Haberin başlığı “Park kavgası”
Vatandaşın biri aracını park isterken diğeri karşı çıkmış.
Park ederdin edemezdin derken tartışma büyümüş ve tekme tokat birbirine girerler.
Sonrası malum.
Silah ve bıçak çekiliyor.
Bu durum hayattan bir kesit.
Herkesin başına gelebilecek sıradan bir vaka.
Daha doğrusu sinirine hakim olamayan biri ile iradeyi ve hakimiyeti kendinde gören muhatabın diretmesi olayı.
Bir tarafta aracını park etmeye çalışan kabadayı diğer yanda müsaade etmeyen, müsaade ettiğinde mağlubiyeti ve kabadayılığına gölge düşeceğine inanan daha çok kabadayı.
Meselenin özeti bu kimilerine göre.
Düz mantıkla düşündüğümüzde aklımıza ilk gelen kabadayıların çatışması değil elbette.
Esasında “Park kavgası” resmi iradenin uyguladığı baskının dışa vurmasıdır.
Şöyle ki;
Biliyorsunuz, Kırıkkale’nin cadde ve sokakları araç parkına kapalı.
Sınırlı sayıda da park yerleri var.
Bu sınırlı sayıdaki otoparklara araçlarını park etmesi gereken sürücülerin pek çoğu ise günlük 4-5 TL gibi masraftan kaçınmak için müsait yer aramak zorunda.
Bir anlamda sürücü elinde ceza tutanağı ile bir yandan keklik avına çıkan resmi görevliden kaçarken, diğer yandan da hiçbir maliyeti olmadığı halde istediği gibi park ücretini belirleyen, vergi ödemeyen oto parklardan kaçıyor.
Aşağı tükürülse sakal yukarı tükürülse bıyık misali.
Nereye gitse, neyi tercih etse bir baskı var.
Biri ekonomik baskı diğeri resmi iradenin baskısı.
Mahalle baskısı ile özgür yaşamı elinden alınan vatandaşa, resmi irade baskısı ve ekonomik baskı da eklenince doğacak sonuç kendiliğinden ortaya çıkıyor bir nevi.
-Toplumun dokusu,
-İnsanların yapısı,
-Gençlerin anlayışı,
-Anne-Babanın görüşü,
-Polisin
-Öğretmenin,
-Emeklinin,
-Memurun,
-İşçinin
-Doktorun,
-Esnafın bakış açısına varıncaya kadar değişime uğruyor.
Her alanda uygulanan baskıcı anlayış çerçevesince sinirli, kavgacı, saygısız, hak ve özgürlüklere karşı anlayışsız bir topluma doğru gidiyoruz vesselam.
İnsanlar ve toplumların arası açılıyor.
Sizinkiler ve bizimkiler diye yeni bir toplum oluşuyor bir nevi.
-Piknikte
-Araçta
-Parkta
-Mahallede
-Sokakta
-İşyerinde dahi insanlar huzur duyamıyor artık.
Ceza baskısı, mahalle baskısı, ekonomik baskı huzuru kaçırıyor.
Sonuç ise ortada.
“Park kavgası”, arkadaş kavgası, kız kavgası, aile kavgası…