23 Mayıs 2012 Çarşamba

06.05.2009 00:00:00 367  defa okundu.

Soylu Adam; Süleyman Soylu

Soy ismiyle müsemma olmuş, halka güven telkin eden birisi... Ne zaman, nerede bir TV programında görsem mutlaka hemen televizyona yaklaşır ne söylüyor, ne anlatıyor dinlemeye, anlamaya çalışırım...

Şu günlerde Süleyman SOYLU’ nun hayat hikâyesini tekraren okuyorum. Hemen, hemen biz yaşlarda... Aynı yılların, aynı dönemlerin çocuklarıyız, yani bizim devremizin, bizim dönemimizin çocuklarından bir tanesi... Türkiye’nin yokluğunu, yoksulluğunu iliklerine kadar oda,  bizim gibi yaşamış... Onun Gaziosmanpaşa’da çocukluğunda, gençliğinde yaşadığı benzer hal ve ahvalleri bizlerde Kırıkkale’ de yaşamışız... Bunları nereden mi? biliyoruz, Gaziosmanpaşa Belediyesine aday olduğunda hazırlattığı web sayfasında anlattığı hayat hikâyesinden...

İşletme fakültesi mezunu, sigorta şirketi sahibi. Çocukluğu tozlu, topraklı boş arsalarda futbolla geçmiş,  Gaziosmanpaşa futbol kulübünün alt yapısında uzun süre futbol oynamış.

Demirel kadar hitabeti yüksek olan, vizyon, misyon sahibi olan bir insan... Recep Tayyip ERDOĞAN kadar dik duruşlu,  tabandan gelen, demokrat, sonuna kadar sandığa inanan, sandığa güvenen, sandıktan çıkacak olana razı gelen, halkın çoğunluğu ne derse, ne isterse ona saygı duran, halkçı, milliyetçi, muhafazakâr değerlere sahip. Dürüst, yalın, halkın içinde olan birisi...

 

Siyasete çok genç yaşlarda başlıyor, on sekiz yaşında gençlik kolları başkanı oluyor. Yirmi beş yaşında İstanbul Gaziosmanpaşa İlçe başkanlığı seçimlerine girerek Türkiye’nin en genç İlçe başkanı seçiliyor.1999 yılı yerel seçimlerinde Belediye Başkanı adayı oluyor ancak seçilemiyor... Sonraki dönemde DYP’ nin İstanbul İl başkanlığını seçiliyor...2002 seçimlerine kadar İl başkanlığına devam ediyor...

 Gaziosmanpaşa’ya Belediye başkanı adayı olduğunda web sitesinden şöyle sesleniyordu;

’Doğduğum ve çocukluğumun geçtiği taşlı sokakları hatırlıyorum. Sarıgöl' deki okuluma giderken arkamdan vuran o sert rüzgârı, çete çocukları cebimizdeki o küçücük harçlığımız almasınlar diye çorabımızın içine soktuğumuz parayı, bayır sokaklarda top oynarken aşağı yukarı koşan o ufak çocuğa babaannesinin sepetle uzattığı suyu hatırlıyorum. Mahalle bakkalımıza olan sevgimizi ve karnemi alınca bana 2.5 lira pekiyi harçlığı veren Fatma Teyzeyi hatırlıyorum’’

 

2002 seçimleri sonrası ÇİLLER partiden ayrılınca, Mehmet AĞAR, İlhan KESİCİ yarışında Kesici’ yi desteklemişti.Ağar kazanınca bir süre geri planda kaldı, kendi işleriyle uğraştı.Desteklediği genel başkan adayı KESİCİ bile CHP yolunu tutmuşken, kendisine tüm partilerden milletvekilliği teklifi gelmesine rağmen o ‘’biz  kökten, kökenden Demokrat partiliyiz, bizim başka yerlerde olmamız bize yakışmaz’’ diyerek kendisine milletvekilliği  getirecek teklifleri kabul etmeyecekti.Eğer ki AK-parti teklifini kabul etmiş olsaydı,, inanıyorum ki bugün ak-partinin en aktif, en önde gelen siyasetçilerden birisi ve belki de bakanı olacaktı...

 

 2007 seçimlerinde Demokrat parti barajı aşamayıp, oy oranı %5 lere düşünce partinin genel başkanı Ağar hemen o gece parti genel başkanlığından ayrıldı. Yapılan kongrede 38 yaşında bir büyük mirasın, bir büyük misyonun, oy oranının yüzde beşlerinde altında gezindiği bir ortamda, Ak-parti’nin oy oranının %50 lerde dolaştığı bir zamanda Partinin Genel Başkanlığına seçiliyordu...

