Eğer bizim memleketimizde gerilemenin sebebine bakarsanız bu iki unsurun öne çıktığını görürsünüz.
Bizde esas olan politize etmek, örselemek, tepelemektir.
Belediyeden tutunda valiliğe kadar hiçbir kurumun ciddi manada bu iki kesime değer vermediğini görürsünüz.
Ama başka yerlerde öyle değildir.
Sivil toplum liderleri, sanatçılar, yazarlar, şairler, ilim adamları, basın mensupları önemli bir yere haizdir.
Bu mahrumiyetin ortaya koyduğu üç nokta var…
- ya bu toplum kendisinin işine yarayacak değerleri bilmeyecek kadar cahil…
- ya da bu kesimin insanları yetersiz.
- yahut ta bu memleketin yöneticileri kadirbilmez insanlar.
Ben bu konuda yorum yapmayı istemiyorum.
Çok yazılarıma tepki koyanlar, benim öteki yazarlara zıt düştüğümü yazıyorlar.
Ama bence bir memleketin yazarı, şairi, gazetecisi, ilim ve fikir adamları “tamam” dediği anda o memlekette gelişme durur.
Bir seçim geçirdik.
Çoğu yazarlarda bir tatminkarlık gördüm.
Köşelerinde “eski yönetin suyu halletti, Makroyu getirdi, taş maş döşedi başarılı” dedi ve bu kadarla tatmin olmuş göründü.
Halbuki açın bakın, vicdanında sızı vardır.
Ufku olan yazarlar, gazeteciler de hesap sordu, “senden önceki dönemde 118 proje gerçekleşmiş, sen 119 yapmadın başarısızsın” dediler.
Yani, bu memleket bu kadarla beş yılını savarsa yazık olur, bu kadarı az, dediler.
Bir iktidar partisinin belediye başkanının personel maaşında bile sıkıntı çekmesi mazur görülemez, dediler…
Sivil toplum örgütlerinin çoğunda da bu konuda ses çıkmadı.
Ama şehrin gelişiminde öncü olacak onlardır.
Şehirde aksaklıklardan sorumlu olanlarda onlardır.
Eğer yola tecavüz eden bir bina var ise, ben o dönemin yönetimi kadar, o günkü Mimar Mühendisler Odasının da vebali olduğuna inanırım.
Eğer oraya müdahale etmemişse..
Eğer kaçak bir yapıya görmezden gelmişse, bu vebal onlarında sırtındadır.
Belki belediyeden daha ağırdır onların vebali..
Geçen dönemde belediye icraatlarının en karanlık dönemini yaşadık.
Bunda en önemli sorumluluk kimlerindi?
Başta muhalefet meclis üyelerinin.
Mahalli basının…
Sivil toplum örgütlerinin ve aydınlarımızındır.
Unutulmamalıdır ki, memleketin istikametini ufku ve vizyonu olan:
İstişare ehli yöneticiler…
Yürekli muhalefet…
Sivil toplum birlikleri, aydınlar belirler…