Temel bilgisi zayıf öğrenci ilerleyen eğitim sürecinde başarısız olmaya mahkumdur.
Temelsiz bina nasıl ki, yıkılmaya mahkum olacak ise temelsiz bilgi üzerine inşa edilecek görüşlerin de hiçbir haklı gerekçesi olamaz.
Nasıl ki;
-Yakıtsız aracın gitmeyeceğine,
-Temelsiz binanın yükselmeyeceğine,
- Eğitimsiz insanın başarılı olamayacağına,
-Hastasız doktorun iş yapamayacağına,
-Unsuz ekmeğin üretilemeyeceğine,
-Meyvesiz ağaçtan ürün alınamayacağına göre, mesnetsiz yanlış bilgi üzerine de haklılığınızı gösteremezsiniz.
Bunları şunun için söylüyorum.
Belki sizlerinde dikkatini çekmiştir.
Geçenlerde Ofisin yeri ile alakalı bir gazetede yayımlanan bir yazı bir hayli ilgimi çekti.
Yanlış bilgi üzerine dayalı olduğunu tahmin ettiğim yazıya göre, Ofisin yeri ile Belediye’nin düşündüğü çok katlı otopark projesi ilişkilendiriliyor.
Mülkiyeti itibarıyla TMO’dan satın alınan ve tamamen özel şahsa ait bir şekle dönüşen Ofisin yeri, Belediye’nin hiçbir tasarrufu olmaksızın yine arsayı alan Ekrem Gök tarafından otopark haline getirilmiş durumda.
Tabiri caiz ise Ofisin yeri üzerinde Belediye’nin düşündüğü çok katlı otopark projesi, mülkiyeti alınamaması nedeniyle hayata geçirilmemiş oluyor.
Mülkiyeti özel şahsa yani Ekrem Gök’e ait olan ofisin yeri üzerinden Belediye yönetimine karşı muhalefet yapılmak istenmesi ise tamamen gerçek dışı bir durum arz ediyor.
Kaldı ki, Belediye yönetiminin düşündüğü çok katlı otoparkın hayata geçmesinin tek koşulu mülkiyeti Ekrem Gök’e ait olan yerin satın alınarak Belediye mülkiyetine geçirilmesiyle mümkündür.
Yani Ofisin yeri için Belediyenin her hangi bir yetkisi olmadığı gibi inisiyatif kullanmasının da bir imkanı görünmüyor.
Dedim ya, yanlış bilgi üzerine kurulu eleştiri insanları rahatsız etmekten öte gidemez.
Kimseye zararı olur mu diye sorulacak olursa ki, zarar verileceğine inanmak da mümkün değil.
Ancak haksız ve mesnetsiz siyasi malzeme olmaktan öte gidemez.
Yapılması gereken husus ve davranış biçimi ise kesinlikle önce doğru bilgiye ulaşmak, doğru bilgi üzerinden hareketle eksi ve artılarını ortaya koyarak şehri bilgilendirmektir.
Aksi halde çıkacak sonuç, girişimcilerin keyfini kaçıracağı gibi şehrin gelişimini de baltalamaktan öte gitmeyecektir.
Dünyanın her yerinde girişimci yatırımcılar her yönüyle desteklenirken, Kırıkkale’de ise köstek olmaktan başka bir işe yaramayacaktır.
Yapı itibarıyla dedikoduyu seven şehir insanları olarak bu davranışlardan mümkün olduğunca uzak durmak suretiyle en azından yanlış eleştirilerden kaçınıp, şehre bir katkı sağlamayı düşünen girişimcilere köstek olunmayacağı kanaatindeyim.
Ne dersiniz, yanlış mı söylüyorum?