08 Şubat 2012 Çarşamba

23.06.2009 00:00:00 1285  defa okundu.

İran'da Yeşil Devrim

 

Ben bu yazıyı yazarken resmi makamlar ölü sayısını 21 olarak ilan ederken , resmi olmayan ağızlar ise bu sayının 100'ün üzerinde olduğunu iddia ediyorlar.Her ne olursa olsun demokratik bir hak olarak sokaklara çıkıp haklarını aramak isteyen insanların yaşam hakkının elinden alınmasının izahı olamaz. Bu sebeple olayların bir an önce bitmesini temenni ediyorum.

 

Ancak yaşanan bu olaylar tam 30 yıldır İslam Cumhuriyeti adıyla yönetilen ve dışarıdan tamamiyle baskıcı ve zorlayıcı bir anlayış olarak görülen bu rejimin ilk defa ciddi bir sıkıntıyla karşı karşıya olduğunu gösteriyor.100 binlerce insan hergün sokaklara dökülüyor ve yapılan seçimlere hile karıştırıldığını ileri sürerek eylemler yapıyor. Artık bu rejim içerisinde dokunulmazlığı olan ve asla eleştirilemeyen dini lider Hamaney bile açıkça eleştiriliyor. İran yavaş yavaş rejim yandaşları ve reformcular diye ikiye ayrılırken gelecek günlerde artık İran'ın eski İran olmayacağı gayet net bir şekilde görülüyor.Kendisiyle sık sık görüşüp bilgi aldığım bir İran uzmanı, bu görüşümü onaylayarak devrim yıllarında doğan çocukların bugünlerde 30'lu yaşlarına geldiğini ve onların İran'ın geleceğinde ciddi bir yönlendirme hareketi içerisinde olduklarını açıkça ifade ediyor.Bu eylemler sırasında göğsünden vurularak yaşamını yitiren 16 yaşındaki “Nida” isimli genç kız ise sokaklara taşan ve reform isteyen yüzbinlerce insanın yüreğinin sesi oldu. Nida sonunun nereye varacağı belli olmayan bir hareketin sembol ismi olarak tarihe adını yazdırdı.

 

TÜRKMENLER KATLEDİLİYOR!

 

ABD'nin demokrasi getirmek! Üzere geldiği Irak'ta ise demokrasi haricinde her türlü olay görülmekte.Özellikle Kuzey bölgesinde oluşan ya da oluşturulan çeşitli yapılanmalar en çok Türkiye'yi ve orada yaşayan Türkmen soydaşlarımızı huzursuz etmektedir. Bölgede Türkmenleri tasfiye planı yavaş yavaş uygulanırken, zaman zaman yapılan kalleş saldırılarla onlarca kardeşimiz öldürülmektedir. Bunun son örneğini ise geride bıraktığımız hafta sonunda yaşadık. Kerkük'ün güneyinde Türkmenlerin yaşadığı Tazehurmatı nahiyesi'nde düzenlenen bombalı saldırıda 72 soydaşımız hayatını kaybetti. Erbil, Süleymaniye, Telafer, Musul vs. yerlerde de geçmişte Türkmen kardeşlerimize yönelik bu tip saldırılar oldu.Artık Türkiye bu yaşananlardan ders alıp oradaki kardeşlerine sahip çıkmak ve onları kollamak zorundadır. Nasıl ABD Okyanuslar ötesinden gelip çıkarları için gerekli olan adımları atarak birilerini destekleme ihtiyacı hissediyorsa, bizde kanımızı taşıyan ve oradaki güvenliğimizin bekçileri olan bu kardeşlerimize sahip çıkıp onların bölgedeki varlıklarının devamını sağlamalıyız. Türk oldukları için bölgeden atılmak istenen ve bu uğurda canlarını kaybeden tüm Türkmen kardeşlerimize Allah'tan rahmet diliyorum.

 

Yorumcu

 

