Aykulların büyüğü Kırıkkalespor’u alırken yaptığı bir açıklamasında “Kimseye ihtiyacım yok” demiş, şehrin takımı Kırıkkalespor’u kimsenin katkısı olmadan şampiyon olacağını vaat etmişti.
Bir süre kulübü idare eden Aykul, kolları sıvayıp önce tribünlerin tadilatına başladı.
Şehre yakışır bir stat hayaliydi çünkü.
Stadın tadilatı için kaynak nasıl sağlandı, kim verdi söylentilerden emin değilim ama eski milletvekili Murat Yılmazer katkı sağlamış.
Tabiî ki kulüp epeyce borçlandı.
Bir ara kamuoyunun dilinde dolaşanlara göre bu borç tam 3 trilyon denildi.
Daha sonraki gelişmeler malumunuz üzere.
Büyük Aykul takımı küçük Aykul’a bıraktı.
Takım başarısız sonuçlar aldı.
Şehir takıma pek fazla ilgi göstermedi bu yüzden.
Küçük Aykul başarısız haldeki takımı elindeki imkanlar ile yürütemeyeceğini söylemiş, büyük Aykul’un aksine şehir halkından destek istediğini ilan etmişti.
Ama olmadı.
Şehir halkından gerekli destek gelmediği gibi şehrin idari makamlarından da yaklaşım göremedi.
Bunun üzerine küçük Aykul kulübü bıraktı.
Kongreye gidildi kulübe kongrede sahip çıkan olmadı.
Sahipsiz kalan takımı vicdanı sızlayan küçük Aykul tekrar sahiplendi.
Buraya kadar gelinen süreç için aklınıza ne gelir sizin bilemiyorum ama bir anlamda bir anlamda kulüp zorla küçük Aykul’a verildi diyebiliriz.
Bu sezon takım ligden düştü.
Zorla ikinci lige çıkartılan takım, artık üçüncü ligde.
Kırıkkalespor’un üçüncü lig kadrosu nasıl kurulur, tekrar ikinci lige çıkabilir mi, çıkmaz mı kestirmek zor.
Geçenlerde küçük Aykul’un açıklaması dikkatimi çekti.
Diyor ki, “içinden atarı olan varsa gelsin”
Bu söz meydan okuma mıdır, yoksa davet midir pek anlamadım gerçi ama sanıyorum kulübün borcunu ödeyebilecek yürekte birisi varsa talip olsun demek istemiştir büyük ihtimal.
Üslup belki hoş değil.
Yaklaşım tarzı ve söylemi aşırıya kaçmış.
Bu ayrı bir konu.
Benim söylemek istediğim Kırıkkalespor’un ligden düşmesinin müsebbibi sadece Aykullar değildir.
Yönetimi yalnız bırakan şehrin sahiplerinin de sorumluluğu büyük bence.
Peki bundan sonra ne yapmalı diye bir soru aklınıza geliyorsa ben söyleyeyim isterseniz.
Takım ve kulüp tekrar ayağa kaldırılmak isteniyor ise önce yönetim kadrosundan temizliğe başlanılmalı.
Sonra kulübe sahip çıkacak biri çıkar ise küçük Aykul kulüpteki alacaklarını alsın ama içindeki şehir ve takım sevgisiyle hareket ederek biraz insaflı olsun.
Bir koyup 10 istemesin.
Gerekirse alacağının yarısından vazgeçsin.
Ancak bu şekilde bir tavır ortaya konulursa kulüp ayağa kaldırılabilir sanıyorum.
Tabi ki, küçük Aykul gerçekten vicdanı sızlayarak takımın kurtarılmasını istiyorsa.