Belediyenin ara caddelere parke taşı döşemesini kimileri taktir ediyor, kimileri ise ön yargı ile bakıyor.
Herkes içinden sorguluyor iyisiyle kötüsüyle, faydası ve zararı ile.
Ve yine herkes parke taşı döşenmesi işinin temelinde bir art niyet arıyor.
Hizmetin iyisi kötüsü bir yana şunu söylemek gerekiyor ki, düşünselde yerinde bir yaklaşım.
Ancak uygulamada iki ayrı zararının olduğunu belirtmek lazım.
Birincisi parke taşını döşemek üzere ihale edilen firmanın ortaya koyduğu yaklaşım ve anlayış.
İkincisi ise parke taşı döşenen caddelere araçlarını park etmek isteyen araç sürücülerinin düştüğü müşküliyettir.
Yaşanan bu iki sıkıntı ise ister istemez Belediye yönetimine dolaylı da olsa zarar verir noktaya ulaşıyor.
Zira park sorununun hat safhada olduğu ve bazı alışkanlıkların terk edilemediği Kırıkkale’de park sıkıntısı yaşayan araç sürücüleri doğal olarak Belediye yönetimine tepki gösteriyor.
Birde üstüne üstlük sürücülerin sık sık park cezasına maruz kalması tepkileri hat safhaya çıkarmaya yetiyor.
Paralı otoparkların ise kontrolsüz olarak her akıllarına estiğinde park ücretlerine zam yapmaları sorunun başka bir yönü.
Her yandan sıkıştırılan sürücü adeta aracına binemez hale getiriliyor.
Bunun sonucu olarak da meselenin temelinde art niyet arayışı yaygınlaşıyor.
Parke taşlarını döşeyen firmanın ortaya koyduğu tavır ise şehirdeki hizmetlerin yürütülmesinde irdelenmesi gereken ayrı bir konudur.
Nizam ve intizamına uygun olmayan, bazı yerlerde yaptığı işlerle görüntü estetiğini bozan bir şekilde döşeme yapması, firma çalışanları, Belediye ve şehir esnafını karşı karşıya getirmeye yetiyor.
Daha doğrusu buradaki mesuliyetsizlik ve sorumsuzluğun faturasını da, daha önceki belediye yönetimlerinde olduğu gibi yine Belediye idaresi çekiyor.
Kısaca bu iş bir nevi, iyi niyetlerle yola çıkılan bir hizmette hiçte hak edilmeyen tepkilerin alınmasına imkan verilmesiyle sonuçlanıyor.
Daha doğrusu kaş yapmak isterken göz çıkartılıyor desek yeridir.
Netice itibarıyla parke taşı döşenmesi hizmeti, Belediye idaresinin lehine iken tam dersine bir hal alıyor.
Bu konuda gerek sürücüler, gerek şehir esnafı ve gerekse işi yapan firma açısından idarenin alması gereken bir takım tedbirlerin defaten alınması zorunlu hale gelmiştir.
Bu manada taşı döşeyen firmanın işi yaptıktan sonra gerekli kontrolü yapılmadan teslim alınmamasına umarım itina gösteriliyordur(!)
Yol kenarlarına park yapılmasını önleyen mantarlar konulurken, şehir merkezinde oto parkı bulunmayan çok sayıda binaların olduğu da umut ederim gözden kaçırılmıyordur(!)
Zira her fırsatta Kırıkkale’nin halen bir şehir hüviyetine bürünmediğini söyleyenler, yine ümit ederim gerekli alt yapıyı hazırlamadan halkı zorlamaya çalışmıyordur(!)
Aksi halde o kadar sorun varken sesini çıkarmayan ve kabullenen bu şehir halkının, söz söyleme sırası geldiğinde neler yaptığını göstereceğinden emin olmak gerekiyor.