Hatta basını ve yazarları ikiye ayırdı bu mesele biliyorsunuz.
Mayın temizlensin ama biz temizleyelim, topraklarımızı da biz kullanalım diyenler ile mayın temizlensin de kim temizlerse temizlesin diyerek iktidarın yanında olduklarını gösterenler şeklinde ayrıştılar.
Parti liderleri de karşı çıktı bu işe.
Özellikle toprakların yarım asırlık bir süre ile yabancıların kullanımına verilmesini kimse doğru bulmadı.
Türk insanının ve Türk şirketlerinin Mayın temizlemeye gücü yetmiyor mu ki, toprakların yabancıların ipoteği altına veriliyor diye soruldu.
Tüm bunlara rağmen sonuç malumunuz.
Önceki gece Mecliste yaşanan tartışmaların gölgesinde konu yasallaştı.
Neymiş, üç bölüme ayrıştırılarak mayın işi yasallaştırılmışmış.
Birde öyle bir can alıcı noktaya vurgu yapılıyor ki, işin işine Genel Kurmayın da karıştırılıyor.
Neymiş; Milli Savunma Bakanlığının iradesinde (İktidarın Bakanı), davet usulüyle ihalesiz olarak bu işi yaptırma yoluna giderken, Genel Kurmaya sorulacakmış.
Bu şu anlama mı geliyor acaba diye düşünmemek içten değil.
Milli Savunma Bakanlığı mayını kime temizlettirmek isterse istesin, ama Türk Halkının yürekten inanıp sonsuz güven duyduğu Askerin sesinin çıkmaması için bi zahmet sorulsun.
Amaç belli.
Yapmak istediklerinden geri durmadıkları gibi sırf toplumsal tepkinin önüne geçmek adına nasıl manevra yapıp yöntem bulmuşlar.
Cinliğe bir bakar mısınız?
Ne şiş yansın, nede kebap sönsün.
Ama herkes işine baksın.
Diyelim ki, Milli Savunma Bakanı İsrailli bir firmayı davet etti.
Gelin şu işi siz yapın dedi.
Para istemeyin, size topraklarımızı 44 yıllığına verelim kullanın.
Genel Kurmaya soruldu ve Genel Kurmay rapor hazırlayarak verilmemesi yönünde görüş belirtti.
Peki sanıyor musunuz, Milli Savunma Bakanlığı (İktidarın Bakanı) vaz geçecek?
Sanmıyorum tabi.
Eski Maliye Bakanı Unakıtan'ın söylediği "Paşalar gibi" işine devam edecektir belkide...
Yine bir sürü haklı nedenler ortaya koyup öyle allayıp pullayacaklardır ki, yine basın ikiye bölünecek bir dünya yorum yapacaklardır.
Bunlar olabilecekler konusunda elbette bir görüşten ibaret.
Hiç kuşku duymadığım konu ise, hile ve ayak oyunlarında büyük bir ustalık gösteren iktidarın aynı beceriyi mayın temizleme işinde de ortaya koyacağıdır.
Oysa Türkiye gelişti.
Asker elindeki imkanlar ile Dünyanın gözdesi.
Teknolojinin tüm imkanları Türkiye'de mevcut.
Vatandaşın en mahriyeti olan yatak odasını dahi izleyebilen bir teknoloji var iken, neden bu işi Asker yapmasın ki?
Topraklarımızı da kendimiz kullanalım değil mi?
Velhasıl üçe ayrılıp yasallaştırılan mayın temizleme işi bana pek mantıklı gelmiyor.
Bir bit yeniği vardır diye şüpheliyim halen.
Tabi önce takip edecek sürece bakmak lazım.
Umarım ki, Türkiye'nin lehine bir gelişme olur da, mayın işine karşı çıkanlar haksız çıkar.