Ah bir sağ olsaydınız da halimizi bir görseydiniz! Hani Sivas Ziraat Bankası’ndan aldığınız 10 bin lira ile Kurtuluş Savaşını başlattığınız o günler nerede?
Dedemin at dışkısının içinden arpa danesi seçip yediği o günlerde bu vatanı bizlere hangi şartlarda miras ettiğiniz günleri düşündükçe kahroluyorum. Sizin ölümünüzden sonra ateist bir aydın türedi ve Türk milletinin yüzde altmışı aptaldır dedi. Çok sinirlendik, meğerse doğru söylemiş de biraz az tahmin etmiş görüşünde olarak hak verdim.
Bakınız bir ülkede nüfusun yüzde yetmişi kara cahil, yüzde kırkı açlık sınırında bırakılmış ise; bu ülkeyi yıllarca yönetenlerin çoğunluğu ya beceriksizlerden, ya hortumculardan ya da hainlerden oluşmuş demektir!
Bir ülkede “ilgililer bilgisiz, bilgililer ilgisiz” ise; biberden şeker tadı bekleyen, denenmişleri defalarca deneme ahmaklığını ısrarla sürdüren, cahil-cühela, etkisiz, tepkisiz acizler çoğunlukta ise, o ülkenin geleceği Tanrının takdirine kalmış demektir!
Toplumlar hak ettikleri şartlarda yaşarlar!
İlahi adalet bunu emretmektedir…
Cücelerin gölgesi yükselmeye başladı ise o ülkede güneş batıyor demektir! Karanlıkta yaşamaya mahkûm edilmiş toplumları birçok kötü sürprizler beklemektedir!
Din sömürüsü ile siyaset yapanın neticesi irticadır! 1950’den bu yana gelmiş geçmiş bazı iktidarların, ucuz yanlış ve tehlikeli siyaset anlayışı ile bu günlere gelinmiştir. Bu günde aynı zihniyetin temsilcileri meydanlardadırlar.
Kalbimizdesin Atam, ama izinden gidemedik. İlkelerini kirlettik. ÖZÜR DİLERİZ…