SBS ve ÖSS sınavları da okulların ardından bitiverdi.
Karnesi yüksek notlarla dolu olan öğrenciler evlerine gönül rahatlığı ile gittiler.
Teşekkür veya takdir belgesi alan öğrenciler ise daha bir gururlu olarak girdiler evlerine.
SBS veya ÖSS sınavı iyi geçenler rahat bir nefes alıp neşeyle çıktılar sınavdan.
Aileleri onları kucakladılar.
Çocuklarıyla gurur duyduklarını cümle âleme bildirdiler.
Belki de kendilerini istemeyenlere karşı hava atmak için kullandılar bu başarıları.
Peki, karnesi düşük notlarla dolu olan öğrenciler ne yaptılar?
Ya da sınavları iyi geçmeyen öğrencilerin durumları ne oldu?
Onlar üzgün bir şekilde sıkılarak ve gönülsüzce girdiler evlerine.
Sınav sonunda başları önde ve bozuk bir moralle çıktılar sınavdan.
Kiminin ailesi; “ Canın sağ olsun, üzülme evladım.” dedi.
Kiminin ailesi; “ Senin için o kadar masraf ettik, senin yaptığına bak.” dediler.
Ne derlerse desinler, üzüldüler, kahroldular, hayal kırıklığına uğradılar.
Belki de tanıdıklara karşı mahcup olduklarını hissettiler.
Başarılı olmak sadece sınavlardan yüksek puan almak mıdır?
Karnenin hep yüksek notlarla dolu olması mıdır?
Fen lisesini, Anadolu lisesini ya da en güzel fakülteyi kazanmak mıdır?
Bütün arkadaşlarından not olarak yukarıda olmak mıdır?
Hayır, tabii ki değildir.
İnsanların doğuştan getirdikleri bazı özellikleri vardır.
Kimi öğrenciler sayısal dersleri ve konuları çok sevip bu derslerde başarılı olurlar.
Kimi öğrenciler sözel derslerde daha istekli ve başarılıdırlar.
Kimi öğrenciler sporda, resimde, müzikte üstün yeteneklidirler.
Her öğrenci, her dersten aynı başarıyı gösterecek diye bir şart yoktur.
Öğrenciler puan olarak ilgi ve becerilerine uygun derslerde başarılı olurlar.
Bu gerçeği inkâr edemeyiz.
Öğrencilerin bu durumlarını görmezden gelemeyiz.
Onları, aldıkları puanlarına göre yargılayıp onlara haksızlık edemeyiz.
Tamam,
Günümüzde başarı yalnızca sınavlardan alınan puanlarla değerlendirilmektedir.
Bu sistemde bu böyledir; ama gerçekte başarılı olmak bence bu olmamalıdır.
Başarı, çocuklarımızın davranış olarak kazandıklarıdır.
Çocuğunuz vatanına, milletine karşı iyi bir vatandaş olmuş mu?
Ailesine karşı iyi bir evlat mıdır?
Ne zaman nerede, nasıl konuşacağını biliyor mu?
Büyüklerine karşı saygı duyup küçüklerine sevgiyle yaklaşıyor mu?
Tatlı dilli, güler yüzlü, hoşgörülü davranıyor mu?
Hani o meşhur öyküdeki gibi; adam olmuş mu?
İşte esas başarı budur.
Önemli olan yüksek puan almak değil, değerlerimizi öğrenmek ve yaşamaktır.
Sınavları kazanamasa bile ne kadar efendi, hanım efendi dedirtebilmektir.
Toplum içinde özü, sözü bir ve dürüst olabilmektir.
Olaya bir de bu pencereden bakıp düşünün ve söyleyin bakalım.
Çocuğunuz başarılı mı?