Arada sırada birkaç dost bulunca oturur çay içer sohbet ederiz.
Birkaç gün önce yine çay içerken yetmişlik Hacı Cemal Emmi alnına dayadığı bastonu yere vura vura “zoruma gidiyo Hasan, inan çok zoruma gidiyo” dedi.
Kızarmış benzinde öfkeyi seyretmek mümkündü Hacı Cemal Emminin..
Gülerek takıldım “hayırdır emmi, yaşlılık mı zoruna giden?”
“yok” dedi. Sonra bastonu omzuna dayayıp taburedeki çayını alıp yudumlarken devam etti.
“Angarada, çangarada belediye ekmeği satılıyo da bizde niye yok? Gendi seçimlerde yüzbinden fazla ekmek çıkartan fabrikadan bahsetti, ama biz daha ekmek gormedik” dedi
Sahi niye yok?
Neden hala vatandaş altıyüz liradan ekmek yiyor?
Hacı Cemal Emmim ne demek istedi sizce?
Sayın başkan sahi neden millete hala altıyüz liraya ekmek sattırıyorsun..
Yüzbinin üzerinde üretim kapasiteli koskoca fabrikayı çürümeye terk ettiniz?
Beş senedir bu millete neden ucuz ekmek yediremedin?
Adamın sorası geliyo: yoksa?
Ha işte, yoksa dediğin gibi fırıncıları kollama gibi bir görevin mi var?
Yoksa senden önceki başkanın döneminde yapıldığı için mi gocunuyorsun?
Başkan etme gözün seveyim, seçim meçim kalmadı fakir fukara istifade etsin.
Sosyal yardımlaşma da öncülükten bahsederken altıyüz liraya ekmek yiyen onbinlerce hemşehrin ne suç işledi size karşı?
Eğer şov yapmak için ihtirasını yenememişsen, topla gazetecileri fırının önüne veya ekmek büfelerinin önüne dur, ekmek alanlarla fotoğrafını çektir.
Tıpkı Sosyal Konsey erkanının ailelerin gururunu yıkma pahasına evlerde poz verdikleri gibi, sen de poz ver.
Ama o fabrikayı kendi maharetinle işlet…
Geçmişteki işletmecilik tecrübelerinle işlet…
Demem o ki, birilerine…
Yandaş mandaş firmalara vererek değil, kendi maharetinle ucuz ekmek takdim edin Kırıkkale’lilere…
Yani bu insanlar dua etmeyecek kadar erdemsiz değil.
Ama ekmekleriyle oynama, oynatma…
Ve o fabrikayı senden öncekiler yaptırdı diye beş yıl atıl durumda beklettiğin gibi bu beş yıl da bekletme…
Hacı Cemal Emmimi de kızdırma…