Başta Osmanlı olmak üzere Masa başında paylaştıkları dünyayı kendilerine yar etmeyen sarışın mavi gözlü adamdan nefret ettikleri için.
Yunan’nınkide normal.
Bizans’ı yeniden inşa etmek gibi ulvi! bir hayalleri vardı.
Anadolu’yu boydan boya fethedip büyük Yunanistan’ı kuracak,
At sırtında orta Asya’dan gelip bu toprakları yurt edinen Türk’leri geldikleri yere yalın ayak başı kabak göndereceklerdi.
Olmadı!..
Aynı sarışın mavi gözlü adam,
Yakıp,
Yıkıp,
Öldürüp,
Tecavüz edip, Anadolu’nun orta göbeği,
Yani,
Ankara kapılarına kadar gelmiş yunan tohumlarını soba boruları ile Akdeniz’e kadar kovaladı.
Anlayacağınız,
Suyun öte yanında yapılan hesabı, kurulan hayali,
Anadolu’ya uyduramadılar, onun yüzündendir nefretleri.
Suud’larda,
Nefret etmekte, ifrit olmakta,
Adının geçtiği her an anasının oynaşını görmüş gibi zıplamakta yerden göğe kadar haklılar.
Kurduğu demokratik ve laik ülke,
Ve
Yaptığı devrimlerle
Hem yüce dinimizi onların hegomanyasından çıkardı,
Hemde
İnsanımıza sadece Allah’ın kulu olduğu gerçeğini öğretti.
İtalyanlar,
Bulgarlar,
Sırplar,
Ruslar,
Diye liste uzayıp gider.
Hintliler,
Afganlılar,
Afrika’nın ortasında tüm zenginliğini ve geleceğini Avrupalılara,
Amerikanın alt tarafında petrolünü, kahvesini, vs. üst taraftaki emperyal güce kaptırmış, yok olmakla karşı karşıya olan mazlum halklar asla nefret etmez ondan.
Aksine,
Onun yaşamını konu alan kitaplar kendi dillerine çevrilerek okutulur dersliklerinde çocuklarına. Herkes onda bir şeyler arar kendinde olan.
Çünkü O,
Din, dil, ırk, renk, ülke, gözetmeksizin kullanılan, hor görülen,
Ezilen,
Sömürülen, tüm mazlumların önderidir, lideridir…
Buraya kadarı normal;
Fakat
Bir şeyi anlamıyorum!..
Bu gün o olmasaydı padişahın veya ne üdüğü belirsiz bir şıhın kapı kulu olabilecek bir kısım Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının tıpkı Suud’lar gibi onun silüetini,
Adını,
Resmini gördükten yada duyduktan sonra oturdukları yerden zıplamalarını…
Anlamıyorum!..
Adı Ahmet, Mehmet, Ayşe, Fatma her neyse,
Onun sayesinde bu ismi taşıyorlar, taşıyoruz.
Onun ülkesinde, makam mevki, para, tura, itibar sahibi olmuşlar.
Ve
Yapılan etkinliklerde
Onun resmini asmıyor,
İsmini kullanmıyor, sürekli unuttuk diye mazeretlerin arkasına sığınıyorlar.
Acaba üzüntüleri Kirkor, Agop yada Yohannis diye çağrılmadıkları içinmidir;
Bilemiyorum…
Hem de anlamıyorum!..