09 Şubat 2012 Perşembe

27.05.2009 00:00:00 1096  defa okundu.

Yassıada ve Başvekilim Adnan Menderes

 Acılarla sonlanan hayatların başı sen oldun, sonu sen oldun, yaslı, hicranlı, hasret dolu hayatlara sen şahitlik ettin Mayıs günleri, Eylül günleri. Gönüllere hüzünle girdin, dertle çıktın, hüznün ayı oldu sizin adınız…            

              

Aylardır süren, asılsız mesnetsiz suçlamalarla geçen, haksız, hukuksuz yargılamaların yapıldığı Yassıada (Yaslı ada) duruşmaları nihayetlenmişti… Karar verilmişti artık darağacının yolu görünmüştü, aziz milletimizin Başvekiline Aydın’ın zeybeğine, kibar, naif, nazik adamına, memleket sevdalısı Adnan Menderese…

Eylül’ün günleriydi, günlerin on yedi siydi, gecenin ilerleyen vaktiydi… Jipler gelip gidiyordu. Hava dağınık, hava karanlık, hava ürkütücü,  insanların yüreğine kasvet yayıyordu… Uzaklardan gönüllere inşirah veren davudi bir sesle Zil-zal suresinin son ayetleri okunuyordu. Gökyüzü bulutlu ağlamaya, yaşını dökmeye hazırlanıyor, cinayet vakti yaklaşıyor, yağmur yavaş, yavaş çiselemeye başlıyordu…

 

İmralı’da misafir salonunun önünde postal sesleri… Yavaş, yavaş düzenli adımlarla birileri geliyor salonun önüne… Ayak sesleri zayıflıyor, salonunun önünde duruyorlardı. Kuran-ı Kerim’ den zil- zal suresinin ayetleri bitmek üzereydi. Herkes de bir hüzün havası vardı, dokunsan ağlayacak, yağmur olup yağacaktı. Yıllar sonra başvekili darağacına gönderenler, destekleyenler bile pişman olacağı cinayet işlenmek üzereydi.          

 

‘’İsmet Paşa’nın’’ Berrin hanımla görüşmesinde, göz pınarından birkaç damla yaş süzülürken beni de dinlemiyorlar diyebilmişti sadece, ok yaydan çıkmıştı. Gecenin ilerleyen saatleriydi, bugün belli ki geri dönülmez bir ufkun akşamındaydık…  Hava ürkütücü, korkutucu, simsiyah bir gecenin karanlığındaydık… Önemli bir yolcu vardı, ötelere yolcu edilecek Eylülün hüzün kokan, dert kokan, pişmanlık soluyan günlerinde…

        

    Gökyüzü dağınık, bulutlar hüzünlü, insanlar üzüntülü, belli ki bir ağıt yakacak gökyüzü ülkemin Başvekiline, Adnan Menderesime… Bardaktan boşanırcasına gözyaşı olup inecek yeryüzüne, akacak sızlayan vicdanlara, çiseleyen yağmur hızını artırıyor, ara, ara  şimşekler çakıyordu         

            

 Eylül’ün günleriydi, öğlenin vakitleriydi, son arzusu soruluyordu,  ülkemin başvekiline,  verilen yenice sigarasını, titreyen zayıf parmakları arasında tutarken, dudaklarından son sözleri dökülüyordu; ‘’ Dünyadan ayrıldığım şu anda, ailemi ve çocuklarımı şefkatle andığımı kendilerine bildirin. Vatanı ve milleti Allah refah içinde bıraksın’’  ifadeleri hayata dair son sözleri olmuştu ülkemin başvekilinin…

Tek başına ipe doğru yürüyen başvekilim, misafir salonu ile darağacının bulunduğu yer arasındaki 80 metrelik yolu da,  rahatlıkla geçecekti. Eller bağlı, diller bağlı, gönüller bağlı, bitkin,  zayıf, bitap düşmüş, zayıflamış, yüzünde benekler oluşmuş başvekilimin… Gözlerinde korku yok, vicdanında sızı yok,  kafası dik, alnı açık yavaş adımlarla yürüyor darağacına… Milletimiz adına her anı, her saniyesi ürkütücü, korkutucu, üzücü,  kahredici olsa bile mahşer yerindeydi artık,   ülkemin başvekili darağacındaydı…           

            

Sonbaharın ayı idi, Eylülün günleriydi, ağaçlardan düşen sarı yapraklar savruluyordu gökyüzüne… Sarı zeybeğin savrulduğu gibi ötelere… Ülkenin her hanesinde gönüllere kor düşüyor, yangınlar çıkıyor,  vicdanlar sızlıyordu…

