Zaman zaman dile getiriyorum. Kırıkkale’nin sahibi yok. Kırıkkale sahipsiz. Kaderiyle baş başa bırakılmış. Zaman zaman bürokratlara, zaman zaman siyasilere dokunuyorum. Ama bu yazdıklarımı anlayan var mı bilmiyorum.
Seçim geliyor, siyasiler vaatlerde bulunuyorlar. Seçim yatırımı yapıyorlar. Ama hepsi yarım kalıyor.
Şimdi soruyorum sizlere. Bunları dile getirmek, bürokrasiye ve seçilmişlere aklımızın yettiğince yol gösterip, yanlışlarını tartışmak yanlış mı? Ama bir kısım çevreler bunu yanlış anlıyorlar. Diyorlar ki sen muhalefetlik yapıyorsun. Evet, muhalefetlik yapıyorum. Ama kimin adına? Vatandaş adına. Tüyü bitmemiş yetim adına. Mağdur edilenler adına.
Ben bunların sözcülüğünü yapmaya çalışıyorum. Yani mağduriyeti kamuoyuyla paylaşıyorum. Bunun adı muhalefetlikse evet ben muhalefetim. Şimdi birkaç konuya değineceğim.
Hafızamızı biraz yoklayalım. Çok geriye değil, seçim öncesine gidelim. Ne demişti Veli Bey? Ben vatandaşın ekmeğiyle oynatmam, fırının kapasitesini artırırım, gerekirse Ankara’dan ekmek getiririm ama fakir fukarayı ekmeğiyle terbiye etmem. Sözünde durdu(!) Seçim biter bitmez, fırını iki aylık bakıma aldı. Ankara’dan da ekmek getirmedi. Vatandaş 60 kuruşa ekmek yemeye devam ediyor.
Bahçelievler, Karşıyaka’yı çamurdan kurtaracağım dedi. Dediğini tutmak için de çalışmalara başladı. Ama zaman kısa olup seçim gerçekleşince çalışmalara devam etmeye gerek kalmadı, her şey ortada kaldı. Aynı çalışmayı Atatürk Bulvarı’nda da gerçekleştirdi. Kaldırımları söktü, yerine yeni taş döşemeye başladı. Ama maalesef burası da yarım kaldı.
Hadi yatırımdan vazgeçtik. Belediye işçilerinin maaşını verelim, hizmet aksamasın, işçi işverene nankörlük yapmasın dedik. Ama işçi maaşını alamadı, çoluğuna, çocuğuna, hanımına, akrabalarına, esnaflara herkese mahcup duruma düştü. Siz bu işçiden ne hizmeti bekliyorsunuz?
Bir tesellimiz vardı. Memur bari maaşını düzgün alıyordu diye düşünmüştük. Ama bakıyorum ki bu ay memur bile maaşını düzgün alamamış. Bildiğim kadarıyla memurun maaşını ödememek suç. Çünkü bu para merkezden geliyor ve hiç kesintisiz maaş olarak ödemek zorundasınız. O zaman belediye bu suçu işlemeyi göze almış. Ama memuru açlıkla terbiye edersen hizmet alamazsın. Memur rüşvete, yolsuzluğa alışır. Bunun ucu sana kadar da dokunur. Benden söylemesi!
Ha, şunu da söyleyeyim. Biz kimseye karşı değiliz. Yaptığınız her güzel hizmeti de vatandaşa anlatırız. Siz çıkın meydanlara, yaptığınız hizmetleri anlatın, biz de göğsümüzü gere gere yaptığınız hizmetleri vatandaşa anlatalım. Ama yaptığınız hizmetler Makro ve otel gibi olmasın. Böyle hizmetleri de eleştiririz.