Bilemedim.
Çok duygusal olunca inanın ben de etkileniyorum yazılardan.
Havalardan herhalde.
Havalar melankolik.
Havalar kalk gidelim kırlara havası.
Nisan mayıs geçti ya gönül yayları da gevşedi az biraz.
Ne bileyim.
Taklacı güvercin bile gözüme daha bir güzel.
Geçen bir kaplumbağa vardı. Asfaltın üzerinde.
Küçük bir şey ama halkalarına bakarsan 14 yaşında.
Kaplumbağa olmak lazım hayatta.
Hiç aceleleri yok.
‘Kaplumbağa (ya da tosbağa) Testudines takımını oluşturan çok sert ve kemiksi bir kabuk içinde yaşayan, ağır yürüyüşlü, dört ayaklı, sürüngen bir hayvandır.
Hareketleri yönünden ne kadar telaşsız ve ağır hayvanlarsa onların tarih boyunca gelişimi de o kadar yavaş olmuştur. Kaplumbağalar, öteki sürüngenlerle birlikte Mezozoik'in ilk dönemi olan Trias Çağı'nda ortaya çıktılar. 200 milyon yıldan beri kaplumbağaların vücut yapıları önemli hiçbir değişikliğe uğramamıştır. Hâlbuki kaplumbağalar, dünyada soyu henüz tükenmemiş en eski hayvanlardandır.
Açlığa pek dayanıklıdırlar. Çok uzun ömürlüdürler. Yüz, yüz elli yıl kadar yaşarlar.’
Bir internet sitesinden alınan satırlar bunlar.
Ağır yürüyüşlü, aceleci olmayan, bir yere yetişme derdi taşımayan,
vergi memurunu tanımamış, tanımaya ihtiyacı olmamış,
Karşılıksız çek verememiş ya da icralık olamamış mahlûkat.
Osman Hamdi Bey bir de bunların terbiyecisinden etkilenip bir tablo yapmış.
Ve 5 trilyon gibi inanılası güç bir rakama ‘kaplumbağa terbiyecisi’ isimli tablo satılmış.
Ölüm uykusuna yatarmış bu kaplumbağa.
Dedim ya hiç aceleleri yok.
Ömür bunlara 150 yıl.
Ağır ağır çıkıyorlar merdivenlerden.
Acaba bir kaplumbağa ne düşünür, varacağı menzil neresi olursa olsun,
zaman çok ya nasıl olsa ulaşırım mı der?
Kendisini koruması da kolay.
Düşman mı gördün, çek kafayı içeri.
Geceyi nerde geçireceğim derdi de yok, evin sırtında.
Diğer mahlûkatla geçimi de iyi.
Az biraz yeşillik az bir su, karın da doydu.
Olaylara ve ortama karşı herhangi bir tepki ya da karşı duruşlarını da görmedim.
Mayınlı arazilerde gezeceklerini de hiç sanmıyorum.
Bunlar iyi mahlûkat… Vur ensesine al lokmasını türden.
Sessiz sakin…
Ha bir de bunlarına dokunabilirsiniz…
Hatta elinize alıp sevebilirsiniz de…
İsrail’de de var mı acaba bu kaplumbağalardan?
Vardır mutlaka. Ama oradakiler en az 1500 yıl yaşayıp, zaman içinde şekil değiştirip sülük halini almış olabilirler… Eee havasından suyundan…
Kim bizi KAPLUMBAĞLAŞTIRMAK istiyor, bileniniz var mı?
Neyse…
Kaplumbağalar iyidir.
En fazlasından TISSS derler… O da çok üstüne gidersen!