 

Serçeler kaçacak yer arıyor, kargalar çığlık atarak uçuşuyorlardı... Şimşekler çakıyor, yağmur hızlanıyor, kasırgaya dönüyor. Ortalık birbirine giriyor toz duman oluyordu… Meydan mahşer yerine dönüyor, infaz gercekleşiyordu…

 

Yüreğimizde hiç bitmeyecek bir hüzünle, bir hicranla gözümüzdeki yaşlar başlıyordu... Başvekil ahirete yolcu edilirken, gönüllere hüzün, dert, keder, üzüntü adına her ne varsa doluyordu… Gözümüzden dökülen damla, damla yaşlar gibi süzülüp gidiyordu…    

 

 Eylül’ün günleriydi, bir şanlı devrin kapanıp, acz içinde bir devrin açıldığı gündü, işte o gün hayallerime giren kâbus, üzerime çöken karabasandı.

Anaların ağladığı, babaların sızladığı, çocukların yetim kaldığı, bir milletin yasa boğulduğu günlerdi.       

Yassıada’nın, yaslı ada, İmralı’nın kara ada olarak akıllara yerleşeceği gündü… aklın, izanın, insafın, sevginin, hoşgörünün bilinmeyen ellere uçup gittiği, boyunlara yağlı urganların dolandığı, yüreklerin yangın yerine döndüğü, sırtlara süngülerin dayandığı gündü.

Başvekilim,  seven, sevilebilen,  insanlardan bir insan olmayı becerebilen insan, seni bir kez daha İhtilalin yapıldığı şu günlerde Türk Milleti rahmetle, hasretle, sevgiyle, saygıyla anıyor. Ruhuna fatihalar gönderiyorum, ruhun şad ola başbakanım, ruhun şad ola…

 

Yorum Yaz


YORUMLAR
Ahmet YETİK:
sayın Çetiner ; demokrasiye en çok sahip çıkmammız gereken şu puslu günlerde demokrasi adına mücadelede ismi tarihe yazılmış bir değeri gündeme getirdiğiniz için teşekkür ederim.fakat şunu da söylemek isterim biz böyle insanları mücadelelerinde yalnız bırakıp ölümlerinden sonra methiyeler yazıyoruz.örneğin özal yazıcıoğlu ecevit vs.. bence böyle değerli şahsiyetlere yaşarken destek vermek cesurca onları savunmak demokrasiye özgürlüğe barışa huzur ortamı oluşturmaya çalışan herkese sahip çıkmak geek
09.12.2009 15:28:31
hodarlı ibrahim çetin:
Aman da aman son zamanlarda kafir amerikanın sözde Türk özde sabetayist sevgilileri ne kadar da baş tacı edilir oldu! Görünen o ki bazı odaklar bu gidişle menderesi "mesih" ilan edecekler! O karanlık odakların sözcüleri, var mısınız menderesin marifetlerini yazmaya? Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nin öğrenci işlerini (03125955017) arayın da sorun bakalım menderes o mektebi üç günde çarçabuk nasıl bitirivermiş, nasıl almış o diplomayı? Ha bir de artist ayhan abla ile menderesinizin bazı malum ilişkilerini ortaya dökmeye var mısınız? cesaretiniz var mı? Pekiala TBMM'deki menderes despotizmi hakkında neden iki satır kaleme almıyorsunuz? Açalım mı meclis zabıtlarını? Bilmiyorsanız sorun anlatayım, bilmemek ayıp değil öğrenmemek ayıp. Ama en büyük ayıp; eğriyi doğru, doğruyu da eğri göstermektir! Ben bu ayıbı kabul etmiyorum, üstüme toz kondurmam diyen varsa hodri meydan! İtina ile toz alınır!
07.12.2011 16:09:46

