Geçenlerde Yazdığım “Yelleme “ isimli yazıya Serkan isimli bir okuyucum, yazının asıl konusuna uzak düşen bir yorum getirmişler. Kendilerini çıkaramadım. Beni tanıyorlarmış. Öyleyse yüz yüze de görüşmeye açığım. Yorumuna da saygılıyım. Ama bazı konularda ima ettiği şeyler bilgi eksikliğinden kaynaklandığı için düzeltilmeye muhtaçtır.
Ben klasik anlamda hiçbir zaman sağcı olmadım. Kendimi bu kavramla açıklama ihtiyacı duymadım. Başkalarının taktığı etiketlere de itibar etmem. Bende herkes gibi sıradan bir insanım. Kendimi aşağılatmayacağım gibi kimseyi de aşağılamam. Benim yanımda görünüp de beş kuruşluk bir menfaat için bana “yelleme” diyenlere de bir cevap vermem gerekirdi . .“Yelleme” isimli yazıda temas ettiğim husus; kararlarımı kendi verebilecek medeni cesarete sahip olarak görüyorum. Beni “yelleme akıllı” görenlere tepkimi gösterdim. Ayrıca meri hukuk içinde kalarak herkesin hak arama hakkı vardır. Bağımsız yargıya baş vurarak hak aramamı engellemeye kalkışanlara karşı tepkimi koydum Onu yaptım sadece.
Benim anlayışıma göre makam sahibi olmak için özel gayret göstermeye gerek yoktur. İlla ben olacağım diye özel bir gayret içinde de olmadım. Şunu da belirtmeliyim ki üstlerim tarafından bana yapılan tekliflere her zaman açık oldum. Risk alarak bir üst görev almayı uygun görmüşümdür. Öyle el etek öperek ,iktidarlara yağcılık olsun diye özel bir gayretim olmamıştır.Kendimi kamuya hizmet için adamış biriyim.Doğduğum, doyduğum ailecek kök saldığım topraklara ihanet etmedim.
Hiçbir zaman partizanlık yapmadım. Bir parti militanı gibi davranmadım iş yürütürken hak sahiplerine hakkını teslim etmek için özel çaba sarf ettim.Benden sonra gelenlere de bir itirazım yok. Ancak şu soruyu soruyorum: Benden sonra gelenler de benimle aynı şartlarda geldiler. O halde ben neden gelemiyorum?
Arkamda bir çete, tarikat, cemaat, sarı sendika olsaydı bende orada olurdum. Serkan bey de dahil merak edenler sevinebilir. Hatta bazıları uygun yerine kına da yakabilir. Çünkü 2-1 yenildim. Bir üst mahkemeye de baş vurmayacağım. Şu anda devletimiz çok büyük işlerle uğraşıyor,bir de benimle uğraşmasın diye vazgeçiyorum.
Bu hususta haklı olduğum inancımı muhafaza ediyorum. Devletimizin sağ olsun, benim kayıp etmem o kadar önemli değil. Bana haksızlık yapanlarla ilahi adalet önünde hesaplaşacağım.
Şimdi Serkan bey diyecek ki ,kedi gibi davranıyor.Uzanamadığı ciğere kokmuş diyor.İşin içini bilmediği için böyle düşünebilir. Doğru bildiğim yolda yalnız giden biriyim Ellemeyin de yolumuza devam edelim.
Çete kurup hapse düşenlerin kahramanlar gibi karşılandığı bir ülkede bu yaşıma kadar bir suca bulaşmadan gelebildiysem bedava yaşıyorum demektir. Ekmek elden su gölden bedava yaşıyoruz Serkancığım. Bir gün gel de sana işin özünü bir anlatayım istersen. Ağacın tepesinden bakınca öyle görünüyor diyerek aldanmak istemezsen tabii ki!