Hatırlarsınız, araçlar hareket halindeyken telefonla konuşmak yasaklandı. Ama kim uyguluyor veya kim takip ediyor? Ben görüyorum. Araç sürücülerinin hep elleri kulaklarında. Sanki mübarekler bozlak çekeceklermiş gibi. Emniyet kemerini takmayanlara ceza var dediler, takanlar sayılı.
Şimdi de sigara yasağı çıktı. Kapalı yerde içene 62 lira para cezası. Efendim, Başbakan sigara içmiyormuş ve sigaraya karşı nefreti varmış. 50 yıllık tiryaki de diyor ki, “bana ne, o da içsin, kim karışır?”
Hatta şöyle diyor tiryaki: Bu memlekette demokrasi yok mu? Referandum yapalım, içmek isteyen mi çok içmemek isteyen mi? Hele bakın, kahvede içme, lokantada içme, pastanede içme, meyhanede içme, taksi tutup araziye mi çıkalım?
Bunları söylerken, sigarayı savunmuyorum. Ama öte yanda alkol alıp nara atanlar, hatta yok yere kavga çıkaranlar, bali çekip adam bıçaklayanlar, toplumun huzurunu kaçıranlar… Peki bunlar ne olacak? Bunlara hangi müeyyideler uygulanacak?
Demek istediğim şu ki, Türkiye’nin her devri bitti de sigara mı sorun oldu? Sigara içilmeyen sosyal tesislerde iş trendi ne kadar düşecek? 19 Temmuz tarihinden sonra bakacağız…
Böyle bir yasa Almanya’da da mevcuttu. Ama Alman Anayasa Mahkemesi iptal etti. Acaba neden?
Efendim, sigara içenler kansere yakalanıyormuş. Ya ömründe hiç sigara kullanmayanlar da akciğer kanserinden ölmüyorlar mı?
Alkolün “A”sını bilmeyenler, karaciğer sirozuna yakalanmıyorlar mı?
Velhasılı diyeceğim şu ki, her kuşu tutup besledik de bir tek ibibik kuşu mu kaldı? Tutmaya gerek var mı? Çünkü bu hayvan çok pis kokar.