Elleri ayakları parmakları oyuncak gibiydi.
Babasının işi yoktu. Ne iş olsa yapanlardandı.
Annesi onu doğururken öldü.
Erken doğum. Kordon dolamış dediydiler.
Gelişi dünyaya zaten acı.
Bir de üstüne hasta.
Babası hastanede bırakıp gitti.
Bir hemşire vardı Elif hemşire.
Nedendir bilinmez daha adı bile konmamış bu bebeğe çok bağlanmıştı.
Kendi adını koydu bu dünya güzeli bebeğe.
Elif bebek.
Elif bebek annesiz,
Elif bebek babasız…
Ama 2.günün sonunda tutunmaya çalıştı hayata.
Elif hemşire onun için kalmaya başladı hastanede.
Elif hemşire bundan 4 yıl önce bebeğini kaybetmişti.
Daha doğmadan
Elif bebek, annesini kaybetmişti, daha doğmadan…
İki Elif…
İki can…
Baba hiç gelmiyordu hastaneye 5.gün olduğunda Elif bebek kendine gelmeye başladı.
Elif hemşire artık hiç ayrılmıyordu yanından.
Elif hemşire sadece elifiyle ilgileniyor
Ve Elifçik yaşıyordu.
Babasına haber verdiler.
1 aya kadar çıkacağını müjdelediler.
Babanın umurunda değildi elif bebek…
Elif bebek geçen her gün o küçük elleriyle hayata öylesine sarılmıştı ki, Elif hemşire her gün yanına gidiyor ve hadi bakalım Elifçik biraz daha dayan diyordu.
Elif bebek yaşıyordu.
Elif bebek her şeye rağmen yaşıyor ve mücadele diyordu.
Elif bebek gülüyordu.
Yarınlarda başına neler geleceğini düşünmeden, annesiz nasıl yaşayacağını düşünmeden,
Sadece yaşıyordu elif bebek.
Ve Elif bebek yaşadıkça Elif hemşire mutluluktan çıldırırcasına koşuşturuyordu Elifçiğin ardı sıra.
Elif bebek 2. haftasına girdi bu yaşanılası hayatta.
Elif bebek gülüyor ve yaşıyordu yaşamaz diyenlere inat…
Elif bebek inatçı çıktı…
İştahlı ve neşeliydi.
Elif hemşire kendi yavrusu için sakladığı zıbınları, kundakları, bezleri, oyuncakları getirdi hastaneye.
Elifçik…
O gece, sadece o gece Elif hemşire kalmadı elifinin yanında…
İşi vardı… Misafiri gelecekti.
Doğduğunun 18. günüydü.
18 günlük elif bebek.
Elif bebek 18 günlük…
18 gün ve elif hemşire…
Gece saat 4 te çaldı Elif hemşirenin telefonu…
Sadece küçük eliften bahsediyordu telefondaki ses. Gel hemen diyordu…
Elif hemşire üzerine bir ceket alıp fırladı evden.
Yol boyu dua ediyordu. Ağlıyordu gözyaşları asfalta düşerken koşuyor, koşuyordu.
Hastaneye geldiğinde elif bebek yoğun bakımdaydı.
Elif bebek… Her tarafında hortumlar.
Geldi gözyaşları düştü elifinin üzerine.
Bir an açar gibi oldu gözlerini…
Baktı elifine,
Elif elifine baktı…
O ne güzel bakıştı.
Elif bebek o ne güzel bakıştı…
Tuttu o küçücük ellerinden.
Ve Elifçik te uzanıp tutuverdi elifinin ellerinden…
Ve Elifçik birden bırakıverdi ellerini ve düştü başı hafifçe sağa…
Ve Elif hemşire içinden öylesine büyük bir şeyin koptuğunu hissetti ki.
Çığlık atmak, haykırmak… Ama yok. Yutamadı boğazındakini…
Nefes alamıyordu, başı dönüyor kulakları zonkluyordu.
Ağlamaktan yorulan gözlerini silerek ayrıldı elifinin yanından.
Çıktı dışarı.
O küçücük cansız beden şimdi geçiyordu önünden…
Son bir kez görmek istedi…
Baktı.
O küçücük cansız beden elifine gülüyordu…
Ve elif hemşire hayatının en güzel 18 gününü geçirdiği Elifçiğe salladı elini.
Ellerinde Elifçiğin elleri…
Bu ülkede hastaları için çırpınan tüm sağlıkçılara sonsuz teşekkürler.
‘Bahşılı Sağlık Ocağında Aile Hekimi olarak görev yapan Dr. Nilüfer Hamdiye, kendi imkânları ile Gebe-Bebek ve aşı odası açtığını açıkladı.’ Haberkale.com
Teşekkürler Nilüfer hoca. Ellerin dert görmesin, yüreğin sevgiyle, mutlulukla dolsun…