Bir dokununca bin ah işittim derler ya benimki de öyle oldu.
Meğer eğitimde ne kadar çok sıkıntı varmış.
Sadece eğitim seviyesi veya eğitimdeki başarısızlık ile öğrencinin meslek seçiminde rehberlik derslerinin güdüklüğü değilmiş sorunlar.
Okullarda eğitim gören öğrenciye nasıl bir ortamda eğitim verilip verilmediği de başlı başına bir sorunmuş.
Anlayacağınız okullarımızdaki temizlik konusu da irdelenmesi gereken hususlardan biri.
Örneğin okulların temizliği neredeyse Allaha emanet.
Yaptığı iş nedeniyle kadro karşılığı okullarda temizlik yapması gereken hizmetli personel yok denecek gibi.
Var olanlara ise iş yaptırmak neredeyse imkansız hale gelmiş.
Kimi okulda temizlik işini öğrenciler üstleniyor iken kimi okulda ise veliler üstleniyor.
Okullarda getir götür işlerine bakanlar sizce kim?
Onlarda öğrenci.
Yani eğitim almaya gelen öğrenci, hijyenik ortamdan uzak, tozun-kirin içinde.
Çocuklarını evde temizleyip, karınlarını doyurup okula gönderen aile esasen okulların kirli-tozlu ortamına elleriyle teslim ediyor.
Sonrada kalkıp başarıdan söz ediliyor haliyle.
Sormak gerekiyor.
Rehberlik eğitimden bihaber, Üniversiteye girebilmek için yeterli öğretimden yoksun, temiz bir ortamın sağlanamadığı okullarda eğitim görmek zorunda bırakılan öğrenciden ne bekleyebiliriz?
Peki tüm bunlara karşı kayıtsız kalan idari anlayışa ne demeli?
Anlaşıldığı üzere eğitim durumumuz gerçekten vahim.
İçler acısı bir haldeyiz anlayacağınız.
Siz bakmayın kravat düzeltip şov yapanlara.
Eğitim seviyemiz her geçen yıl yükseliyor diyenlere de aldırmayın.
Çünkü, dışı sizi içi bizi yakıyor.
Devlet bir çok hizmeti satın almak için yasal düzenlemeler yaptığı bir dönemde çocuklarımızın hijyenik ortamda ders yapabilmeleri için temizlik hizmetini satın almak gibi bir alternatifi düşünemeyen anlayış, Kırıkkale’deki eğitim seviyesini nasıl yükseltir, nasıl başarıya götürür varın siz düşünün.
Hepsinden önemlisi elindeki personeli çalıştırmaya gücü yetmeyen idari yapı, nasıl öğretmenini çalıştırıp kendisini yenilemeye yöneltir orası da tartışılır.
Netice itibarıyla şehrin eğitim yapısında sorunlar çığ gibi.
Kimse üzerine alınıp sorumluluğu üstlenmiyor adeta.
Bir çekingenlik bir kabullenmişlik almış başını gidiyor.
Oysa biz gelecek nesillerimizin daha temiz ortamlarda ve daha bilgili yetişmesini istiyoruz.
Atatürk’ün “Mualimler! Yeni nesli, Cumhuriyetin fedakâr öğretmenleri ve eğiticileri, sizler yetiştireceksiniz. Ve yeni nesil sizin eseriniz olacaktır.” Şeklindeki ifadesini hatırlatarak anlamını bulmasını istiyoruz.