Bu yol, iyi bir yol.
Ne dedik? “Biz yazarız” dedik.
Neyi yazarız? Sadece gerçekleri yazarız. Kimseden korkmadan yazarız. Taraftar olmadan yazarız. Ve en önemlisi haksızlık yapmadan yazarız.
Dün de yazdık, bugün de yazıyoruz ve yazmaya devam edeceğiz.
Bizim tek derdimiz daha iyi ve güzel bir Kırıkkale.
Bizim kimseye ödeyecek bir diyet borcumuz da bulunmamakta.
Bunu birilerinden nemalananlar, birilerinin emir erliğini yapıp, yazacağı her kelime haber için birilerinden icazet alanlar düşünsün.
Ama bir de karşısında Haberkale’nin olduğunu unutmasın.
İktidarının da, muhalefetinin de, basınının da yapacağı her yanlışta karşısında olan ve doğruları hiç korkmadan yazan bir Haberkale.
Üstten emir gelince yaz, karşındakini karala, sonra yoluna devam et. Yok öyle!
Mağdur edilenin, haksızlık yapılanın, kara çalınanın yanında olmaya devam edeceğiz. Bunun adı avukatlıksa, evet avukatız. Ama sizin gibi birilerine yaranmak için kalemşörlük yapan, belli mevkilere gelmek için tetikçiliğe soyunan, yandaşlıkta sınır tanımayanlardan değiliz.
Kırıkkale bizi de biliyor, sizi de…
Bir de perde arkasında olanlar var. Meydana çıkıp, kendini gösteremeyecek kadar yüreksiz; birilerine umut ışığı verip onları kendilerine tetikçi yapacak kadar ahlâksız…
Onlar perde arkasından, oyunu idare edeceklerini ve her istediklerini yapacaklarını sanıyorlar.
Bir olur, iki olur…
Peki ya üçüncüde perde kalktığında ne yapacaksınız ve insan içine nasıl çıkacaksınız?
Perdenin kalkması yakındır.
Biz, o zaman da burada olacağız. Peki siz nereye gideceksiniz?