Tepki verecek oluruz ancak kelimeler iki dudağımızın arasında sıkışır kalır.
Sözlerle ifade edemediğimizi gözlerimiz öylesine dile getirir ki, kelimelerden daha anlamlı hale gelir.
Aslında başkasında şaşkınlık yaratan şey, toplumun anlayışına, yaşadıklarına ve geleneklerine ters düşenlerdir.
Adına ister görgüsüzlük, isterseniz bilgisizlik, isterseniz cahillik deyin.
Sonuçta kendinize göre yakıştırdığınız,yakıştıramadığınız veya anlam yükledikleriniz toplumun beklenti ve gerçeklerine ters düşüyordur.
Siyah takım giyen bir insanda beyaz ayakkabı iğreti durur mesela.
-Yaşlı kadında mini etek,
-Genç erkekte fotür şapka,
-Okul çağındaki çocukta yetişkin ifade,
-Yetişkin insanda çocuksu konuşma,
-Yetkili idarecide pot kıran sözler,
-Güven duyulan siyasetçide yalancı tavır,
-Seçimle gelen politikacıda seçmenden kaçan anlayışa sahipse, iğreti ve şaşırtıcıdır.
-Bilgisiz öğretmen,
-Hırsız bankacı,
-Beceriksiz avukat,
-Yetersiz doktor,
-Tutarsız siyasetçi,
-Lakayıt, gayri ciddi müdür,
-Saygısız kaba polis,
-Sarhoş şoförde toplum gözünde iğreti ve şaşırtıcı değil midir?
Toplum bu tipleri tanır.
Bu tiplerin olmadığı, yaşamadığı şehir yok gibi.
Kırıkkale’de de örneklerini görmemek mümkün değil.
-Borcunu ödemeyen aday,
-Vergiden kaçıran esnaf,
-Çimentodan çalan müteahhit,
-Zimmete geçiren Başkan,
-Şirketten çalan ortak da en az diğerleri kadar iğreti ve şaşırtıcıdır.
Yıllar geçip nesiller değiştikçe bu tiplerin sayısı artıyor velhasıl.
Değer yargılarından tutunda saygı, sevgi ve hoşgörü anlayış da değişiyor dolayısıyla.
Hayata bakış, geleneklere sahip çıkma, insani hak ve özgürlüklere saygı yitiriyor anlamını.
Siyasette bile doğruyu bulamıyoruz artık.
Seviye düşüyor, duygusuz bir toplum anlayışının hakim olduğu şehre doğru gidiyor Kırıkkale.
Yapılması gereken nedir peki?
Çok zor değil.
-Doğru, dürüst ve samimi siyasetçiyi seçmeli hepsinden önce.
-Bilgisiz öğretmene,
-Hırsız bankacıya,
-Beceriksiz avukata
-Yetersiz doktora, sarhoş şoföre, lakayıt yöneticiye yetki verilmemeli.
Borcunu ödemeyen adaya güvenmemeli.
Çimentodan çalan müteahhide iş vermemeli.
Önce içimizde temizlik yapmalı.
İçimizdeki temizlik ile topluma örnek olunmalı.
Çünkü, bu şehrin gerçekten dürüst başkana, liyakatli örnek yöneticilere ihtiyacı var.
Ancak o zaman Kırıkkale yaşanacak bir şehir olacaktır.