Kırıkkale’de de şu anda bu yaşanıyor.
Kişi oylarından çok, gurup oyları önem kazanmaya başlıyor.
Gurup oylarını da kimlerin ne amaçla yönlendirdiği tartışma konusu.
Toplumsal bir amaç mı, kişisel veya gurupsal bir gaye mi?
Son birkaç gündür bu konu tartışılır durumda.
Böyle bir takım gelişmeler var.
Fakat, sonu umutla bitecek gelişmeler değil gibi görünüyor bunlar.
Neden?
Çünkü, genel anlamda ne yapıldığı, lokal anlamda nerede durulduğu çok önemli.
Böyle bir duruş açısı sergilenirse…
Bu duruş açısına bakarak, bir çok kişi taraf bir gözle bakmak zorunda kalacak bazı kesimlere ve guruplara.
Bazı guruplara müthiş sempati ile bakan kesimlerden sempati de kesilebilir.
Evet burası enteresan bir şehir.
Fakat enteresanlığın içine bir başka enteresanlık katmamak gerekir.
Ben bu son yaşanan durumu böyle değerlendiriyorum.
En nihayetinde algı biçimi “intikam” şeklinde de olabilir.
Zira, gidişat bunu gösteriyor bizlere.
Neyin intikamı?
Halledilemeyecek ne var?
Sen genel anlamda demokrasi duruşu sergile, lokal anlamda intikam izlenimi veren bir pozisyona gir.
Bu böyle olmaz, olamaz…
Buna bir anlam yüklenemez.
Kamuoyu bunu farklı farklı biçimlerde algılar.
Sempati yerini başka şeylere bırakabilir.
Bunu kaç gündür birilerine en samimi biçimde anlatmaya çalışıyorum.
En nihayetinde kim ne yaparsa yapsın.
Yaktıysanız gemileri diyecek bir şey yok.
Fakat, çözümsüz yollara girmenin de bir anlamı yok.
Kısa vadede kendi açınızdan çözüm gibi görünen şey, uzun vadede emin olun sorun olabilir.
Bunu garanti de ederim.
Size çözüm olan şey kamuoyuna çözüm mü buna bakmanız lazım.
Buna hiç baktınız mı veya bakıyor musunuz?
Bunun mütalaasını yaptınız mı, yapıyor musunuz?
Benim gibiler de buna bakıyor işte.
Amaç kamusal bir anlam taşıyorsa eyvallah.
Kişisel veya gurupsal bir pozisyon varsa bunu herkes gibi ben de tartışırım.
Hele hele bu amaç “intikam” izlenimi içeriyorsa, orada dururum.
Kamusal yarar ve duruş açısı çok önemli.
Buna lütfen herkes dikkat etsin…