esasen Türkiye'ye zarar vereceği gibi Türk halkınının da güven duygularını zedeleyeceği düşüncesiyle hassas olunmalıdır bence.
Liderler düzeyinde oluşan hoşgörü anlayışı aslında tabanda da kurulmalı.
Özellikle Kırıkkale Ak Parti teşkilatı ile CHP teşkilatı öyle bir adım atmalı ki, iktidarı ve muhalefeti, Türkiye'nin çıkarları söz konusu olduğunda siyasi çekişmeyi bırakabilecek olgunluğa sahip olduklarını hissettirmelidir.
Bu ortak tavır için kesinlikle muhalefetin iktidara destek verdiği veya iktidar ile kolkola girdiği şeklinde art niyetli bir yaklaşım içine girilmemeli.
Buradan söylüyorum.
Halk çözüme gitmeyen, önerisiz eleştiri ve karşılıklı sataşmayı tasvip etmiyor.
Hele hele hile-işer içindeki bir tavra tamamen karşı.
Cambazı ve cambazlığı istemiyor.
Türkiye ve Türkiye'nin çıkarları için, ekonomik rahatlama, refah seyivesini en üst noktada yaşamak adına, iktidar ve muhalefetten olgunluk bekliyor.
Hepsi bu kadar.
Millet fazla bir şey istemiyor ki.
Refah ve huzur.