Kırıkkale’de ilk dershanenin açıldığı günü yakinen bilirim.
O yıllarda Özcan Kılıç ile başlayan dershanecilik sürecini rahmetli Muhittin Güzel devam ettirmişti.
Konumuz Kırıkkale’deki dershaneciliği irdelemek değil ama Eğitim seviyemizin son durumu bakımından, okullarımızda verilen eğitim ile bunu destekleyen dershaneleri birlikte ele alma zorunluluğu vardır.
Bu görüşten yola çıkacak olursak son yıllarda sayıları artmasına ve binlerce öğrencinin okullardan sonra bu dershanelerde eğitim görmesine rağmen, Kırıkkale’nin Türkiye’deki eğitim sıralamasında bir arpa boyu yol alamayışını inanın anlamış değilim.
Mehteran takımı gibi bir ileri iki geri düzeyinde olan Kırıkkale’nin eğitim ve öğretim seviyesini, hiç kimsenin “ne oluyor, neden öğrencilerimizi eğitemiyoruz ” deyip sorgulayan sorumluluk sahibi birinin harekete geçmemesi ise ne kadar acı verici bir durumdur siz düşünün.
Oysa eğitim öğretime çocuklar okusun diye gerek okul idarecilerinin velilerden topladıkları ve gerekse dershanelere giden öğrenci aidatları ile milyarlarca lira para aktarılıyor.
Her yıl binlerce öğretmen açığı gideriliyor, yüzlerce okul yaptırılarak eğitim veriliyor.
Yetmiyor yeni yeni dershaneler katılıyor öncekilere.
Ama nedense Kırıkkale’de eğitim seviyemiz bir türlü yükselmiyor.
Bir kademe ilerlemeye bile sevinir hale geliyoruz.
40’lı sıralardan bir türlü kurtulamıyoruz.
İşin kötüsü bunca olumsuzluk söz konusu iken bir önceki başarısızlıktan ders alıp sonraki dönem için önlem alınmıyor olması.
Ortada bir yetersizlik ve ilgisiz var ama adı konmuyor.
-Öğretmende mi suç, Dershanelerde mi?
-İdari kadro mu başarısız, yoksa öğretmen mi?
-Öğrenci mi ilgisiz, veli mi?
-Okullar mı yetersiz, öğretim kadrosu mu yetersiz?
-Öğretmen mi kendini yenilemeyip öğrenciye bilgi aktaramıyor, yoksa genç nesillerin algılama yetenekleri mi köreltiliyor?
-Okullardaki eğitimi destekleyici durumundaki dershaneler eğitim-öğretimden uzak sadece ticaret yapmanın peşine mi düşmüş, yoksa bu dershaneler gereken bilgi aktarımı ve eğitim vermekten mi uzak?
Nedir sorun?
Çözüm yolu yıllar geçmesine rağmen neden bulunamıyor?
Binlerce öğrenci gerek dershanelerde ve gerekse okullarda eğitim aldığı halde başarı neden yükselmiyor?
İşte tüm bu bilinmeyenlerin cevapları bulunmalıdır.
Okul açılışlarına katılıp, kurdeleme kesmekle, faaliyet olsun diye toplantılar yapıp şov yapmakla eğitim seviyesi yükselmiyor.
Daha çok para kazanmak uğruna yeni fakülte muzunu öğretmen adayları ile dershane çatısı altında eğitim vermekle de başarı yükselmiyor.
İki ay tatil iken onarım yaptırmayıp yatan, ders başı yapılınca onarım adıyla tadilat yaptıran idari zihniyetle de bu iş olmuyor.
O halde buradaki sorumsuzluk herkesin.
Birincisi, eğitim kadrolarını sorumluluk sahibi idarecilerle donatmayan siyasi iradedir.
İkincisi, başarısız olunduğu halde bunu görmezden gelip sıradan eğitime devam ettiren idari yapıdır.
Herkes hala kravat düzeltip açılışlara katılmaya devam etsin.
Belki böylesi bir çalışma yapısıyla eğitim seviyemiz yükselir.