Türkiye grip olsa yine Kırıkkale’nin de salya sümük birbirine karışıyor.
Mehmetçiğimiz şehit oluyor, herkes ağlıyor içi yanıyor ama Kırıkkalelilerin gözyaşları sel olup akıyor.
Kırıkkalelinin yüreği kor oluyor.
Türkiye’nin bir köşesinde insanlar katlediliyor, göstermelik ziyaretler yapılıp mesaj veriliyor ama yine Kırıkkaleli gerçek manada üzülüyor.
Hatırlayın, Dünyayı kuş gribi vakası sarmıştı bir ara.
Daha sonra deli dana hastalığı.
Şimdide domuz gribi çıktı.
Türkiye bununla yatıp bununla kalkıyor.
Kuş gribinin üzerinden ne kadar zaman geçti hatırlıyor musunuz bilmiyorum…
Peki ya deli dana hastalığı…
Kene'nin tarihi henüz yeni; unutulmuş değil.
Ya veba salgını!
Soru şu; Kuşlar, danalar ya da fareler iyileştirilerek insanlık kurtarıldı da haberimiz mi olmadı!
Evet bir ara "deli dana hastalığı kasıp kavurdu ortalığı. "Dana katliamı" na varan bir süreç yaşandı.
Sonra "Kuş gribi" sardı dört bir yanımızı. Katledilmedik tavuk, horoz bırakmamacasına bir "tedbir vahşeti" yaşadık.
Derken keneler girdi devreye ve insanlar keyifle bahçesinde bir ağaç gölgesine "uzanamaz" oldu.
İşin sırrına vakıf olan da çıkmadı.
Danalar da tavuklar da telef edildikleriyle kaldı.
Keneyle mücadelenin yöntemini ise hala bilen yok. Neyse ki keneler görünmüyor bir zamandır da insanlar rahat ediyor!
Geçen ay bir eğitim seminerinde "Tavukları katlettik, keneler hortladı. Hata ettik. Önce keneler başka zararlıları yok edecek, sonra da tavuklar, keneleri yok edecekti." denildiğini anlattılar.
Yani "tavuk katliamı, kenelerin hareket sahasını genişletmişti.
Bir başka ifadeyle, "Tavuklar hayatımızın bir yerinde varlıklarını sürdürebilselerdi, kene vakıası bu kadar yayılmayacaktı."
Şimdi "domuz gribi" adıyla yeni bir salgın başladı.
İşin tuhaf yanı, salgının başladığı ülkelerde domuzlar üzerinde yapılan incelemelerde "domuz gribi hastalığına" rastlanmamış!
Dedim ya Türkiye’de hafif bir kıpırdama olsa Kırıkkale sallanıyor diye.
İlginçtir ama ilk defa sürek avlarına çıkıldığı Kırıkkale’de böylesi bir endişe ile kıpırdama yaşanmıyor.
Hayret doğrusu…
Merak ediyorum gerçekten.
Acaba Kırıkkale’nin “Domuzları” mı bitti yoksa bir yerlerden ayağa kalkın ey millet seferber olun diye bir talimat mı gelmedi?
Tahmin ediyorum bu iş en çok sahillerdeki yıldızları oteller ile turistleri ilgilendiriyor.
Türk turizmi zarar mı görecek acaba.
Bu salgın ile Türkiye’ye mi zarar verilmek isteniyor ne dersiniz.