Geçtiğimiz hafta yazdığım “irtica eylem planı” yazımın altına “abdi ipekçi” takma adıyla yorum yapan arkadaşa da birkaç cümle etmeden geçemeyeceğim. Kendisi benim gündemi takip etmediğimi yazmış ve beni ajanlıkla suçlamış. Ajanlık konusuna az sonra değineceğim ama kendisi 20 Haziran'da bu yorumu yazarken, benim yazıyı 16 Haziran Salı günü yani kendisinden 4 gün önce yazdığıma hiç dikkat etmemiş.Yani ben belge henüz ortalarda yokken o yazıyı yazıp okuyuculara sundum.O belge ise benim yazımdan iki gün sonra yani 18 Haziran Perşembe günü gerekli adrese ulaştırıldı.Yani belge ortaya çıktığında o yazı artık eskide kalmıştı.Yorumcu arkadaşın ne denli dikkatli olduğu ve gündeme ne kadar hakim olduğu buradan belli. Gelelim ajanlık konusuna, bir insana hele ki Gazetecilik yaparak gördüğünü ve duyduklarını yazan toplumu bilinçlendirmek adına çaba sarfeden birisine ajan yakıştırmasını yapmak hangi vicdana sığar? Elde ettiğim fikirleri ve bilgileri okuyucularla paylaşmak ya da sizin görüşünüze hitab etmiyor diye beni ajan olarak nitelemek ne kadar ahlaklıdır? Sizin yazdığınız gibi kafamızı biryerlere gömmüyoruz aksine elde ettiklerimizi yazıyoruz ve paylaşıyoruz. Kafanıza beton dökeyim sözleride son derece tehditkar bir yaklaşımdır.Bu konuda savcılığa başvuracağımdan arkadaşımızın hiç şüphesi olmasın.Gazetecilik mesleğinin doğasında yer alan bu tür söylemler bizi doğru bilip gördüklerimizden ve bunları toplumla paylaşmaktan alı koyamaz. Duymaya, görmeye, yazmaya ve paylaşmaya devam...

 

 

Yorum Yaz


YORUMLAR
Yorum bulunmamaktadır. Yorum eklemek için tıklayınız.

YAZARIN TÜM YAZILARI
AMAÇ DARBECİLERİ YARGILAMAK MI? - 19 Ağustos 2010 Perşembe 16:04
Soru: Özbek Aday Olur mu? - 25 Mart 2010 Perşembe 15:54
Aydınlatma Hatası - 24 Şubat 2010 Çarşamba 03:25
Pes Doğrusu... - 19 Şubat 2010 Cuma 18:54
2009 Yılı ve Akılda Kalanlar - 28 Aralık 2009 Pazartesi 18:57
Bölgecilik mi, Particilik mi? - 15 Aralık 2009 Salı 01:22
Tehlikeli Tırmanış - 24 Kasım 2009 Salı 15:11
İşte Belediye, İşte Kırıkkale... - 19 Kasım 2009 Perşembe 14:16
Çanlar Tonga İçin Çalıyor - 06 Kasım 2009 Cuma 17:23
Alın Size Açılım - 29 Ekim 2009 Perşembe 22:15
Yeni Alfabe: (W-Q-X) - 25 Eylül 2009 Cuma 11:39
Açılım ve Şehit Orhan... - 10 Eylül 2009 Perşembe 17:14
Patlamayan Fabrika, İl Başkanlığı ve Tonga - 03 Eylül 2009 Perşembe 22:47
Çiftçi Vekillerini Bekliyor... - 26 Ağustos 2009 Çarşamba 10:53
Bir Mektup... - 13 Ağustos 2009 Perşembe 00:00
İnceden İnceden... - 06 Ağustos 2009 Perşembe 00:00
Açılın Açılın, Biraz Daha Açılın! - 29 Temmuz 2009 Çarşamba 00:00
Ne Oldu Bulvar Projesi Sayın Başkan? - 22 Temmuz 2009 Çarşamba 00:00
Çile Yolu - 17 Temmuz 2009 Cuma 00:00
Yorumlar - 09 Temmuz 2009 Perşembe 00:00
ÖZBAYRAK'A SORUYORUM - 07 Temmuz 2009 Salı 00:00
Haydi Vekiller Köylere - 03 Temmuz 2009 Cuma 00:00
Kırıkkale'ye Vaatler - 30 Haziran 2009 Salı 00:00
TSK Kimlerin Hedefinde? - 29 Haziran 2009 Pazartesi 00:00
İran'da Yeşil Devrim - 23 Haziran 2009 Salı 00:00
"İrtica Eylem Planı" - 16 Haziran 2009 Salı 00:00
Teşvik Paketi ve Kırıkkale - 09 Haziran 2009 Salı 00:00
Mayınlı Araziler ve 45 Yıl Sonrası - 04 Haziran 2009 Perşembe 00:00
Seçim İşaretleri - 01 Haziran 2009 Pazartesi 00:00
Şener ve Türkiye Partisi - 27 Mayıs 2009 Çarşamba 00:00
Aşırı Sürtünme - 26 Mayıs 2009 Salı 00:00