 

Yaklaşık bir buçuk yıldır Demokrat Partinin genel başkanı, beyaz atkısıyla, beyaz yürüyüş başladı, ülkemizin her bir yanını dolaşıyor, gittiği illerde sevgiyle, coşkuyla karşılanıyordu. Beyaz yürüyüş ya da bir başka deyimle ak yürüyüşüne devam ederken gittiği yerlerde çocuklarla ilgileniyor, kucağına alıyor seviyor... Vatandaşla teması oldukça iyi, halka dokunuyor, kucaklıyor, ak saçlı ihtiyarlara dedelere, ebelere büyük saygı gösteriyor... Her halinden mütevazi, samimi, sevimli,  tertemiz bir adam olduğu belli... Hitabeti yüksek, gürül, gürül konuşuyor derler ya işte öyle konuşuyor...

 

Ak-partinin kapatılmasını hiçbir zaman istemedi…Lafını eğmeden, bükmeden AK_Parti nin kapatılmasına net bir şekilde karşı çıktı.Cumhurbaşkanlığı seçimlerine meclise girmemekle partinin en büyük yanlışı yaptığını açık bir dille ifade etti.Partinin eski kurtlarının Demokrasi aleyhine yapılan açıklamalarını sert bir dille eleştirdi.Ve halktan partisi adına özür diledi...

 

Ak-Partinin popüleritisinin ve Recep Tayip ERDOĞAN’ın karizmasının, güvenirliğinin bu kadar yüksek olduğu bir dönemde işi çok zor gözükse de, gelecek için umut vaat eden, siyasete yeni bir uslup katacak olan Soylunun başında olduğu DP’ nin seçimlerde barajı aşması kim bilir belki de söz konusu olacaktır. Meclise girdiği takdirde mecliste her haliyle kendisini ve partisinin varlığını hissettirecektir.

 

Ülkemizin demokrat, dürüst, halkla barışık, milli ve manevi değerlerle zıtlaşmayan, genç, modern, ilkeli, dik durup, dikleşmeyen, sevgi, saygı, hoşgörü sahibi, halkı milli refaha kavuşturacak ve bunlarla uğraşacak muhalefete ihtiyacı var… İşte tüm bunları karşılamakta muhalefetiyle, iktidarıyla siyasetçinin işi...

 

29 Mart 2009 tarihinde yapılan Mahalli İdare seçimlerinde aldığı oy oranı sebebiyle genel başkanlığı bırakabileceğini açıkladı. Aslına bakarsanız Soylu partiyi bir noktaya taşıdı. partiye bir üslup, demokrat bir duruş getirdi. Oy oranında beşlerin altında kalsa da, aldığı belediye sayısında başarıyı yakaladı. Aydın Menderes başta olmak üzere eski demokrat partili demokratlar Süleyman SOYLU’nun genel başkanlığa devam etmesini istiyorlar. Soylu siyasete devam etse de, etmese de gün gelecek Türk siyasetinde varlığını hissettirecek, damgasını vuracaktır.

Yorum Yaz


YORUMLAR
Yorum bulunmamaktadır. Yorum eklemek için tıklayınız.