YAZARIN TÜM YAZILARI
Yassıada ve Başvekilim Adnan Menderes - 27 Mayıs 2009 Çarşamba 00:00
Soylu Adam; Süleyman Soylu - 06 Mayıs 2009 Çarşamba 00:00
Alparslan Pehlivanlı - 22 Nisan 2009 Çarşamba 00:00
Bir Yiğit Vardı - 08 Nisan 2009 Çarşamba 00:00
Başkent EDAŞ'a Elveda! - 02 Şubat 2009 Pazartesi 00:00
Anneciğimin Kardeşi-2 - 29 Ocak 2009 Perşembe 00:00
Anneciğimin Kardeşi - 23 Ocak 2009 Cuma 00:00
Ey Rabbim! İsrail'le Sen Başedersin - 09 Ocak 2009 Cuma 00:00
Melih Gökçek'le Yola Devam - 05 Ocak 2009 Pazartesi 00:00
Sağduyu Galip Gelecek, Melih Gökçek Aday Olacak - 26 Aralık 2008 Cuma 00:00
MİLLİYETİ HAREKET PARTİSİ VE YEREL SEÇİMLER ÜZERİNE KULİSLER.... - 01 Aralık 2008 Pazartesi 00:00
Ak Parti ve Yerel Seçimler Üzerine Kulisler - 28 Kasım 2008 Cuma 00:00
Milli Eğitim Bakanı'nı Dinlerken... - 21 Kasım 2008 Cuma 00:00
Eşit İşe, Eşit Ücret mi? - 19 Ekim 2008 Pazar 00:00
Yassıada, Yaslı Ada - 06 Ekim 2008 Pazartesi 00:00
Ergenekon'dan Mahalle Baskısına - 03 Eylül 2008 Çarşamba 00:00
TEK ADIMDA YATIRIM - 20 Ağustos 2008 Çarşamba 00:00
Kuşadası Tatili - Manisa Ziyareti - 10 Ağustos 2008 Pazar 00:00
Hasan Doğan ve Ölümün hatırlattıkları - 05 Ağustos 2008 Salı 00:00
KIRIKKALEM - 03 Temmuz 2008 Perşembe 00:00
TÜRKÇE OLİMPİYATLARI ÜZERİNE... - 12 Haziran 2008 Perşembe 00:00
TÜRKÇE OLİMPİYATLARI ÜZERİNE... - 11 Haziran 2008 Çarşamba 00:00
BİR CUMARTESİ AKŞAMI, BİR KADIN, İKİ ÇOCUK - 08 Mayıs 2008 Perşembe 00:00
BİR PAZAR YAZISI, BİZİM MUHARREM.. - 24 Nisan 2008 Perşembe 00:00
ŞİİRLERLE, YAZILARLA SEVGİ YOLCULUĞU... - 16 Nisan 2008 Çarşamba 00:00
GÜNEDEME DAİR DEĞERLENDİRMELER... - 11 Nisan 2008 Cuma 00:00
Ah! Benim Eskici, Vefalı Ruhum - 07 Nisan 2008 Pazartesi 00:00
İHTİLALE DOĞRU; BİR SEVDA MASALI - 30 Mart 2008 Pazar 00:00
NEWSWEEK' E KAPAK OLMAK... - 24 Mart 2008 Pazartesi 00:00
ÇANAKKALE SAVAŞININ ANLATTIKLARI... - 17 Mart 2008 Pazartesi 00:00
KÖŞE YAZARLARIYLA KAHVALTI - 10 Mart 2008 Pazartesi 00:00
Ve ey , ve ey şehidim - 27 Şubat 2008 Çarşamba 00:00
LALE VE LADEN - 22 Şubat 2008 Cuma 00:00
AHDE VEFALI OLMAK - 10 Şubat 2008 Pazar 00:00
Ve ey, ve ey AYSONA - 01 Şubat 2008 Cuma 00:00
HRANT DİNK CİNAYETİ ÜZERİNE.... - 25 Ocak 2008 Cuma 00:00
ÖRNEK ALINACAK BİR İNSAN;HACI KEMAL ERİMEZ (2) - 21 Ocak 2008 Pazartesi 00:00
ÖRNEK ALINACAK BİR İNSAN;HACI KEMAL ERİMEZ (1) - 17 Ocak 2008 Perşembe 00:00
YASLI ADA,YASSI ADA..BAŞVEKİLİ YARGILAYAN ADA... - 12 Ocak 2008 Cumartesi 00:00
Kimse yokmu derneği ve güneydoğu - 06 Ocak 2008 Pazar 00:00
Çocukluk yıllarında, Bizim mahallemiz.. - 30 Aralık 2007 Pazar 00:00
ACZ ŞERHİ - 24 Aralık 2007 Pazartesi 00:00
Gün ola, bayram bizim bayram ola... - 18 Aralık 2007 Salı 00:00
Abdülhamidi Tanımak..Abdülhamidi Anlamak... - 13 Aralık 2007 Perşembe 00:00
Hey Gidi Günler - 06 Aralık 2007 Perşembe 00:00

