Tam bir genel seçim havası var.
Ve söylemler de öyle tabii ki…
Üç lideri izledik.
Tayip Erdoğan, Devlet Bahçeli ve son olarak Deniz Baykal.
Üçü de genel söylemlerde bulundular.
CHP’nin mitingi benim tahmin ettiğim gibi oldu.
Bayraklarla meydanı donatma işi AK Parti’den de MHP’den de daha iyi idi.
Ancak kalabalık, iki partiden de daha azdı.
Coşku ise tıpkı bayraklarda olduğu gibi ikisinden de fazlaydı.
Az kalabalık, fazla bayrak ve coşku ile tamamlanıyor anlaşılan.
CHP için yeterli ve iyi bir mitingdi diyebilirim.
Açık söyleyeyim, genel siyaset yaptıkları için liderleri bu konuda eleştiriyorum.
Deniz Baykal’ı da bu anlamda eleştirdiğimi belirtmeliyim.
Lider ve genel siyaset yapacaksak, Tayip Erdoğan’a olan ilgiyi kimse inkar etmiyor.
O zaman, Erdoğan’ın adayı rakiplerine karşı 1-0 önde sayılmaz mı.
Bunu çok yanlış buluyorum, en başta söyledim, genel kanaat de bu yönde…
Fakat bu politika seçim boyunca değiştirilmeden uygulandı.
Neyse biz dönelim CHP mitingine…
Sahir Koçak, Kırıkkale’deki rakipleri içinde en hatip olanı diyebiliriz.
Zaten CHP’liler, daha doğrusu soy görüşe mensup olanlar konuşma, söylem ve atışma dalında rakiplerine fark atarlar.
Koçak’ta öyle idi meydandaki mitingde.
Yalnız miting çok geç başladı.
Verilen saat belli idi ve herkes geldi.
Ama mitingin başlama saati uzadıkça uzadı.
Bu çok tepki çekti bunu belirteyim.
Koçak dikkat çekici bir konuşma yaptı fakat, tıpkı Baykal gibi o da bir hata yaptı.
Veli Korkmaz’a “Çık karşıma TV’de kapışalım” dedi.
Bunu yapmayacaktı.
Deniz Baykal’ın minyatürü görüntüsüne gerek yok.
Böyle şeylere gerek yok zaten.
Tartışma yerine sen bize şehir adına ne yapacaksın onları anlat.
Biz bunu istiyoruz, tartışma değil.
Başlıkta gördüğünüz gibi, miting Baykal’ın mitingi oldu.
Ne yazık ki bütün mitingler öyle oluyor.
Biz yerel miting istiyoruz.
Her şeye rağmen, güzel mitingdi.
Bildik CHP mitingi idi.
Hatta genel seçim mitinginden daha coşkulu ve etkili bir mitingdi.
Tebrik ediyorum, Sahir Koçak ve Aliye Gündüz’ü…
Coşkulu bir miting yaptılar.