İnsan öylesine tedirgin olur ki, nerden nasıl başlayacağını bilemez.
Birine hatasını söylemek için düşünürüz.
Yine kırmamak ve incitmemek adına nerden başlayacağını bilemez insan.
Güzel, mutlu bir haber verecekken doğrudan söze girilir ama nedense doğru yolda olmadığı birine anlatılacakken nerden başlanacağına bir türlü karar verilemez.
CHP’nin önceki günkü mitingi hakkında bir şeyler dile getirmek isterken işte böylesi bir duyguya kapıldım ister istemez.
Ve…Elim çenemde bir süre düşündüm.
Konu CHP’nin mitingi.
Alınacak ve kırılacakların olması muhtemel.
Çünkü, şunun şurasında seçime 10 gün kaldı.
Önce…
-Ak Parti çıktı meydana
Ardından…
-MHP lideri geldi.
Önceki günde;
-CHP lideri doldurdu meydanları.
Tecrübeli bir siyasetçi için halkın önünde konuşmak kolay gerçi ama asıl zor o meydanı doldurmak.
Tayip Erdoğan’lı Ak Parti mitingi düşünülecek olursa sanıyorum bir görüş ayrılığına düşmeyiz.
Gerçekten Ak Parti mitingi meydanın doluluğu bakımından bir başkaydı.
Coşku ise insanın yüreğinden gelen bir heyecan.
O başka bir şey.
Kürsüde söylenen ve halkın alması gereken mesajlar konusunda da bir şey diyemeyiz.
Çünkü, herkes kendince alacağı mesajı aldı ve kafasına yazmıştır.
**
Bu anlamda MHP lideri Devlet Bahçeli’nin mitingini de izledi şehir halkı.
Katalım oranının düşüklüğü veya yüksekliği konusunda kötümser düşünceye sevk edecek bir durumun söz konusu olmadığı aşikar.
Sadece MHP’liler değil, diğer muhalif partilerin seçmenleri de aynı görüşü paylaşıyor olması tesadüften uzak bir kanaattir.
Dolayısıyla MHP mitinginden beklenen verim alınmış, verilmesi gereken mesajlar da yerine ulaşmıştır.
Mutlaka Ak Parti mitingi ile MHP mitinginin kıyaslaması yapılmıştır, eminim.
Ancak, kıyaslama yapılırken iktidar partisi ile muhalefet parti durumundaki MHP’nin Kırıkkale ve Türkiye genelindeki oy yüzdelerinin de göz önüne alınması gerektiğini hatırlatmaya gerek yoktur sanırım.
MHP mitingi işte bu bağlamda hatırı sayılır ve ciddi bir potansiyel şeklinde algılanmalıdır.
**
Gelelim Deniz Baykal’lı CHP mitingine.
Politika ile uğraşanların CHP’nin Kırıkkale’deki potansiyelini yakından bildiğine eminim.
Özellikle 2004 yerel seçimlerinde CHP’nin durumu belli.
Hatırlayın, en sonuncuydu.
Ak partiden kopup 1,5 oy yüzdesiyle Saadet Partisinden aday olan Ümit Yurtkuran dahi CHP’ye fark attı.
Teşkilat ile barışık olmayan, içten içe kaynayan bir CHP ile o gün meydanda CHP potansiyelinin Sahir Koçak ile yeniden dirilişine şahit olundu diyebiliriz.
Meydandaki o görüntü aslında “CHP toparlanmış kendine gelmiş” dedirtecek kadar dikkat çekici olmuştur.
Üstelik parti içi kavgalar ile para mevzusunun halen devam ediyor olmasına rağmen.
Kısaca CHP mitingi, sadece kendi konjektöründe değil diğer muhalifleri karşısında da önemli bir mesajın alınmasına vesile olmuştur.