Son Yorumlar

Abidin Emmi
Okullara andımız kaldırılsın Kaldırıldı Üniforma giyilmesin Tamam çıkarıldı Milli Güvenlik dersleri kaldırılsın Kaldırıldı Öğrenciler sınıfta bırakılmasın Tamam sınıfta bırakılmadı Öğrencilere cetvelin ucuyla dahi vurulmasın Tamam pekiii Sayın Sendika başkanı demokratikleşme adına Eğitimde binbir türlü değişikliğe gidiliyor Hiç öğretmenlerden soruyormusunuz pekii Eğitimin kalitesimi artıyor? Tanıdığım bir çok öğretmene soruyorum kesinlikle hayır diyorlar Pekiii Öğrencilerin kalitesimi artıyor Tanıdığım öğretmenler okullardan öğrencilerin kafası bomboş öğrenciler mezun ediliyor diyorlar. Öğretmenler diyorki okula gelen Müfettişler artık öğrencinin bilgi seviyesini ölçmeye gelmiyorlar Ya neye geliyorlar Duvarda şu levha niye yok şu çizelge neye yok onu kontrol ediyor diyorlar Tüm bunların sonucunda Neymiş Avrupa Birliğine bakın bizim şu kadar okumuş öğrencimiz var diyecekmişiz. Yeğenim Sivasın bir ilçesinde Meslek Lisesi öğretmeni. Soruyorum öğrencileriyin seviyesi ne durumda diye. Özellikle Matematik dersindeki seviyeleri ilkokul 2 veya 3 sınıf düzeyinde diyor. Öğretimde demokratikleşme sevdasından kurtulup eğitimde kadrolaşma,sendikalaşma sevdasından kurtulup birazda eğitimin kalitesini artırmaya ne zaman başlayacaksınız acaba
07.02.2012 11:07:41

bd
Kırıkkalede hiç mi adam kalmadı ne?Kırıkkaleli değilse adam değil mi? Kırıkkaleye en büyük zararı yine kırıkkaleliler vermiştir.
07.02.2012 09:26:40

Şeref
İlimizde böyle bir kuruluşun hizmet sunması bizim için bir şans. Başta Başhekim Sayın Adnan TEZEL olmak üzere tüm çalışanları kutlar,başarılı çalışmalarınızın devamını dilerim. Teşekkürler.
05.02.2012 22:36:45

zafer tekin
abicim samimi isen yolun ve ufkun açık olsun,ismimiz soyismimiz aynı bazen isimler ve soyisimler aynı şeyi ifade eder,yani o ismin veriliş sebebi vardır.başarılar bende veterinerlik görevimle vatanıma hizmet ediyom ama bazı utanılacak durumlar var bizim meslekte herkez utanmaz ama utanan vardır,kolay gelsin görevinde başarılar
05.02.2012 14:32:30

a.vural
2007 seçimleri idi bizlerde akp li olarak adaylarımızın konuşmalarını takip ediyorduk ve takip ettiğim kadarı ilede hakikaten Musafa beyin çok güzel fikirleri vardı kendisi üniversite kökenli olduğu için şöyle diyordu Allah'ın izni ile milletvekili seçilirsem MKE nin yönetim yapısı özel sektör şartlarına uygun olacak vede teknolojisini en son teknoloji le yenileyip dünya standartlarının üzerine getirteceğiz ve de eskiden olduğu gibi mke de en az 10-12 bin işçinin çalışabileceğini söylüyordu vede gayet mantıklı ve doğru şeylerdi ve Allah nasip etti kardeşim milletvekili oldu ama biz Milletvekili kardeşimizin mke ile ilgili herhangi bir girişimini hatta özel sektörle mke yi buluşturacak herhangi bir projeyi, teknoloji yenileme ile ilgili herhangi bir projeyi10-12 bin işci alımı ile ilgili herhangi bir projeyi göremedik siz milletvekili iken yöremizle ilgili hiç bir çalışma yapmazsanız benim Başbakanım bunları görmiyecek mi Beyler Türkiyenin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan Beydir o da doğruları bilir ve görür benim gördüğüm açidan da Mustafa beyin üzülerek söyluyorum MKE Genel Müdürlüğü için en ufak bir şansı yoktur daha doğrusu Milletvekili olmadan önceki fikirlerini Hayata geçiremediği için şansın kaybetmiştir özünde de çok mütevazı,çalışkan vede dürüst bir kişi olmasına rağmen bence şansı yoktur tabi bu benim dışar dan gördüğüm eğer Mustafa bey yukarda saydığım olaylarla ilgili girişimleri olmuş vede bende bunu atlamış isem o zamanda kendiisinden özür dilerim ama bildiğim kadarı ile mke nin personel sayısında düşüş oldu ,teknoloji ile ilgilide pek gelişme olmadı gibi ama genede Mustafa beyin gazeteniz aracılığı ile bir cevabını beklerim Sayın Milletvekilim seni yinede seviyoruz saygılarımla
05.02.2012 10:34:37