Bazılarına göre ; Türk Bayrağı önünde poz vermiş olması, Valinin çağdaş biri olduğunu kanıtlamaz. Her şeyden önce sayın vali bıyıkları ile poz verdiği için çağdaş biri olamaz! Dahası konuştuklarını yorumlayarak çağdaş biri olmadığına karar verilmiş bile.
Ne diyor sayın vali:” Olay sosyolojik ve psikolojik açıdan çok iyi değerlendirilmeli. Buradaki aşiret yapısının, töre düzeninin, insanların yapısının iyi analiz edilmesi gerekiyor. Kız çocuklarının okuması konusunda gayret göstermemiz gerekiyor. Yörenin inançları gereği, kız çocuklarının ayrı okullarda okumasının faydalı olacağını düşünüyorum. Erkeklerle aynı okullarda okumaları istenmiyor. Bu çocukları eve mahkum etmemek için, çok sayıda kız okullarına, yurtlarına ihtiyacımız olacaktır.”
Mardin Valisi sayın Hasan Duruer, Vahim olay sonrası Can Dündar’a verdiği mülakatta bunları söylemiş.
Basından takip ettim.Malum bazı gazeteler bu iyi niyetli ve yerinde durum tespitini çarpıtarak vermişler. Laik bir ülkede kızların ayrı bir okulda,erkeklerin ayrı bir okulda okumaları olmazmış. Mutlaka karma olması gerekirmiş.
Geleneksel yaşam sürdüren ve kırsal kesimde yaşayan Türk milletinin efendisi köylüler kızlarını erkeklerin de bulunduğu okullara göndermek istemiyorlarmış. Herkes tarafından bilinen bir husus bu. Kız çocuklarının okutulmasında böyle bir engel var. Bu engel toplumun büyük bir kesiminin cahil kalmasına sebep oluyor. Kız çocukları geleceğin anneleri olacaklar. İyi eğitim almış olmaları gelecek nesillerin daha iyi yetişmeleri anlamına gelir.
Haberi çarpıtarak sunan jakobenlerimizin yaptıkları ortada. Verdiğimiz çağdaş(!) eğitimle aldığımız mesafe de bilinen bir şey.
Kızlarımız mevcut sistem içinde kendileri için açılan karma okullarda da okuma imkanları var, bunun yanında kız meslek liseleri de var. Kız yurtları da var. Bu zamana kadar laiklik bir tehlikeye girmedi.
Yani asıl dikkat çekmek istediğim husus toplu yaşanılan yerlerde ya da kamusal alanlarda mutlaka kadınların ve erkeklerin aynı anda bir arada bulunma zorunluluğu laik çağdaş yaşamın vazgeçilmez bir şartı değildir. Toplumsal hayatın bin bir çeşit ihtiyaçlarını karşılama ve insan hayatını kolaylaştırmak için böyle bir zorunluluk akıldışı bir tutum olur. Hayatı tek tipleştirir. Monotonlaştırır. Başka toplumlarda belki kadın ve erkekler aynı hamam içinde yıkanmayı sevebilirler ama bizim geleneğimizde böyle bir olgu yoktur. Hamamlarımız bazı günler kadınlara bazı günler erkeklere açılır. Bundan kimse rahatsızlık duymaz.
Daha önce yazdığım bir yazıda da işaret ettiğim gibi bazı bayanlar kendileri için yapılmış ve etrafı dış dünyadan izole edilmiş havuzda yüzebilirler. Onlara bu yaptığınız doğru değil, siz çağdaş yaşamı tehdit ediyorsunuz, mutlaka yanınıza göğsü kıllı erkekler vereceğiz diyemeyiz. Asıl bu zorlama çağdaş hayatı tehdit eder. Toplumsal çeşitliliği ortadan kaldırır.
Vali Bey haklı ama, bizim çağdaş yobazlarımız O’nu anlamak istemiyorlar. Bu cehalet sürsün gitsin istiyorlar. Köylü köylü kalsın Çobanın çocuğu okumasın . Çoban olsun. Her meslek babadan oğla geçsin. Kapıcını oğlu kapıcı kalsın. Tornacının Oğlu okuyup cumhurbaşkanı olmasın. Ayakkabısını çıkarıp evine giren adam hazinenin başına gelmesin İnançları gereği örtünenler açlığa mahkum olsun!
Asıl sorun; metazori yöntemlerle elde ettikleri statüleri sarsılmasın. Kast sistemi aynı kalsın. Bence bunun yürümeyeceği çok açıktır. Bu iletişim çağında bu anlayış yürümez. Bunlar çağdaşız diyorlar ama kendilerinden daha ilkel, primitif başka kimler kaldı bu dünyada. Çok merak ediyorum