Ne kadar kısa…
65 bilemedin 70 yıl. O da belki!
Geçmiş yıllarımın resimlerine bakıyorum.
Geçmiş zamanlarımın geri gelmeyecek anları.
Zaman su gibi derler doğruymuş.
Akıp gider.
O kadar hızlı gidiyorum ki zamanın içinde, bazen zaman bile yetişemiyor bana.
Sorguluyorum anlamını hayatın, aldığım nefesten öte değil.
Nefes sayılı ya, bilinmeyen sona, alınan her nefeste bir adım daha yakın.
Yaşam, saman alevi yanıyor ve bitiyor.
Ölümden başkası yalan ya, bir o gerçek…
Ve bu gerçekte esnaf cinnet geçirip vuruyor arkadaşını,
Ya da olur olmazlara sinirlenip zaten kısa olanı tüketiyoruz.
Ertelemek var ya işleri, hani fırsat bulunca yapacaklarımız, nedense bir türlü fırsat olmaz…
Neden aramak gelmez aklımıza sevdiklerimizi…
Aslında gelirde, Vakit yoktur bir türlü…
Ah o vakit, bir türlü uğramaz bizlere…
Bir uğrasa neler yaparız…
Ya hep aklımdasın ama bir türlü fırsatını bulamadım- cümlesi hayatımızın en önemli bahanesi olmuştur.
Hele pazartesi olsun da yaparım-gelirim ya da başlarım…
Pazartesi gelince gün mü yok, Çarşamba ya da Cuma ertelenecek günler arasındadır.
Geçen Cuma gelecektin aylar oldu gelmedin, cümle çok anlamlı aslında…
Çünkü geçen Cuma bundan 4 ay önceydi…
Aslında sadece yaşamaya yaşıyoruz sanki…
En kısa zamanda görüşelim- cümlesinin üzerinden 5 ay geçecek ki anlamını bulsun…
Yarın sigarayı bırakacağım derken 4-5 yıla ihtiyacım var…
Ya da çok kilo aldım rejim yapmam lazım cümlesi aslında o diyete hiçbir zaman başlanamayacağını anlatıyor.
Yapılacak o kadar çok iş var ki.
Ama zaman yok…
E tabi sen zamanı bol keseden harcarsan biter.
Bu dünyada bitmeyecek şey yok, ömür bitiyor var mı ötesi.
Eskiler idare diye bir şey bilirmiş.
Suyu, elektriği, ekmeği idareli kullanırmış…
Ve eskiler uzun yaşarmış…
Çünkü idare ederlermiş.
Ayakkabının altına pençe, yırtılan pantolona yama,
Aynı kaptan yermiş tüm aile yemeğini.
Arkadaşlıkları, dostlukları komşulukları idareliymiş,
Ve biri konuşurken dinlermiş diğeri.
Bilirlermiş, saygıyı sevgiyi hürmeti.
Bilirlermiş komşusu açken yatmamayı,
Bildikleri daha çok şey varmış,
Yufka ekmeğin içinde yumurta ve soğan yerler, ayran içerlermiş.
Bedenlerine saygı gösterir iyi bakar eziyet etmezlermiş kendilerine.
Geç geldik bu dünyaya vesselam.
Ey hayat az bir soluklan…
Bir nefes al. Bir dur, bir bak etrafına bak yaz geldi,
Ve arkasından getirecek kışı ve aynı sen gibi
Yazlı kışlı geçecek ömür.
Baki kalan, bu kubbede hoş bir seda imiş.
Ve o hoş seda, cemaatin sen giderken ardından yürekten iyi bilirdik demesiymiş.