Senin duruş açından bakıldığında başarı, eşe dosta rant sağlamak mıdır?
Oğlu kızı mısır işine sokup,
Kendi mısır üreticin borç batağı içinde yaşam mücadelesi verirken Amerikan köylüsünün ürettiği mısırdan KDV’yi falan kaldırıp cumhur başkanı çocukları dahil tüm mahdumları mısır tüccarı yapmak mıdır başarı?
Yada gemi sahibi?
Veya
Kuyumcu dükkanı işletmecisi!..
Yetmez ise,
Liman sahibi,
Daha da olmaz ise,
Futbol kulübü sahibi yapmak mıdır başarının ölçü birimi?
Söyle nedir?
Kişi başı milli hasıla on bin dolar diye açıklanır da ama bu paranın on kuruşunu görmeyenlerin çoğunlukta olduğu ülkemizde bir gecede iktidar gücü ile zengin olmak mıdır başarı?
Güçlünün yanında durmak,
Alkış tutmak,
Şak şakçılık yapıp,
Yalaka olmak mıdır başarı?
15 yıldır İskeçe’ye Yunan hükümetinden izin alıp bir temsilcilik dahi açamamışken 400-500 şubesi bulunan ulusal bir bankamızı Yunanlılara özelleştiriyoruz mantığı ile peşkeş çekmemidir başarı?
Yolsuzlukla,
Yoksullukla mücadele ediyoruz masalları ile insanlar avutulurken,
Her bir mahdumun babaları devlet katında imza sahibi olduktan sonra Arşimet’e rahmet okuturcasına zeka fışkırması yaşaması,
Her birinin holding sahibi,
Yada var olan bir holdingde Ceo olması,
Bizimle bağlantılı olmadığını söylediğin krizi ön görüp,
Memleketin diğer evlatları fabrikalarını kapatır işçilerini kapı önüne koyarken onların kar üstüne kar yapmalarımıdır başarı?
Din,
İman,
Allah,
Kitap,
Üzerine yeminler edip,
Onun üzerinden siyaset yapıp,
İnsanların birbirlerine yardım duygusunu sömürüp,
Ve
Analarının ak sütü gibi kazanıp biriktirdikleri paraları ellerinden alıp,
İş hanı,
Villalar,
Alışveriş merkezleri,
Oteller,
Sevgililere yazlık,
Otomobil vs,
Falan almakmıdır başarı?
Bir şeyde çok haklısın sevgili kadrolu yorumcum Abduş!..
Deniz Baykal senin baktığın pencereden bakıldığında son derece başarısız görünüyor.
Oğlunu kızını arkadaş bursu ile Amerikanyadalarda okutmadı.
Parasızlıktan arkadaş yardımları ile okuyan mahdumlarına gemicik almadı.
Onların,
Tüccar olmak yerine,
Devlet okullarında okumalarını sağlayarak bilim adamı olmalarının yolunu açtı.
Cumhur başkanının eşi bile türben konusunda ülkesini Avrupa İnsan Hakları mahkemesine şikayet ederken,
O,
Asla,
Ülkesinde yaşanan,
Olumlu olumsuz hiçbir şey için üçüncü şahısların kapısını aşındırmadı.
Her şeyden önemlisi,
Kimin elinin kimin neresinde, belli olmadığı günümüzde,
Ve
Tele vole kültürünün yerleştiği dimağlarda onun eşinin adını doğru dürüst bilen kimse olmadı,
Olamadı…
Gerçekten haklısın!..
Senin baktığın pencereden bakıldığında Deniz Baykal, kırk yıllık devlet hizmetinden sınıfta kalmış görünüyor.
Sevgili Abduşum!..
NOT: Sana çok şey öğrettiğimi sanıp sayın Coşaner’e anlatmıştım.
Ama o seni yine “dam” arkasında yakalamış…
Kızgınlığım şahsına! değil elbet, atalarımın bana öğrettiği, “ olurmu katrandan şeker, olsa bile şeker, cinsine tükürdüğüm cinsine çeker” deyişini unutup sana sayı saymayı belletmeye kalktığımdan kendimedir…