YAZARIN TÜM YAZILARI
Yassıada ve Başvekilim Adnan Menderes - 27 Mayıs 2009 Çarşamba 00:00
Soylu Adam; Süleyman Soylu - 06 Mayıs 2009 Çarşamba 00:00
Alparslan Pehlivanlı - 22 Nisan 2009 Çarşamba 00:00
Bir Yiğit Vardı - 08 Nisan 2009 Çarşamba 00:00
Başkent EDAŞ'a Elveda! - 02 Şubat 2009 Pazartesi 00:00
Anneciğimin Kardeşi-2 - 29 Ocak 2009 Perşembe 00:00
Anneciğimin Kardeşi - 23 Ocak 2009 Cuma 00:00
Ey Rabbim! İsrail'le Sen Başedersin - 09 Ocak 2009 Cuma 00:00
Melih Gökçek'le Yola Devam - 05 Ocak 2009 Pazartesi 00:00
Sağduyu Galip Gelecek, Melih Gökçek Aday Olacak - 26 Aralık 2008 Cuma 00:00
MİLLİYETİ HAREKET PARTİSİ VE YEREL SEÇİMLER ÜZERİNE KULİSLER.... - 01 Aralık 2008 Pazartesi 00:00
Ak Parti ve Yerel Seçimler Üzerine Kulisler - 28 Kasım 2008 Cuma 00:00
Milli Eğitim Bakanı'nı Dinlerken... - 21 Kasım 2008 Cuma 00:00
Eşit İşe, Eşit Ücret mi? - 19 Ekim 2008 Pazar 00:00
Yassıada, Yaslı Ada - 06 Ekim 2008 Pazartesi 00:00
Ergenekon'dan Mahalle Baskısına - 03 Eylül 2008 Çarşamba 00:00
TEK ADIMDA YATIRIM - 20 Ağustos 2008 Çarşamba 00:00
Kuşadası Tatili - Manisa Ziyareti - 10 Ağustos 2008 Pazar 00:00
Hasan Doğan ve Ölümün hatırlattıkları - 05 Ağustos 2008 Salı 00:00
KIRIKKALEM - 03 Temmuz 2008 Perşembe 00:00
TÜRKÇE OLİMPİYATLARI ÜZERİNE... - 12 Haziran 2008 Perşembe 00:00
TÜRKÇE OLİMPİYATLARI ÜZERİNE... - 11 Haziran 2008 Çarşamba 00:00
BİR CUMARTESİ AKŞAMI, BİR KADIN, İKİ ÇOCUK - 08 Mayıs 2008 Perşembe 00:00
BİR PAZAR YAZISI, BİZİM MUHARREM.. - 24 Nisan 2008 Perşembe 00:00
ŞİİRLERLE, YAZILARLA SEVGİ YOLCULUĞU... - 16 Nisan 2008 Çarşamba 00:00
GÜNEDEME DAİR DEĞERLENDİRMELER... - 11 Nisan 2008 Cuma 00:00
Ah! Benim Eskici, Vefalı Ruhum - 07 Nisan 2008 Pazartesi 00:00
İHTİLALE DOĞRU; BİR SEVDA MASALI - 30 Mart 2008 Pazar 00:00
NEWSWEEK' E KAPAK OLMAK... - 24 Mart 2008 Pazartesi 00:00
ÇANAKKALE SAVAŞININ ANLATTIKLARI... - 17 Mart 2008 Pazartesi 00:00
KÖŞE YAZARLARIYLA KAHVALTI - 10 Mart 2008 Pazartesi 00:00
Ve ey , ve ey şehidim - 27 Şubat 2008 Çarşamba 00:00
LALE VE LADEN - 22 Şubat 2008 Cuma 00:00
AHDE VEFALI OLMAK - 10 Şubat 2008 Pazar 00:00
Ve ey, ve ey AYSONA - 01 Şubat 2008 Cuma 00:00
HRANT DİNK CİNAYETİ ÜZERİNE.... - 25 Ocak 2008 Cuma 00:00
ÖRNEK ALINACAK BİR İNSAN;HACI KEMAL ERİMEZ (2) - 21 Ocak 2008 Pazartesi 00:00
ÖRNEK ALINACAK BİR İNSAN;HACI KEMAL ERİMEZ (1) - 17 Ocak 2008 Perşembe 00:00
YASLI ADA,YASSI ADA..BAŞVEKİLİ YARGILAYAN ADA... - 12 Ocak 2008 Cumartesi 00:00
Kimse yokmu derneği ve güneydoğu - 06 Ocak 2008 Pazar 00:00
Çocukluk yıllarında, Bizim mahallemiz.. - 30 Aralık 2007 Pazar 00:00
ACZ ŞERHİ - 24 Aralık 2007 Pazartesi 00:00
Gün ola, bayram bizim bayram ola... - 18 Aralık 2007 Salı 00:00
Abdülhamidi Tanımak..Abdülhamidi Anlamak... - 13 Aralık 2007 Perşembe 00:00
Hey Gidi Günler - 06 Aralık 2007 Perşembe 00:00

Son Yorumlar

halil erdemir
bunlar güzelde asıl hizmetler ne olacak yollar çukur dolu baskan bağlarbaşı mah. çıksın bir görsün halini her geçen gün kötüye gidiyor halk ekmek kapandı bunu niyesöylemiyorlar
23.05.2012 12:15:19

mağdurbelediyeci
sorun ihalelerin düşük teklifle falan alınmasında değil ihaleyi yapanların işi bilemeyip, ellerine yüzlerine bulaştırmasındandır. işi firmalara hak ettikleri için değil başka çıkarlar gözeterek vermelerindendir.. çok görmemek lazım. önceden içilemeyen suyun metreküpüne 50 kuruş ödeyip en azından tabak çanağını yıkayan saf kırıkkaleli şimdi yine içemediği suya 2,5 tl öder, şehrin başkanıda bakın en güzel suyu siz içiyorsunuz bi takla atın bakalım demeye getirir ama kendi belediyeye damacana su alırsa, sonrada suyu işleten firmaya dünyalar kadar parayı verirse ve saf vatandaşımızında sesi çıkmazsa daha çok ihaleler olur bu memlekette. çivisi çıkmış buranın, hala farketmiyor musunuz
22.05.2012 22:53:52

Sırrı Kılıç
Sayın Editör Kırıkkale belediyesinin ihale sistemini veya ihale kriterlerini en iyi bilenlerden biri sitenizin sahibidir.Ona sorsanız size bu aksaklıkların nedenini anlatırdı
22.05.2012 21:43:54

Abidin Emmi
Atayurdu keskini ziyaret eden Cemcemoğolu ermenilerinin hemşerileriyle hasret gidermeleri doğrusu gözlerimizi yaşarttı muhabbetlerinin devamını dilerim.Sayın Veli beyde bakıyorumda ibreyi artık Keskinciliğe doğru kaydırmaya başladı.
22.05.2012 21:41:19

ramo
Buna kim dur diyecek.Arz-ı Mevud a çanak tutmaktır toprak satışı
22.05.2012 20:11:11