22 Temmuz milletvekili seçim öncesi günleri şöyle bir düşünün.
Kime giderseniz gidin, kimle konuşursanız konuşun hiç kimse halinden memnun değildi.
-İşçisi
-Memuru
-Çiftçisi
-Esnafı
-Tüccarı
-Emeklisi
-Geçici işçisi
-Asgari ücretlisi
Hemen hemen herkes hükümete karşı bayrak açmıştı.
Geçinemediğini söylüyor, işçi ve memur üyesi olduğu sendika ile, esnaf bağlı bulunduğu odası ile, çiftçi elindeki imkan ile sokaklara dökülüp hükümete yani iktidara veryansın ediyordu.
Kimse hükümetten memnun olmadığı gibi sandıkta oy vermeyerek gereken dersi vereceklerine işaret ettiler hep.
22 Temmuz’da sandıklar konup oy kullanıldıktan sonra seçim sonuçlarına bir bakıldı ki, sokaklardan yükselen sesler ile sandıktan çıkanlar birbiri ile hiç uyuşmuyordu.
İşin ilginç yanı iktidar bir önceki seçimde aldığı oyunda üzerine çıktı.
Her zaman olduğu gibi iktidarda olanların yıpranmasına kesin gözüyle bakılırken, hükümet yıpranmak bir yana daha da güçlendi.
Yani işçisi, çiftçisi, memuru, esnafı, tüccarı, emeklisi geçinemeyerek ders vereceklerini söyledikleri iktidarı tercih etti.
Hem de hükümete yüzde ellilere varan oran ile oy vererek bir önceki seçimden daha çok güvendiğini gösterdi.
Sanki çekleri geri dönen, iş yapamadığı için kepenk kapatan esnaf değildi.
Sanki Yüzde iki en fazla dört oranlarında zamma razı olmak durumunda kalan işçi değildi.
Sanki geçinemiyoruz diyerek sendika bayraklarını açıp yollara dökülen memur değildi.
Sanki geçinemediğini söyleyerek cami avlusuna mendil koyup dilenen, TÜFE’den doğan farklarının üstüne yatılarak ödenmeyen emekli değildi.
Sanki özelleştirme adı altında işsiz kalan sözleşmeli, asgari ücretli değildi.
Sanki tesettür serbest bırakılmadığı için üniversitelere giremeyen, üniversiteden atılanlar gençlerimiz değildi.
Sanki utanarak hayır ve yardım erzakı almaya koşan insanlar bizim aç, sefil insanlarımız değildi.
O halde soruyorum size, iyi zam alamadıkları için Telekom kapısına grev pankartı asıp insanları mağdur etmeye hakkınız var mı?
Peki, Mazot fiyatları aldı başını gidiyor diye topraklarını ekip biçemeyen çiftçinin isyan etmeye hakkı var mı?
Ya yüzde iki zam ile sevinen memurun, işçinin isyan bayrağı açmaya hakkı var mı?
Yok beyler yok, kimsenin sızlanmaya hakkı yok.
Çünkü, bu hükümete güvenip oy verenler İngiliz veya Amerikan vatandaşı değil.
Bu mesuliyet ve mesuliyetsizlik herkesin.
Sızlanmayın, sesinizi de yükseltmeyin.
Hak ettiniz çünkü.