Dakikalar, saatler ilerliyor, çelişkili haberler geliyor, kazanın yeri tespit dahi edilemiyordu. Helikopterde bulunan İHA Muhabirinin, acil servisle telefon görüşmesi televizyonlarda gösteriliyordu... İki gün sonra helikopter enkazına köylüler ulaşıyordu…
Muhsin başkan ve yanındakiler Hakkın Rahmetine kavuşmuşlardı. Muhsin YAZICIOĞLU’ na yıllar var ki hep sempatiyle bakmışızdır. Arkadaşlarımızla yaptığımız siyasi yorumlarda çok zor olduğunu bilsek de MHP’ nin başına, Muhsin Başkan geçebilse baraj sorununun hiçbir zaman olmayacağını, hatta iktidara alternatif olabileceğini konuşurduk. Çünkü halkın gönlüne girebilmiş, her söylediği söze inanılacak derecede halka güven vermiş, mili ve manevi değerlere her zaman sahip çıkmış, içimizden birisi, bizlerin başkanı, abisiydi o…
İnanıyorum ki, hayatını adadığı milleti tarafından hemen her kesimce sevilip, saygı duyulmuştu. Hiç bir lider onun kadar her kesim tarafından sevilip saygı duyulmamıştı…
Hatırlıyorum, Hoca Efendiden herkesin kaçtığı, lehte bir çift söz dahi edemediği, bir çok kimsenin vefasızlık örneği gösterdiği karanlık günlerde bu yiğit adam ekranlara çıkıyor bir dakika diyerek, Hoca efendiyi aslanlar gibi savunuyordu. Siyasi hayatta partisinin oy oranı düşüktü ama oy oranının çok üzerinde söz sahibiydi. Oy oranın çok üstünde sevgi, saygı duyulan bir Liderdi. Zor zamanlarda yaptığı cesur çıkışlarla olayların yönünü değiştirebilen bir gücü vardı. Onun en önemli özelliği karanlık günlerde, ülkemize korku salındığı günlerde dahi dimdik duruşuydu, hatırlıyorum, darbelerin yoğun tartışıldığı günlerde bir dakika ‘’Milletime doğrultulmuş namluya selam durmam’’ diyordu.
Yıllar önce Manisa da görev yaparken, Kültür merkezinde İl kongresine gitmiştim onu görebilmek için. Bir kaç yıl önce Ankara’da yapılan büyük kongresine sendikacı arkadaşlarla beraber gitmiştik. Kongrede konuşma sonrasında yanına giderek elini öpmeyi arzu etmiş ama nasip olmamıştı elini öpmek… Ne kadarda çok severdik mahallemizin, yiğit oğlanını, yakışıklı oğlanını, kızımızı bir türlü veremediğimiz Ülkücü camianın Muhsin Başkanını… Bir röportajında kendiside ifade ediyordu; ‘’ ben bizim mahallenin yakışıklı oğlanıyım ama kimse kızını bize vermeye yanaşmıyor ‘’diyerek sözü bizim mahallede beni çok severler, sayarlar lakin oylarını vermiyorlar demeye getiriyordu.
Hakkın rahmetine kavuşmadan bir hafta önceki konuşmasında şöyle sesleniyordu; ‘’Şimdi bakın yoldan geldik, yola gideceğiz. Hiç birimizin garantisi yok. Şurada ayakta duranın da, oturanın da garantisi yok. Yani, ruh bir saniyeliktir. Küf dedi mi gitti. Bunun da nerede geleceği, nasıl geleceği, ne şekilde yakalayacağı belli değil. Bir saniyenize bile hakim değilsiniz. Bir saniyesine bile hâkim olamadığınız, hükmedemediğiniz bir hayat için, bir dünya için, bu kadar fırıldak olmanın anlamı yoktur. Düz yaşayacağız, düz duracağız, düz yürüyeceğiz. Dik duracağız, doğru gideceğiz. Allah’ın izniyle hayatım boyunca hep böyle gittim. Allah’ın izniyle, olsak da milletle olacağız. Olmasak da, milletle olmayacağız. Yarın ahirette Allah, bize ‘Niye iktidar olmadın’ diye sormayacak. Sorsa da ‘vermediniz’’diyeceğiz
Vefa dendi mi, cefa dendi mi, çile dendi mi gelir hemen aklıma, dik duruşlu, sözünün eri dürüst, yiğit Anadolu Alpereni… Hep millete dayalı bir milliyetçiliği savundu, hep milletinden yana oldu. Milletine karşı merhametli, babacan, yardımsever, hoşgörülü… Milletin milli manevi değerleriyle uğraşanlara, Ülkemize bölmeye çalışanlara karşı, dikti, sertti, sözünü hiçbir zaman esirgemezdi.
Hâsılı adam gibi adamdı, günümüzde nadir bulunan siyasetçilerden bir tanesiydi.
Yıllar önce Mamak cezaevinde suçsuz yere 7,5 yıl yattı. Mamak cezaevinde yazmış olduğu ‘’Üşüyorum ‘’adlı şiirde yazdıklarını yıllar sonra yaşadı. Hepimiz şahidiz ki, İnançlıydı, mümindi, sözünün eriydi, hep ülkesi, milleti için yaşadı. Zor meşaggatli şartlar altında sen milletine karşı görevini ifa ettin.
Bizlerde inanıyoruz ki, sebep ne olursa olsun ölümlü sonlu dünyada yaşıyoruz… Ölmemeye çare yoktur. Ve gün gelecek, vakit dolacak sonsuzluğa, Yaratanımıza bizlerde ulaşacağız…
Benim çok sevdiğim, duygulanarak okuduğum ‘’ BİR YİĞİT VARDI’’ adlı şiiri Sizlerle paylaşmak isterim;
Bir yiğit vardı gömdüler şu karşı bayıra
Arkadan kefenini gömleğini soydular
Aman kalkar deyip üstüne taşlar koydular
Bir yiğit vardı gömdüler şu karşı bayıra
Yiğidim hele anlatıver olup biteni
Sen dertli vatan dertli oturup ağlayalım
Ağlayıp sinelerimizi dağlayalım
Yiğidim hele anlatıver olup biteni
Ses ver yiğidim ses ver yoksa beni duymuyormusun
Asırlar varki hep hayalinle oynaşıyorum
Kalkıp geleceğin ümidiyle yaşıyorum
Ses ver yiğidim ses ver yoksa beni duymuyormusun
Sırtımda ardan bir gömlek yılların vebali
Ümitle ışıldayan gönlüm seni bekliyor
Kah göklerde uçup kah yerlerde emekliyorum
Sırtımda ardan bir gömlek yılların vebali
Her tarafta harab eller baykuşlara bayram
Köprüler yıkılmış ve yollar yolcusuz
Gelip uğrayanı kalmamış çeşmeler susuz
Her tarafta harab eller baykuşlara bayram
İradelerde çatırtı ruhlarda müthiş şok
Tarihi yağmaladı bir düzine talihsiz
Değerler altüst oldu mukaddesat sahipsiz
İradelerde çatırtı ruhlarda müthiş şok
Tıpkı rüyalarda olduğu gibi diril gel
Beyaz atın üzerinde bir sabah erken
Gözlerim kapalı ruhumda seni süzerken
Tıpkı rüyalarda olduğu gibi diril gel…