Sorumsuzluğun biri bitiyor diğeri başlıyor.
Türkiye'nin bir köşesinde yaşanıyor, başka bir ilinde yenileniyor.
Daha dün de Uşak'ta yaşanmış.
Sağlık il müdürlüğünün düzenlediği bir toplantıda salona asılan bir Atatürk posterinin Atatürk'e hiç benzememesi ile çalkalandı.
ADD hemen açıklama gelmiş ve tepkisini dile getirmiş.
Kırıkkale'de benzeri hadiselere tanık olduk.
Geçen yıl 23 Nisan törenlerinde, tören alına da Atatürk posteri asılmamıştı.(!)
Fazla geçmedi.
Geçtiğimiz haftalarda Spor il müdürlüğünce yapılan bir boks organizasyonunda da Atatürk posteri unutulmuş.(!)
Eksiklik ve sorumsuzluğu ise bir gurbetçi fark edip, tepkisini ortaya koymuş, şehrin ileri gelenlerinden de gurbetçiye destek çıkmıştı.
Bugün benzeri durumların ve sorumsuzluğun devam ettiğine, şaşkınlık içinde tanık oluyoruz.
Oysa milletlerin ve toplumların önderleri hiç bir zaman unutulamaz, unutulmamalı.
Zira milletleri ayakta tutan, onlara güç ve manevi birliktelik sağlayan, değerlerine sahip çıkmak değil midir?
Bir Müslüman olarak, Müslüman toplum olarak nasıl ki, HZ. Peygamberimize dil uzatanlara karşı büyük kin duyuyor ve tepki gösteriyor, her camide, her vakit namazında anıyor, ismini unutmuyor isek, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu, özgürlük ve bağımsızlığımızın tek önderi Atatürk, nasıl unutulur?
Tabi gerçekten unutulur ise!
Oysa Atatürk ve posterine karşı Türkiye'de yaşanılanlar pek normal ve sıradan gibi görünmüyor.
Kasıt mı desek, toplumsal tepkinin ölçülmesi mi desek, büyük önderi yok saymak mı desek, duyulan rahatsızlığın adına ne derseniz deyin.
Ortada yaşananlar ciddi bir hazımsızlıktan öte değil.
"BENİM NÂCİZ VÜCÛDUM ELBET BİR GÜN TOPRAK OLACAKTIR;
FAKAT TÜRKİYE CUMHURİYETİ İLELEBET PAYİDAR KALACAKTIR"
diyen ve bugün bıraktıkları ile varlığını sürdüren, özgürlük ve bağımsızlığını yaşayan bir millet olarak, inceden inceye yapılan hesaplar ile Atatürk'ün yok sayılmaya çalışılması, aymazlıktan
öte gidemez.
Eminim, bu hesaplar duvara toslayacak.
Eminim, sorumsuzluk ve aymazlıklar karşısında ince hesap yapanların hesapları alt üst olacak.
Eminim ki, genç nesiller, son yıllarda sayıları artan bu aymazlığı daha iyi anlayacak ve Türkiye Cumhuriyetine, bağımsızlık ve özgürlük isteyen Türk milleti ile birlik ve beraberliğini daha güçlendirecektir.
İçimizdeki urların temizlenmesi, kirli düşünce barındıran ve daha aydınlık yarınlara ulaşılmasına engel olanlara Atatürk sevgisi aşılayıp, Dünya milletlerinin üzerine çıkılması yönünde gençlerimiz, içinde Atatürk sevgisi olan idarecilerimiz gereken önlemleri alacaklardır.
Kimse bu topraklarda ne inanç özgürlüğünü nede Atatürk sevgisini yüreklerden atamaz.
Bu böyle bilinmeli.