Son Yorumlar

Abidin Emmi
Okullara andımız kaldırılsın Kaldırıldı Üniforma giyilmesin Tamam çıkarıldı Milli Güvenlik dersleri kaldırılsın Kaldırıldı Öğrenciler sınıfta bırakılmasın Tamam sınıfta bırakılmadı Öğrencilere cetvelin ucuyla dahi vurulmasın Tamam pekiii Sayın Sendika başkanı demokratikleşme adına Eğitimde binbir türlü değişikliğe gidiliyor Hiç öğretmenlerden soruyormusunuz pekii Eğitimin kalitesimi artıyor? Tanıdığım bir çok öğretmene soruyorum kesinlikle hayır diyorlar Pekiii Öğrencilerin kalitesimi artıyor Tanıdığım öğretmenler okullardan öğrencilerin kafası bomboş öğrenciler mezun ediliyor diyorlar. Öğretmenler diyorki okula gelen Müfettişler artık öğrencinin bilgi seviyesini ölçmeye gelmiyorlar Ya neye geliyorlar Duvarda şu levha niye yok şu çizelge neye yok onu kontrol ediyor diyorlar Tüm bunların sonucunda Neymiş Avrupa Birliğine bakın bizim şu kadar okumuş öğrencimiz var diyecekmişiz. Yeğenim Sivasın bir ilçesinde Meslek Lisesi öğretmeni. Soruyorum öğrencileriyin seviyesi ne durumda diye. Özellikle Matematik dersindeki seviyeleri ilkokul 2 veya 3 sınıf düzeyinde diyor. Öğretimde demokratikleşme sevdasından kurtulup eğitimde kadrolaşma,sendikalaşma sevdasından kurtulup birazda eğitimin kalitesini artırmaya ne zaman başlayacaksınız acaba
07.02.2012 11:07:41

bd
Kırıkkalede hiç mi adam kalmadı ne?Kırıkkaleli değilse adam değil mi? Kırıkkaleye en büyük zararı yine kırıkkaleliler vermiştir.
07.02.2012 09:26:40

Şeref
İlimizde böyle bir kuruluşun hizmet sunması bizim için bir şans. Başta Başhekim Sayın Adnan TEZEL olmak üzere tüm çalışanları kutlar,başarılı çalışmalarınızın devamını dilerim. Teşekkürler.
05.02.2012 22:36:45

zafer tekin
abicim samimi isen yolun ve ufkun açık olsun,ismimiz soyismimiz aynı bazen isimler ve soyisimler aynı şeyi ifade eder,yani o ismin veriliş sebebi vardır.başarılar bende veterinerlik görevimle vatanıma hizmet ediyom ama bazı utanılacak durumlar var bizim meslekte herkez utanmaz ama utanan vardır,kolay gelsin görevinde başarılar
05.02.2012 14:32:30

a.vural
2007 seçimleri idi bizlerde akp li olarak adaylarımızın konuşmalarını takip ediyorduk ve takip ettiğim kadarı ilede hakikaten Musafa beyin çok güzel fikirleri vardı kendisi üniversite kökenli olduğu için şöyle diyordu Allah'ın izni ile milletvekili seçilirsem MKE nin yönetim yapısı özel sektör şartlarına uygun olacak vede teknolojisini en son teknoloji le yenileyip dünya standartlarının üzerine getirteceğiz ve de eskiden olduğu gibi mke de en az 10-12 bin işçinin çalışabileceğini söylüyordu vede gayet mantıklı ve doğru şeylerdi ve Allah nasip etti kardeşim milletvekili oldu ama biz Milletvekili kardeşimizin mke ile ilgili herhangi bir girişimini hatta özel sektörle mke yi buluşturacak herhangi bir projeyi, teknoloji yenileme ile ilgili herhangi bir projeyi10-12 bin işci alımı ile ilgili herhangi bir projeyi göremedik siz milletvekili iken yöremizle ilgili hiç bir çalışma yapmazsanız benim Başbakanım bunları görmiyecek mi Beyler Türkiyenin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan Beydir o da doğruları bilir ve görür benim gördüğüm açidan da Mustafa beyin üzülerek söyluyorum MKE Genel Müdürlüğü için en ufak bir şansı yoktur daha doğrusu Milletvekili olmadan önceki fikirlerini Hayata geçiremediği için şansın kaybetmiştir özünde de çok mütevazı,çalışkan vede dürüst bir kişi olmasına rağmen bence şansı yoktur tabi bu benim dışar dan gördüğüm eğer Mustafa bey yukarda saydığım olaylarla ilgili girişimleri olmuş vede bende bunu atlamış isem o zamanda kendiisinden özür dilerim ama bildiğim kadarı ile mke nin personel sayısında düşüş oldu ,teknoloji ile ilgilide pek gelişme olmadı gibi ama genede Mustafa beyin gazeteniz aracılığı ile bir cevabını beklerim Sayın Milletvekilim seni yinede seviyoruz saygılarımla
05.02.2012 10:34:37