Bazı şeyleri gördüğümüz halde bilmemek gibi bir handikabımız var.
Çoğumuz üç maymunu başarıyla oynuyoruz…
Hele resmi kurumların –istisnalara saygım var- bir kısmı çok daha başarılı…
Sayın il Kültür Müdürü Silah fabrikası bünyesindeki Silah Müzesinin halka açıldığı meyanında onur verici açıklamasını yaparken…
Bir müze için Kültür Bakanlığı envanterine kayıtlı olan ve bugün Mustafa Pekdoğan Kültür Parkındaki müzede bakımsızlıktan çürüyen…
Beklide bir kısmı yerinde bile olmayan, yüzün üzerindeki tarihi eseri hiç merak etti mi?
Evet, orası Kültür Bakanlığı tarafından görevlendirilmiş uzmanlar tarafından nezaret edilerek tefriş edilmiş bir müzedir.
O müzede bulunan tarihi eserler sayın müdürün bahsettiği Silah müzesinden oraya yine Kültür Bakanlığı yetkilileri refakatinde nakledilmiştir.
Ve Kültür Bakanlığı yetkilileri tarafından da dizayn edilmiş, çevre güvenliği vs. gibi konulara kadar bir yönerge ile teslim edilmiştir.
Yani bu müze İl Kültür Müdürlüğünce ve valilikçe “bana ne ?” diyebilecekleri bir şey değildir.
Adı “Silah, Sanayi ve Etnografya Müzesi” olan Kültür Park bünyesindeki müze, bakanlık denetimindedir.
Oradaki eserlerin hepsi Kültür Bakanlığı Tarihi Eserler envanterinde kayıtlıdır.
Bu konuda fazla gayrete gerek yok.
Gidin Silah Müzesinden alınıp getirildiğine dair belgelere ulaşırsınız.
O eserlerin dudak bükülmeyecek bir şeyler olmadığını anlarsınız.
Geçmişte de bu konuda yazılar yazdım.
Kültür Parkın üst girişindeki 16 Türk büyüğünün adam boyu büstlerinin alt kaide mermerleriyle birlikte söküldüğünü görünce bu köşeden “siz hain misiniz?” diye bile sordum.
Belediyeden vali beyin bile açıklama taleplerine cevap gelmediğini gördüm.
Ve şimdi sayın belediye başkanının tarihine dair içinde hissiyatından bile şüphe eder duruma geldim.
Ama bizim devleti temsil eden valilik ve kültür müdürlüğünün bu konuya bakmasını bekliyorum.
Eğer benim tarihimin bir parçasına onlarda üç maymun rolünü oynayarak ilgileneceklerse…
Açık söylüyorum, onlardan da şüphe edeceğim…