Türk Dil Kurumu Başkan Yardımcılığına atanması ile ilgili lehte ve aleyhte haberler yer alıyor basında. Ben de daha önce konu ile ilgili bir yazı yazmıştım. Olayın gelişim sürecini çok yakından biliyorum. Bildiklerimi de paylaşmak istiyorum.
Dr. İdris Karakuş, Kırıkkaleli bir bilim adamı, şair, yazar ve bürokrat. Tanıyanlar hakkını teslim eder, adam gibi adam.
Başbakanlık Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumunda Araştırma, Planlama ve Koordinasyon Daire Başkanı olarak görev yapmakta iken Yüksek Kurum Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığına Uzman olarak atanan Dr. İdris Karakuş hakkında yapılan işlemi, Ankara 15. İdare Mahkemesi iptal ediyor. Mahkemece yürütmenin durdurulmasına karar verilmesi sonucu olmak üzere münhal bulunan Türk Dil Kurumu Başkan Yardımcılığına atamaya etkili Bakanca (Devlet Bakanı Prof. Dr. Mehmet AYDIN) ataması yapılıyor.
27 Kasım 2008 tarihinde Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığındaki uzmanlık görevinden ayrılarak aynı gün Türk Dil Kurumu Başkan Yardımcılığı görevine 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 62. maddesi gereğince göreve başlatılıyor. Olanlar bundan sonra oluyor.
İdris Karakuş, Devlet memurudur. Konuşma ve yazılı açıklama hakkı yoktur. Bir noktada eli-kolu bağlıdır. Abalıya vurmak da hem kolay hem zevklidir. Karakuş abalı konumundadır.
2008 Aralık, 2009 Ocak, Şubat, Mart, Nisan maaşları ödenmeyen Dr. İdris Karakuş’un kişilik hakları, onuru, mali ve sosyal hakları ne olacak diye hiç düşünmeyen birtakım hükümet dalkavukları ve basın mensupları linç eylemine kalkıştı.
Hem dava kazanacaksın, hem zararlı çıkacaksın, cezalandırılacaksın.
Mahkemeyi kazandığına pişman olacaksın.
Leyla Zinaya maaş verilecek, ama, İdris Karakuş’a verilmeyecek. Nerede yaşadığımızı öğrenmek istiyorum.
657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 169. maddesinde memurun maaşı her ay peşin ödenir deniliyor. 5 aydır Karakuş’a maaş ödemesi yapılmıyor.
Bunu yazan, gündeme getiren kimse yok Osman Durmuş’tan başka.
Devlet memuruna maaş vermiyorum ne demek?
Durmuş, bu konuda Devlet Bakanı Mehmet Aydın’a TBMM’de cevaplanmak üzere bir de yazılı soru önergesi vermişti. Bakan Kurumdan gelen üst yazılı bilgiyi eksilterek, üst yazıyı tutarak, eki bilgiyi TBMM’ye gönderiyor. Üst yazının fotokopisini Başbakanlıktan aldık.
Durmuş’a gönderilen cevabın tam zıddı bilgileri içeriyor.
Bakanlar Kurulu Kararı gereğince Kurban Bayramı dolayısı ile Devlet Memurlarına 02.12.2008 tarihinde maaş ödemesi yapılırken maaşı ödenmeyen Dr. İdris Karakuş, 04.12.2008 tarihinde Türk Dil Kurumu Başkanlığına maaşının ödenmesi ve Sağlık Karnesinin (Çocuklarının ve eşinin sağlık karneleri de dahil) hazırlanması için bir dilekçe veriyor.
Dilekçeye, Türk Dil Kurumu Başkanı Prof. Dr. Şükrü Haluk AKALIN tarafından, herhangi bir işlemin yapılamayacağı ve dolayısıyla maaşın ödenmeyeceğini bildiren resmi yazı ile cevap veriliyor.
Daha sonra TDK’na ve Türk Dil Kurumunun bağlı olduğu Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanlığına, maaşının ödenmesi ve diğer mali ve sosyal haklarını talep eden birkaç dilekçe daha veriyor. Ancak, bir sonuca ulaşmak mümkün olmuyor.
Konu yargıya intikal ettiriliyor. Dr. İdris Karakuş’un avukatı Orhan Karakuş, Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunuyor, tazminat davası açıyor.
Cumhuriyet Savcısı, maaşı ödemeyen TDK Başkanının 4483 Sayılı Memurun Muhakematı Kanununa göre yargılanması için Başbakanlıktan izin istiyor.
Başbakanlık izin vermiyor.
Bunun üzerine Av. Orhan Karakuş Danıştaya dava açıyor. Kararnamenin iptali için de TDK adına başkan idari yargıya dava açıyor. Bu Cumhuriyet tarihinde benim bildiğim bir ilk…
Kurum başkanının bakanın yaptığı atamayı iptal için dava açması duyulmuş değil. Davanın dayanağı 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu. Aynı kanunun 27. maddesinin a) fıkrasında dava açılsa bile yürütme dava sonuçlanana kadar durmaz diye açıkça belirtiliyor.
Ama bu maddeyi kaale alan kim?
Durum böyle olunca, TC Anayasası ihlal edilmekte, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu geçersiz sayılmakta, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin 7. ve 8. maddeleri yok farz edilmekte…
Ama olsun, sadistler zevklerini tatmin ediyorlar ya sen ona bak. Bakınız, herkesin bir adaleti vardır; ama Allah’ın da bir adaleti var.
Dik dur İdris Hoca!
Türk halkı her zaman mazlumun yanında olmuştur, senin de yanındadır.
Kırıkkale’nin vekilleri ve bir bakanı yanında olmasalar bile halkı yanındadır.