Tarihe “Kanlı 1 Mayıs” olarak geçen,
Çevredeki binalardan açılan ateş, ve yaşanan panik sonucu,
34 kişinin yaşamını yitirdiği,
1 Mayıs 1977 olaylarından sonra, sebebi bugün bile anlaşılamayan bir nedenle, kutlamalara kapatılmıştı.
Her yıl;
işçi sendikaları ve bazı sivil toplum kuruluşları,
Taksim Meydanını ister,
Devlet, izin vermezdi.
77 deki kutlamalarda, üyelerini kaybeden kuruluşlar ile, arkadaş ve yoldaşlarını kaybeden insanlar için, Taksim Meydanının özel bir anlamı vardır.
Bunu anlamak, ve saygı duymak gerekir.
Anlaşılmayan Devletin tavrı..
32 yıldır bu alan,
Neden,
1 Mayıs kutlamalarına kapatılmıştır.?
Muhtemel olaylardan endişe edilmiştir denilemez.
Zira, Taksimde değilse,
Başka bir alanda kutlamalar hep yapıldı.
(Katılımcı sayısından çok polis görevlendirilse de.)
Demek ki bu endişe fazla önem taşımıyor.
Acaba,
“Rövanş” mantığı mıydı, bu yasaklamanın nedeni.
Yoksa,
İşçilerin, örgütlü güçlerini görmeleri, saflarını sıklaştırıp, daha çok hak, daha çok özgürlük, daha çok demokrasi istemeleri konusunda, Taksim Meydanının sembol olması mıydı korkulan.?
Velev ki, Taksim Meydanı sembol…
Ne oldu?
O alanı düzenleyen işçi,
Elleriyle düzenlediği alanda,
Kendi bayramını kutladı,
Yıllar önce yaşamlarını yitiren arkadaşlarını andı da,
Devletin namusu mu kirlendi?
Eğer, bu bir rövanşsa;
Bütün baskılara rağmen, örgütlü yapısını koruyan,
1 Mayıs tan vazgeçmeyen,
Önce, resmi bayram olarak kabul edilmesini,
Sonra da, bayramlarını Taksim alanında kutlamayı başaran, emekçiler kazandı.
Bugün tarihe,
“Örgütlü mücadelenin zafer günü” olarak kaydedilecektir..
Bayramınız kutlu olsun..