Müthiş bir isim! Bilmeyen de kendini Kahraman Türk Milleti için feda eden Türk Akıncı başı sanır. Sungur Bey yazdığımız bir yazıya çok kızmış olmalılar. Kendileri ile müşerref olmadığımız için yazımız da kendisi ile ilgili değildi zaten. Bu kadar alınganlık göstermesine gerek yoktu. Okuyucularımla oluşturduğum söz meclisine dallama yöntemi ile girmiş oldular. Sungur bey adından da anlaşılacağı gibi çok haşin biri. Bendenizi azarlıyor. Hiç tanımadığı birisine “sen kimsin be” diye hitap etmeyi kendinde hak olarak görebiliyorlar. Okuyucunun da Allah hayırlı olanını versin. Bu kadar arsızını daha önce hiç görmedim. Yakıştı mı sana bilemedim. Aldığın çağdaş eğitimi bana şey ettireceksin şimdi!
Birçok yazımda da belirttiğim gibi bendeniz okuyucularımı aziz bilirim. Onlara “aziz okuyucularım” diye hitap ederim. Edep ve hayâ sınırları içinde her türlü eleştiriye açık olduğumu herkes bilir. Ayrıca herkes benim gibi düşünecek ve karar verecek diye düşünmem. Böylesi bir durum abes olur. Çağdaş uygarlık düzeyine çıkmaya uğraştığımız bu günlere yakışmaz. İnsanlara, ineğe de, kütüğe de tapınsa saygılı olmak gerekir. Kimseyi inançları ve düşünceleri için kınamaya ya da hakaret etmeye kimsenin hakkı yoktur. İnsanların düşüncelerine hürmet etmek benim karakterim ve niteliğimdir! Bunu da hep vatan için yaparım! Bu son iki cümle çok bilimsel ve sosyal içerikli oldu ama olsun. Elimden başka bir şey gelmiyor!
Sungur bey neden alınmışlar? Kendimi çok övmüşüm! Yazımı okumuş ama anlamakta zorlandığı belli. Bana “yelleme” yakıştırması yapanlara karşı suskun mu kalsaydım? Onlara cevap verdim. Sungur bey bu yazıdan mı yoksa Türkan hanımın kısrakları çağdaş Türk erkeklerine peşkeş çektiği haralar için yazdığım yazıya mı kızdılar belli değil. Yaman adam sağ gösterip sol vuruyorlar.
Sungur bey bendenizi hastane kaçkını olarak algılamışlar. Müthiş bir zekâ! Neden kaçayım ki? Allaha hamdolsun ki alın terimle kazandıklarımla tedavi masraflarımı karşılayacak gücüm var. Sizin gibilere muhtaç olmamak ne bahtiyarlık!
Demek ki “yelleme” isimli yazım epey dikkat çekmiş. Ben esasen kendimi övmekten hoşlanmam. O yazıda belirttiğim hususların aksini ispat edenin elini öperim. Sungur bey bilmediğin bir konuda balıklama meclise atılmana bir anlam veremedim. Ben doğal davranmayı severim. Başkaları beni övsün diye yaşamam. Zaten yaşadıklarım ve yaptıklarım övgüye layık şeylerse övgü zaten arkadan gelir.
Yazıma yaptığınız yorumda haksızlık yaptınız. Beni “kibri enbiya” benzetmesi ile nitelediniz ve arkasından “şeytan” olmakla itham ettiniz. Size kulluk hakkımı helal etmiyorum. Sizin şahsınızı doğrudan veya dolaylı da olsa asla hedef almayan yazıya bu denli ağır bir hakaretle cevap vermenizi şiddetle kınıyorum. Bir de “şeytan bizden değildir” diyerek kendinizi sağlama alıp başkalarını dışlıyorsunuz. Size bu hakkı kim veriyor? Size aforoz etme hakkını kim verdi? Tavrınız entelektüel değil tam da ham yobaz kaba softa tavrı hatırlatırım.
Mevlana ne güzel demiş zamanında “sizin ne dediğiniz önemli değil karşı tarafın ne anladığı önemlidir.” Ne kadar anladığı da tabii ki!
Sungur bey bendenizi vatandaşa kötü örnek olmamam konusunda da uyarmışlar. Beğenmesen de, önce karşı olduğun fikirlere saygılı olmayı öğren. Ben fikirlerimi hür bir insan olarak beyan ederim. Beğenen alır beğenmeyen almaz. Hiç kimse hakaret etme hakkına sahip değildir.
Gelelim editöre! Böylesi saçma yorumlara ne diye değer veriyorsunuz anlamadım. Böylesine dallamalara yer verip saygınlığınızı zedelemeyin.
Yine de vatan sağ olsun! Sungur bey sayesinde bir yazı daha çıkarmış olduk.