Okuyanlar vardır mutlaka ama okumayanların da olabileceğinden hareketle hadise şu şekilde gelişiyor.
Özelleştirilen bir Fabrikada 1000 çalışanından 500'ü işten çıkartılır.
Bahene hazır, kriz var.
Çıkartılan işçilerin maaşları da ödenmez.
İşçiler yol kapatıp eylem yaparlar, ancak seslerini duyuramazlar.
İşçilerin aileleri Putin'e mektup yazıp, yardım ister.
Fabrikanın bulunduğu yer ülkenin önemli sanayi şehirlerinden biridir.
Putin, uçağını hazırlattığı gibi fabrikanın bulunduğu şehre iner.
Fabrika sahibini getirtir.
Daha önceden hazırlattığı evrakı, fabrika sahibinin önüne koyar ve imzala şurayı der.
Fabrika sahibi şaşırır.
Kem-küm eder ama imzalamak zorunda kalır.
Evraka göre fabrika Devletleştirilmektedir.
Putin, bunu televizyonlardan tüm dünyanın gözü önünde yapar.
Hatta kamaralar karşısında yapılan diyalogları herkes görür.
ıÜü
Putin, “Sizin bencilliğiniz ve cimriliğiniz beni buralara kadar getirdi. Ya bu işçilerin paralarını ödersiniz ya da fabrikalarınızı millileştiririm. Neden herkes benim geleceğimi öğrenince hamamböcekleri gibi dolaşmaya başladı? Neden daha önce karar almadınız? Buraya gel ve imzala. Kendi aranızda anlaşamazsanız, biz icabına bakarız."
Bunları ne için anlatıyorum söyleyeyim.
Aylardır hep beraber televizyonları izliyor, Başbakan'ın kriz görüşlerini ve çözümlerini dinliyoruz.
İkide birde krizin Türkiye'den teyet geçtiği söylemlerine şahit oluyoruz.
Kırıkkale'de bile her ay ikişer üçer işyerleri kapanırken, esnaf aldıklarını yerine koyamazken, vergiler ve diğer yükümlülüklerini yerine getirmek için binbir çile çekerken, kriz teyet geçti denmiyor mu, insanın canı sıkılıyor.
TÜRKİYE'nin dört bir yerinden borç batağına düşen vatandaşın intihar haberleri gelirken, işsiz kalan insanların yaşadığı sefalet yürekleri yakıyor.
Diğer yandan iktidar yandaşlarına sağlanan imkanlar, oğullar ve yakın akraba-i tarikatların katlara yatlara kavuşup trilyoner olduğu bu ülkede kalbimizi köreltiyor.
Hele ki, esnafa, tüccara, işadamına ve üreticiye bir takım avantaj sağlayıcı yasalar hazırlanıp yürürlüğü konduğu söylenmiyor mu, hepten kopuyor insan.
Bakıyoruz çıkan faydalı yasaya, kim için nasıl çıkmış diye.
Ele alınacak gibi değil.
Çünkü, yasa tam olarak malı mülkü, parası ve imkanı olanlar için hazırlanmış.
Ne iş yapamayan esnafa, ne işsiz kalan vatandaşa, ne iflasın eşiğine gelen üreteciye faydası var.
Düzen aynı düzen.
Al gülüm ver gülüm.
Ne diyorum biliyor musunuz?
Madem Tüccarı, esnafı, işadamını ve üreteciyi düşünüyorsunuz, lafla değil bizzatihi samimiyetle gösterilmelidir.
Madem işsize iş sağlama çözüm ve yöntemleri var diyorsunuz, onuda gösterin.
madem Kurumları özelleştiriyor, devlet iş kapısı olmaktan çıkartılıyor diyorsunuz, üniversite mezunları başta olmak üzere, gençlere yeni iş kapılarını aralayıcı imkanları yaratınız.
Madem ekonomi iyi diyorsunuz, neden hala 6 milyon fakir fukaraya yardım ediliyor bunu da açıklayın lütfen.
Velhasıl milletin ekonomik sorunu çözülecekse önce Putin gibi samimiyetle yaklaşım gösterilmelidir.
Türkiye'nin samimi, içten ve çözüme kavuşturucu idarecilere ihtiyacı var önce.
Bu özellikleri üzerinde barındıran iktidarından yöneticilerine kadar biri var mı, gerçekten samimiyetle bir sorun kendinize.
Ben göremedim de...