Renkleri farklı yüzlerce çocuk ve genç Türkiye’de buluştu.
Her birinin yaşadığı ülke dünyanın başka bir köşesindeydi.
Farklı bir aile yapısı ve kültürüyle doğup büyüdüler.
Ana dilleri ve gelenekleri farklıydı.
Zevkleri, alışkanlıkları, korkuları birbirine hiç benzemiyordu.
Tek ortak yönleri vardı: Türkçe.
Bu yaşlarına kadar belki de hiç görmemişlerdi Türkiye’yi.
Türkiye’nin dünya üzerindeki yerini de bilmiyorlardı belki.
Yaşantımızdan, kültürümüzden, dilimizden haberleri bile yoktu.
Şimdi ise dilimizi öğrenmişler bizi anlıyorlar.
Bizim gibi güzel ve işlek olarak Türkçe konuşuyorlar.
Şiirlerimizi okuyup şarkılarımızı ve türkülerimizi söylüyorlar.
Neredeyse bütün halk oyunlarımızı oynuyorlar.
Şiirlerimizi onlardan dinlemek gururlandırıyor bizi.
Türkülerimiz onların yorumuyla başka bir değer kazanıyor.
Şarkılarımız gizemli duygularla tekrar ruhumuza işliyor.
Halk oyunlarımızın figürleri yeniden hayat buluyor.
Kültürümüz dünyanın her köşesinde gür bir şekilde sürgün veriyor.
Bu aşamaya gelinmesi kolay olmamıştır tabii ki.
Gece-gündüz çalışılıp ter dökülmüştür.
Uykudan, dinlenmeden ve zevklerden vazgeçilmiştir.
Kendi özel işlerinden feragat edenler az değildir.
Nice ertelenmiş hayaller vardır mutlaka.
Ama bütün bu çabalara değmiş doğrusu.
Çalışmalar meyvesini vermeye başlamış.
İlk başladığı yıla bakınca ne kadar uzun bir mesafe alındığı görünüyor.
Bu sonucu görünce emeği geçenlerin yüzleri gülüyordur.
Türkçe’miz için ne kadar büyük bir adım attıklarının bilincindedirler.
Belki onların sayesinde Türkçe dünyada en çok konuşulan dil olacaktır.
Bu müthiş tablo için ne kadar övünseler azdır.
Türkçemizi öğretirken kültürümüzü de öğretiyorlar.
Bizim geleneklerimizi dünyanın her bir köşesine yayıyorlar.
Bunu yaparken sömürgeci devletler gibi insanları korkutup zorlamıyorlar.
Bilakis, tatlı dilli ve güler yüzlü davranıyorlar.
Kültürümüz ve inancımız gereği onlara sevgiyle yaklaşıyorlar.
Onları incitmeden ve üzmeden kardeş oluyorlar.
Onlara bizim geleneklerimizin güzelliklerini sunuyorlar.
Bu çalışmada emeği geçenlere teşekkür ediyorum.
Tarihimiz onları Türkçe’nin kahramanları diye yazacaktır.