İşte bu güzel anların yaşandığı bu yerlerde, bir de “haydeee, Anteep, Malatya, Elbistan, Maraaaş” ya da “Afyon, Uşak, Kütahya, İzmiiiir… Neresiydi abi?” diye bağıran insanlar var. Herhangi bir tezgâh kurulmamış, sağıma soluma baktım domates biber satan da yok. Bu adamlar ne diye bağırıyorlar ki? Bilet satmak için! Aynı pazarcı usulü bağırış-çağırış var. Elinizde bavul varsa tamam! En az 6-7 kişi size gideceğiniz yeri sorar. “Malatya mı abi, Bursa mı abi, Çanakkale mi abla?” Onlara göre cevap vermeniz şart. Cevap vermezseniz ters ters bakıyorlar. Hatta benim başımdan şöyle bir olay geçti AŞTİ’de. Saat 22.30, İstanbul’dan gelmişim. Belki bu saatte otobüs vardır diye Kırıkkale firmalarından birine gideyim dedim. Alt kattaydım, üst kata çıktım ve soru yağmuru başladı. Kırıkkale firmasına gelene kadar “nereye abi?” En son bir Tokat firması sordu “Tokat mı abi?” diye. Ben de cevap vermedim. Kırıkkale firmasında otobüs yokmuş. Az önce bana soru soran Tokat firmasındaki arkadaşına rica etti Kırıkkaleli firma: “23.00 arabasına iki yolcu var, Kırıkkale’de atarsın.” Adamın verdiği cevaba bak: “Ben, bana cevap vermeyene bilet satmam.” Koskoca AŞTİ’de kendisinin tek firma olduğunu düşünüyordu galiba. Başka bir Doğu firmasıyla Kırıkkale’ye geldim elbette. Zihniyet işte!
Bir seferinde de yine gece vakti Kırıkkale’ye gitmek için bizim firmaları gezerken birisi geldi yanıma. “Kırıkkale’ye gidiyorsan bekle, bir-iki kişi kaldı, dolunca çıkarız.” Fiyatı ne kadar diye sordum “10 lira” dedi. O zaman normal fiyat 5 liraydı. Ben gelmiyorum dedim. Adam, beni güldüren ve kendisini küçük düşüren şu cevabı verdi. “Doğu arabasına mı bineceeen? Bulamayıp geri dönersen sana bilet vermem haaa!” Hey Allah’ım, ne çok gülmüştüm.
Bir de bizim terminalimiz var. İçeriye girmeden hangi yazıhaneye gideceğinizi söylüyorlar. İstediğiniz firmayla değil, onların istediği firmayla gitmeniz gerekiyormuş gibi bir durum var. Tek bir yolcu için kavga ediyorlar bazen. Erken ya da geç çıkmaları ayrı bir problem. Hele yolda yolcu alma dalaşı, bazen kazaya davetiye çıkarıyor. Büyük firma olamamışlar. Ne kadar da güzel olur değil mi Kırıkkale’mize yakışır bir otobüs firmasının olması? Yolcularına güler yüzlü hizmet veren muavinleri olan, zamanında hareket eden ve zamanında varan… Büyük bir firmada muavin dağıttığı keki en arka köşede oturan yolcunun kucağına atmaz. Yolcu istek lambası yandığı zaman, elindeki kolonya şişesinin tepesiyle tuşa vurarak kapatmaya çalışmaz. En sinir olduğum şey kırmızı lambanın yanmasıdır demez. “Enişte ben de geleyim de arkayı beşleyelim” demez. İkram servisi olacak mı diye soran yolcuya, Kırıkkale’de servis var demez. Birazdan servisimiz başlayacaktır deyip, milleti Kırıkkale’ye kadar uyutmaz.
Velhasıl terminalimiz iyi güzel de, firma lazım bize firma!